Doğum Tarihi: 12 Nisan 1971
Doğum Yeri: Kastamonu, Türkiye
Erdal Arslan kimdir?
1971 Kastamonu- Azdavay doğumlu olan Erdal Arslan, Tarih bölümü mezunudur ve halen Yakın Tarih alanında Yüksek Lisans eğitimini yapmaktadır.
İlk yazıları lise yıllarında ulusal gazetelerin okur köşelerinde yer bulan Arslan, 1999 yılından itibaren Kastamonu yerel gazetelerinde köşe yazarlığına adım attı ve halen Kastamonu Nasrullah Gazetesi’nde yazmaktadır. Kastamonu’da birçok sivil toplum örgütünde kurucu başkan, başkan ve yönetim kurulu üyeliği yapan yazar halen Birlik Vakfı Kastamonu Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi, Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti üyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.
Özellikle Kastamonu tarihi, Mehmet Akif ve Vakıf Medeniyeti alanlarında Kastamonu, Ankara ve İstanbul’da okullar ve STK’larda yüzlerce konferans veren Erdal Arslan, Kastamonu’da açılan ilk Yazarlık Atölyesi’nin de öncüsü ve eğitmenidir.
İlk kitabı 2004 yılında yayımlanan yazar, birçoğu Kastamonu özelinde yirmi kadar kitaba imza attı. 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu organizasyonu kapsamında Kastamonu Hikayeleri ve Mehmet Akif’in Kastamonu Günleri adlı eserleri prestij yayınlar arasına seçilerek özel baskı yapıldı. Bazı kitapları şunlardır:
Zalifre (Tarihi Roman), 2006
Kastamonu Hikayeleri (Tarihi Hikaye), 2006, 2009, 2018 yıllarında 3 baskı.
Manifesto : Mehmet Akif’in Kastamonu’da Milli Mücadele Çalışmaları (Tarihi Araştırma), 2012, 2018 yıllarında 2 baskı.
Baltacı (Tarihi Roman), 2018
Kastamonu’da İlginç Vakıflar (Çocuk Hikayesi), 2018
Pir Dede (Çocuk Hikayesi), 2016
Kerpiçten Cami Yakışmaz (Çocuk Hikayesi), 2017
--reklam--
Erdal Arslan Kitapları - Eserleri
- Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi
- Kastamonu Hikayeleri
- Korkma
- Zalifre
- Baltacı
- Mehmet Akif'in Kastamonu Günleri
--reklam--
Erdal Arslan Alıntıları - Sözleri
- "Sizin Varlığınız Bize Çok Büyük Güç Verecek." Akif Ankara'ya Ulaştığında Mustafa Kemal'in İlk Sözleri 24 Nisan 1920 (Korkma)
- Hayat... Tezatların tarlasıdır... Dost bildiğinin düşman olması... Düşman sandığının dost eli uzatması... Kazandığında kaybetmek, kaybettiğinde kazanmaktır... (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- Cihanın en maruf şiirleri halk hareketleri arasında doğmuş olan şiirlerdir (Korkma)
- Eş hele bir dağları örten karı Ot değil onlar, dedenin saçları (Korkma)
- Dünyaya “merhaba” dediği an; kum saatini çalıştırır insan... (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- Kınayan kınadığını yaşamadan ölmez, bilmez misin? Şimdi kınadığın alemdesin, görmez misin? Bir Gün Anlarsın Bir gün anlarsın azizim... Ya gidince, Ya bitince... Yani ‘’ iyilerden bilirdik’’ Yalanını söyleyince! Sır Satır aralarında gizlenir... Gidişlerin en sessizi... Gün gelir izlenir... Takip eder bu ses sizi... (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- ...Tolstoy ürkmesine rağmen hamleye aynı hamleyle karşılık vererek muhatabını ölçmek istedi; "Öyle diyorsunuz ama İstanbul zaten Hristiyanlığın yoğurduğu, inşa ettiği bir şehir! Bahsettiğiniz yüzlerce kilisenin birçoğu Bizanslılar döneminde yapılmadır! Bir de bizim için kutsal olan Ayasofya'yı camiye çevirdiniz! Bu bütün Hristiyan alemini derinden yaralamıştır!" Baltacı Mehmet Paşa'nın kızmasını bekliyordu Tolstoy! Ne var ki tam tersi oldu . Baltacı Mehmet Paşa'nın dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi. Ayağa kalkarak kılıcını çıkardı! Tolstoy'un yüzü bembeyaz kesilmişti Baltacı Mehmet Paşa'nın eline kılıcı almasıyla. "Bu kılıç var ya elçi? İşte o Ayasofya bu kılıcın hakkıdır! Avrupa devletlerinin ve senin Çarı'nın yaptığını biz hiçbir zaman yapmadık! Cenk meydanında kelle uçuran kılıçlarımız fethettiği memleketlerde adalete hizmet etti. Hristiyan dünyası gibi girdiğimiz memleketlerde kadınların, kızların namusuna tasallut etmedik, gariban halkın canına kıymadık, milletleri, toplumları köleleştirmedik! İngiltere, Fransa, Almanya ve Portekiz ile birlikte senin Çarın Petro'nun da uzak memleketlerdeki sömürge vahşetinin içine girdiğini bilmediğimizi mi sanırsınız?"... (Baltacı)
- Ömürleri boyunca birbirini hiç görmeyen bu iki insan da kendi ülkeleri için mücadele etmiş fedakarlıkta bulunmuş ve ülkelerine hizmet sevdasıyla yaşamışlardır. Rusya devleti Katarina’sını saygıyla anarken Türk insanı Baltacı Mehmet Paşa’sını uçkur düşkünü ilan ederek asırlardır kemiklerini sızlatmaya devam etmektedir. (Baltacı)
- " Olmak için ölmek gerek... " (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- İnsanlık âlemi her türlü insanî duygulardan sıyrılarak yırtıcı hayvanlar derecesine indi. (Korkma)
- ''Ey cemaat-i Müslimin! Milletler topla, tüfekle, zırhlıyla,ordularla,tayyarelerle yıkılmıyor,yıkılmaz; milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek herkes kendi başının derdine,kendi havasına,kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır.'' (Korkma)
- Akif elindeki çakıyka duvarı kazıyordu (Korkma)
- " Ve bir kez eksildin mi... Bir daha tamam olamazsın! " (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- Gözyaşına veda et Ey güzel Anadolu Hakkını korur elbet Türk'ün bükülmez kolu Hak yolunda kan olur Dünyalara taşarız Ya şerefle vurulur Ya efendi yaşarız (Korkma)
- Kimsenin kimseye emniyeti, itimadı kalmadı. (Korkma)
- Bir milletin Millî Marşı, o milletin bağrından ve o milletin en acılı, en karanlık, aydınlığa ramak kala anındaki duygularından doğardı (Korkma)
- İki gün iki gecede yaptığı şey yıllardır yüreğinde alev alev yanan istiklal sevdasını mısralara dökmek olmuştu. (Korkma)
- "Hayat ne garip; Koca kayalara takılır ayakta kalırsın, Bir çiçeğe takılır yıkılırsın..." (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
- " Kimisi yazdıkça susar, kimisi sustukça yazar!" (Hiç'inci Yokul Şahsın Hikayesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin