Doğum Tarihi: 1976
Doğum Yeri: Stevenage
Christie Watson kimdir?
Christie Watson Uzaktaki Küçük GÜneş Kuşları kitabı 2011 Costa kitap ödüllerinde Costa First Novel ödülünü kazanan İngiliz yazardır.
Stevenage'de doğdu.East Anglia Üniversitesinde Yaratıcı yazarlık bölümünden 2009'da mezun oldu.
--reklam--
Christie Watson Kitapları - Eserleri
- Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları
- Nezaket Dili
- The Language of Kindness
--reklam--
Christie Watson Alıntıları - Sözleri
- Asıl toplum, ruh sağlığı bozuk olan hastalara karşı tehlike oluşturuyor. Tersi doğru değil. (The Language of Kindness)
- "Nezaket sağırların duyabildiği, körlerin de görebildiği dildir." (Nezaket Dili)
- Hemşirelik akışkanlık ve uyum gerektirir; konuya aşina olmasanız bile, hastaların ve iş arkadaşlarınızın ihtiyaç duydukları alanda enerjinizi onlara iletebilmeniz önemlidir. (The Language of Kindness)
- İlaç firması temsilcileri nihayetinde satışçıdır. Eskiden hastanedeki varlıkları hep heyrcan yaratırdı. Onları tespit etmek kolaydır; eczacılar gibi onlar da doktorlardan daha iyi giyinirler. Tasarımcı elinden çıkmış gibi görünen bir üniformayla araba satışçısı tavırlarına ek olarak meşgul bir doktorun (ve doktor sekreterinin) dikkatini çekme yeteneği, tıp okuluna girmeye yetecek puanı alamamış yirmili otuzlu yaşlarındaki mezunlardan ibaret iyi görünümlü gizli bir ordunun düzenli olarak hastaneleri ziyaret etmesi demektir. (Nezaket Dili)
- Ruh sağlığı hemşiresi, umutsuz bir penceredeki düş kapanıdır. (The Language of Kindness)
- Ömür boyu evli kalan çiftlerde içlerinden biri öldüğünde sıklıkla diğeri de eşinin ardından ölür. Ölüm sebebi formlarına "kalp kırıklığı" yazamayız elbette ama ben sebebin bu olduğuna inanıyorum. (The Language of Kindness)
- “Bir insan, onu çevreleyen diğer insanların parçası olur.” (Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları)
- Anoreksiya genellikle kızları etkiler ancak son üç senedir yeme bozukluğu olan erkeklerin sayısı yüzde yirmi artmış ki bu oran kızlardaki artış oranının iki katı. Genç olmak için nasıl zamanlar böyle! Müthiş bir baskı var üstlerinde. (The Language of Kindness)
- "Neden kızgın hissettiğini anlıyorum. Ama bu çok karışık bir durum. Eğer problem ölüm riski taşıyorsa ve çocuk doğurmaya engel oluyorsa bu kötü bir şeydir. Ama bazen kızlar sünnet edilmezse doğacak problemler daha kötü olabilir. Kızlar ve aileleri köyden atılabilir. Bunu daha önce gördüm. Evlenemezler. Açlıktan ölmeye terk edilirler." "Neden kızları dışarı atıyorlar?" "Bu çok karışık," diye tekrar etti büyükannem. "Bu yüzden sen de kendi seçimini kendi sebeplerin doğrultusunda yapmalısın. Bu iş böyle." "Ben asla bir kızı sünnet etmem," dedim. "Bazen yanlış bir şey olduğunu düşünsen bile, o şeyin yapılması gerekir. Benim tarafımdan atılmış bir çizik, başka bir ebenin kasaplığından daha iyidir. Bazı şeylerin olmasına engel olamazsın." (Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları)
- "Hayat hem kendini geliştirmek hem de kendini aşmaktır. Eğer bir şey sürekli aynı durumda kalıyorsa o zaman yaşamak sadece ölmemektir." Simone de Beauvoir (Nezaket Dili)
- Bakıcılık işime rağmen beni hâlâ kimseyi sallamayan asi bir ergen olarak görüyorlardı. Beni iyiliğe adanmış biri olarak hayal bile edemiyorlardı. (The Language of Kindness)
- Doktorlar ve hemşireler nasıl olup da acil serviste çalışmaya başlarlar bilmem ama genelde adrenalin bağımlısı oluyorlar. Fit, korkusuz ve pratik zekalıdırlar; hızlı düşünüp hemen tepki verirler. (The Language of Kindness)
- "Böyle konuşma. Küçük kulaklar bile seni duyabilirler. Bu oğullar senden ayrılan ruhun parçaları. Şimdi üçe bölünmüş oldun Celestine. Eğer onları kırarsan kendini de kırmış olursun. Ruhun bölündü. O yüzden çocuk doğurmak bu kadar acı verir." (Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları)
- Nezaket, empati, merhamet sağlamak ve haysiyeti korumak. Bunlar bir hemşireyi iyi yapan özellikler. (Nezaket Dili)
- "Hemşirelik insanlar için normalde yapacakları şeyleri yapacak güçleri yokken, bunları güçleri olana kadar onlar için yapmak anlamına gelir." (Nezaket Dili)
- Bozuk motorların içine çiçekler dikilmişti. En çirkin yerde bile, güzellik büyümenin bir yolunu buluyordu.. (Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları)
- "Önemli olan tek şey sevgi.Burada sizden ve benden bahsediyorum:karınızla,kocanızla,sevgilinizle,oğlunuzla ve kızınızla paylaştığınız sevgi ve sonra belki de hepsinden daha değerli olanı,torununuzla paylaştığınız sevgi.Çok derin bir sevgiden bahsediyorum , öyle ki onu savunmak için hayatınızdan vazgeçersiniz.Bu öyle yüce bir sevgidir ki inanmaya yetecek kadar görürsünüz cenneti.Belki bazılarınız zaten görmüşsünüzdür.Belki bazılarınız benim kadar şanslısınızdır.Bütün söyleyeceklerim bunlardan ibaret.Sevin.En nihayetinde aslolan tek şey bu.Birbirimizi sevmek." (Nezaket Dili)
- Hemşirelik her gün ruhundan bir parça söküp götüren bir meslek. En zayıf anlarında insanların bakımını üstlenmek için gereken duygusal enerji sınırsız değil, öyle günler oldu ki, çoğu hemşire gibi ben de kendimi tükenmiş ve artık daha fazlasını verecek kapasitem kalmamış gibi hissettim. (The Language of Kindness)
- Sevin. En nihayetinde aslolan tek şey bu. Birbirimizi sevmek. (Nezaket Dili)
- Zihinsel Kapasite Kanunu ve Ruh Sağlığı Yasası ile hemşirelere bekçilik görevi yüklenmesi korkunç bir fikirdir. Zihinsel Kapasite Kanunu'nun beş ilkesi, hüküm verilmeden önce hemşirenin kararın hastanın hak ve özgürlüklüklerinin kısıtlanmasını en aza indirecek şekilde verilip verilmediği göz önünde bulundurması gerektiğini kabul eder. (The Language of Kindness)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin