Doğum Tarihi: 31 Mart 1948
Doğum Yeri: Barselona, İspanya
Enrique Vila-Matas kimdir?
Enrique Vila-Matas, 1948’de Barcelona’da doğdu. Hukuk ve gazetecilik okudu. Film eleştirileri yazıp kısa filmler çektikten sonra 1973’te ilk romanını yayımladı. Paris’te kiraladığı ve -daha önce Margarite Duras’nın da yaşadığı- bir çatı katında geçirdiği iki yıl boyunca ikinci romanını yazdıktan sonra kendisini tümüyle edebiyata verdi. Roman, öykü ve edebiyat yazıları gibi farklı türlerde yirmi kitabı yayımlandı. 2002’de yayımlanan romanı El mal de Montano (Montano Hastalığı) Premio Herralde de Novela, the Prix Médicis Etranger ve Premio Internazionale Ennio Flaiano ödüllerine layık görüldü ve on bir dile çevrildi. Yazarın son romanı Mac y su contratiempo (2017), Jaguar Kitap’ın yayın programında yer almaktadır.
--reklam--
Enrique Vila-Matas Kitapları - Eserleri
- Bartleby ve Şürekâsı
- Montano Hastalığı
- Kassel'de Mantık Aramak
- Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi
- Dublinesk
--reklam--
Enrique Vila-Matas Alıntıları - Sözleri
- Doğmak, ölmeye başlamak demektir. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
- . Önüne çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak... ... (Dublinesk)
- “Hoşça kalın iyilikler; hoşça kalın şakalar; hoşça kalın neşeli dostlar; artık ölüyorum ve sizi öbür yaşamda mutlu görmeyi diliyorum.” (Bartleby ve Şürekâsı)
- . Yoluna çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak. ... (Dublinesk)
- ...Bartleby'leri hepimiz tanırız, derin 1dünya inkârinda yaşayan insanlardır. İsimlerini Kâtip Bartleby'den alırlar... (Bartleby ve Şürekâsı)
- Sabahın kör vakti terk edilmiş sokaklara baktım. Bazı memleketlilerimin o pek aklıselim, kendinden menkul konuşmalarının bile tam olarak doğruyu yansıtmadığını geçirdim içimden. Ağızları iyi laf yapardı ve bazen bu konuşmalarıyla göz boyayıp birilerini büyülerlerdi. Ama kadercilikten haz aldıkları göz ardı edilemeyecek bir gerçekti, çünkü bu konuşanların kimileri Allah vergisi yaratıcılıktan mahrum olduğundan başka seslere ve yeri gelmişken bütünüyle kültüre karşı öfke kusuyordu. Sonunda aklıselimin onları basmakalıp fikirlere götürdüğünü düşündüm. Kimilerine bakılırsa sanatın durgun bir zamanına denk gelmiştik ve altmışlardan beri yeni fikirlere rastlanmıyordu. Başkalarına da sorarsan seksenlerden sonra roman filan da yoktu. Ama altmışlı yıllarda köktenci biçimde bozgunculuk yapan bu kaderciler yeni fikirleri olan herhangi birinin bir şeyler yapmasına köstek olmaya adamışlardı hayatlarını. (Kassel'de Mantık Aramak)
- ..."Konuşmak, var olan saçmalıklara katılmaktır."... (Bartleby ve Şürekâsı)
- Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır. (Montano Hastalığı)
- Yazmak esasında uzun bir intikamın hikâyesi, yaşandığı anda hayata geçirilememiş şeyi uzun soluklu bir biçimde yazıya dökme meselesiydi. (Kassel'de Mantık Aramak)
- Hayatın anlamını bilmediğim zamanlar yazardım; şimdiyse biliyorum ama yazacak bir şeyim kalmadı.. "Oscar Wilde" (Bartleby ve Şürekâsı)
- “Kesinlikle hiçbir şey yapmamak, bu dünyanın en zor şeyidir, en zor ve en entelektüel olanı.” (Bartleby ve Şürekâsı)
- . 'Aşk böyledir', diye ekliyor Javier. 'Hiçbir şey tutku kadar mantıksız değildir, inan bana'. ... (Dublinesk)
- "Kusursuz bir gün bugün / hızla balkona koşmak için / müthiş bir atlayış yapmak için boşluğa / bu kömür evi parçalamak için / o ev ki Provenza Sokağı'nda/ atlamak için boşluğa / kendimi altıncı kattan aşağı savurmak için / kayıtsızlığıyla bir ev hanımının / bir kova kirli suyu aşağı döken / kirli suyu aşağı döken." (Montano Hastalığı)
- "Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır." (Montano Hastalığı)
- İnsanın bir kitaba girebilmesini sağlayan, kitabın içinde bir dünya olmasıdır. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
- . Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek. ... (Dublinesk)
- . Yoğun bir mavinin tuhaf denizi, aşk gibi tehlikeli... ... (Dublinesk)
- Bir keresinde kimden duymuşsam, gerçek hayatın yaşadığımız değil de hayalimizde uydurduğumuz hayat olduğunu duymuştum. (Kassel'de Mantık Aramak)
- . Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek. ... (Dublinesk)
- ...Albert Camus'yü hatırladım: "Asi insan kimdir? Hayir diyendir." (Bartleby ve Şürekâsı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin