Doğum Tarihi: 1959
Doğum Yeri: Aksaray
Erhan Özer kimdir?
Şifa Sende kitabının yazarı Dr. Erhan Özer, kendi hayat hikâyesini de samimi bir anlatımla kendi kitabında “Hayat Hikayem “ başlığı altında ilk bölümde anlatmış. 1959 yılında Aksaray’da doğan Özer, halen tedavi uyguladığı hastalarında uyguladığı bütüncül tıp anlayışına, yaşamında kademe kademe yaşadıkları ile ulaşmış. Babası da doktor olduğu için hastalar ile pozitif iletişim kurmayı babasından öğrenmiş. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirmesinden sonra bazı hastaların kalan ömrü boyunca ilaçlarla yaşaması gerektiği fikrine alışamamış ve hem bu konuyu hem de sebebi bilinmeyen konuları sorgulamaya, araştırmaya başlamış. 1983’de mecburi hizmetini yaptığı Isparta-Senirkent-Esendere mevkiinde köy doktorluğunda önemli tecrübeler kazanmış. Daha sonra uzmanlığını anestezi alanında yapmış. O dönemlerde hedefini kronik ağrılar ve kronik hastalıklar olarak belirlemiş. En son olarak, halen uyguladığı üç alanda (duygu, düşünce, fiziksel beden) birlikte tedavi ile frekans tedavisi uygulamalarına geçmiş ve kalıcı iyileşmelerde çok olumlu adımlar atmış.
--reklam--
Erhan Özer Kitapları - Eserleri
- Şifa Sende
- Şifa Sende 2 - İçimizdeki Hekim
- Kendin Ol!
--reklam--
Erhan Özer Alıntıları - Sözleri
- " Yaradan mükemmeldir ama mükemmeliyetçi değildir...." (Şifa Sende)
- Egolar büyük, isterse sevgi veriyor, istemezse vermiyor, dolayısıyla insan hayal kırıklığına uğruyor, kaotik durumlar yaşıyor, kalbi kırılıyor. O zaman da kalbini kapatıyor, daha doğrusu o kalbi " tedbirli açma" yoluna gidiyor. (Şifa Sende)
- Yaşam sevincimizin azalması, hayata güvensizlikten kaynaklanır. Hayata güvensizlik ise kendimize olan güvensizliği yansıtır. Çünkü hayat bize yanlızca bir ayna işlevi görür. (Kendin Ol!)
- Hayatın temel taşı enerji ve enformasyondur. (Şifa Sende 2 - İçimizdeki Hekim)
- Genel düşüncenin aksine kemik erimesini önlemek için kullanılan kalsiyumun ana kaynağı süt ve süt ürünleri değildir. Sütün ham maddesi olan yeşilliktir ( ot vs. ) İnekler, koyunlar veya keçiler süt oluşumu için doğadaki otları kullanırlar. Biz insanlar ise hazırlanmış kalsiyum deposunu kullanmayı tercih ediyoruz. Tıpkı kalsiyum hapı almak gibi... Buraya kadar her şey kulağa hoş gelse de, birçok insanın hayvansal sütlere karşı intoleransı vardır. Bu gibi hallerde alınan süt sindirilemediğinden vücudumuz tarafından kullanılamaz. Problem burada! Alınan süt ürünlerinin asidik olması ve vücudumuz tarafından intolerans nedeniyle kullanılamaması sonucu tamponlama devreye girer. Oluşan asidin nötralizasyonu için bu sefer -kendi kalsiyum depolarımız- kullanılır. Bu durumda süt tüketimine bağlı kemik erimesi gelişmiş olur. (Şifa Sende)
- Beyin , sinir sistemi ve göz dışında tüm organlar programlı , zamanlı şekilde yenilenir . . . . (Kendin Ol!)
- Kendimizi sevgiye kapattıkça evrensel bütünlükten koparız. (Şifa Sende)
- Kendin olmak istedigin kisi ol baskasinin gormek istedigi kişi değil. (Kendin Ol!)
- Tartışmanın yaşandığı bir ortamda beklemiş sürahideki suyu içmeyin, içirmeyin. Su kayıt cihazı gibidir, her türlü frekansı kaydeder. . . . (Kendin Ol!)
- "Tek çareniz ona buna değil, evrene güvenmek..." (Şifa Sende)
- Birincil elektronmanyatik alanımızın rezonansa girdiği renk kırmızıdır. Kubullenememe ve güvenememe gibi sorunlar olduğunda kırmızı renge ihtiyacımız daha da artar. Ya da kendimizi gizlemek için siyahı tercih ederiz. Hatta siyah olan her şeye bayılırız. Tüm kiyafetlerimiz siyah olmuş, farkına varmayız. (Şifa Sende)
- Ancak insan dediğimizde beş dakika düşünmemiz gerekir. Tarih insanların yaptığı vahşetlerle dolu. Kendi olmayıp sevgi enerjisini dışarıdan temin etmek zorunda kalan ve bunun için karşısındaki insanın zaaflarını kullanan bir insana nasıl güvenebilirsin? Şu anda yaşadığımız global krizlerin, doğa kirliliğinin, hayvan katilinin kaynağı insanlar değil mi? (Kendin Ol!)
- Öğrenim sırasında çektiğimiz acılar ve sıkıntılar sadece yol gösterici , ceza değil. (Kendin Ol!)
- Değişimden korkmamamız gerekir bu dünyadan farkındalık dışında götürebileceğimiz hiçbir şey yok (Kendin Ol!)
- Kaktüs bitkisinin aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortama, susuzluğa dayanıklı olması ve zor koşullara rağmen senede bir gün muhteşem bir çiçek açmasıydı onu, ilginç, değerli ve özel kılan. (Şifa Sende)
- "Gemi limanda kalamaz, açık denize yelken açmak gerekiyor..." (Şifa Sende)
- Her şey bir titreşimden ibaret ve en yüksek frekans SEVGİDİR... (Şifa Sende 2 - İçimizdeki Hekim)
- Ruh olmadan beden faaliyet gösteremez. Ruh hiçbir zaman ölmez sadece ruhsal dünyaya geçiş gerçekleşir .Bu nedenle ölüm gerçeği sadece fiziksel beden tarafındadır. RUH BEDENİ DEĞİL , BEDEN RUHU TERK EDER. . . . (Kendin Ol!)
- "Ve herkes hak ettiği hayatı yaşıyor...." (Şifa Sende)
- Beynimizle sürekli evrensel bağlantıda olan tüm sistem, yoğun enerji kayıplarına neden olabilecek ruhsal, zihinsel veya bedesel çözümsüzlüklere karşı, enerji kaybını önlemek için regülasyon blokajları oluşturur. Bedensel blokajlar Zihinsel blokajlar Ruhsal blokajlar Hastalıkları kaynağı hangi alandan geliyorsa, o alandaki regülasyon blokajları tedavi edilmeli. Fiziksel bedenimizle ilgili bir ağrı hatalığın ana nedeni zihinsel veya ruhsal regülasyon blokajlarından kaynaklanabilir. Aynı şekilde zihinsel bir problemin kaynağı da ruhsal veya bedensel blokajlardan oluşabilir. Bazen üç alanda birden blokaj vardır. **Regülasyon blokajı, vücudun kendini yaşatmak ve kurtarmak için kullandığı bir sigorta sistemidir. (Şifa Sende)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin