Şair ve Şiî müfessir Eş-Şerif Er-Radi edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Eş-Şerif Er-Radi hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Eş-Şerif Er-Radi hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Eş-Şerif Er-Radi hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 970

Doğum Yeri: Bağdat

Ölüm Tarihi: 26 Haziran 1015

Ölüm Yeri: Bağdat

Eş-Şerif Er-Radi kimdir?

Ebü’l-Hasen Muhammed b. el-Hüseyn b. Mûsâ b. Muhammed eş-Şerîf er-Radî el-Mûsevî el-Alevî (ö. 406/1015) Şair ve Şiî müfessir. 359’da (970) Bağdat’ta ilimle meşgul olan bir aile içinde doğdu. Baba tarafından soyunun yedinci imam Mûsâ el-Kâzım yoluyla Hz. Hüseyin’e, annesi Fâtıma bint Hüseyinyoluyla Hz. Hasan’a dayandığı kabul edildiğinden kendisine “Zü’l-hasebeyn” denmiştir. İmâmiyye âlimi Şeyh Müfîd’den İmâmiyye fıkhı ve Şiî kelâmı, Ebû Saîd es-Sîrâfî’den (veya oğlu İbnü’s-Sîrâfî Yûsuf b. Hasan’dan) nahiv okudu. Ağabeyi Şerîf el-Murtazâ’dan faydalandı. İbrâhim b. Ahmed et-Taberî’den ileri yaşlarda hıfzını tamamladı. Ebû Ali el-Fârisî, Rummânî ve İbn Cinnî’den Arapça dersleri aldı. Ebû Bekir Muhammed b. Mûsâ el-Hârizmî, Kadı Abdullah b. Muhammed el-Ekfânî’den Şâfiî, Hanefî ve Mâlikî fıkhını öğrendi. Kâdî Abdülcebbâr’dan Mu‘tezile kelâmı ve fıkıh usulü, Merzübânî ile Muhammed b. Muhammed İbnü’l-Cerrâr’dan ahbâr ve ensab dersleri aldı. Îsâ b. Ali İbnü’l-Cerrâh, Sehl b. Abdullah ed-Dîbâcî ve diğer bazı kimselerden hadis rivayet etti. Öğrencileri arasında onun yanında müslüman olan şair Mihyâr ed-Deylemî ile Ebû Ca‘fer et-Tûsî, Ahmed b. Ali b. Kudâme, Muhammed b. Muhammed el-Ukberî sayılabilir.

Şerîf er-Radî on yaşında iken babası Ebû Ahmed Hüseyin, Büveyhî Hükümdarı Adudüddevle tarafından tehlikeli görülen kişilerle birlikte Şîraz’a sürülüp bir kalede hapsedildi (369/979-80) ve hükümdarın vefatından (372/983) sonra serbest bırakıldı. Uzun süre halife olma idealiyle yaşayan Şerîf er-Radî bunu şiirlerine de yansıttı. Hilâfete götürecek yolda tanınmak için Abbâsî Halifesi Tâi‘-Lillâh ile dostluk kurdu ve onun hakkında yirmi üç methiye, ayrıca bir mersiye kaleme aldı. Kâdir-Billâh’la da ilgisini sürdürdü ve onun için iki kaside nazmetti. Başta Dîvân-ı İnşâ kâtibi Ebû İshak es-Sâbî olmak üzere Abbâsî vezir ve kâtipleriyle münasebet kurdu, onlara dair kasideler yazdı. 377’den (987-88) itibaren Büveyhî Hükümdarı Bahâüddevle ile yakın ilişki içine giren Radî, Büveyhî hükümdar, vezir, emîr ve kâtipleri için kaleme aldığı elli kadar kasidenin otuz dördünü Bahâüddevle’ye tahsis etti. Bu arada Şiî Hamdânîler’le de münasebetini sürdürdü. Ancak Adudüddevle’nin oğlu Bahâüddevle Radî’nin babasına ve daha sonra kendisine 397 (1007) yılında “Radî Zü’l-hasebeyn” unvanıyla Tâlibîler’in nakibliği, hac emirliği ve Dîvân-ı Mezâlim reisliği gibi görevleri vermesi, ayrıca “eş-Şerîfü’l-celîl, eş-Şerîfü’l-ecel, Radî, Zü’l-hasebeyn, Zü’l-menkabeteyn” unvanlarıyla anılması gibi gönül alıcı şeyler ondaki hilâfet arzusunun sönmesine sebep oldu ve Bahâüddevle’nin vefatıyla (403/1012) bu arzusu tamamen sona erdi. Radî hac maksadıyla gittiği Mekke ve Medine’den başka Medâin, Tâif, Kûfe, Necid ve Huneyn’e seyahatlerde bulundu. Dârü’l-ilm adıyla kurduğu medresedeki öğrencilerin ihtiyaçlarını karşıladı, aynı adla bir de kütüphane tesis etti. Son yılları hastalıktan dolayı sıkıntı içinde geçen Şerîf er-Radî 6 Muharrem 406’da (26 Haziran 1015) vefat etti ve Bağdat’ta Enbâriyyûn Mescidi civarındaki evine defnedildi. Daha sonra naaşının Kerbelâ’ya taşınarak Hz. Hüseyin şehitliğine gömüldüğü rivayet edilir.

İbn Cinnî’nin teşvikiyle ilk şiirini on yaşında iken yazan Radî sanatını menfaat sağlamak için kullanmamış, hediye kabul etmemiş, fakat hilâfet idealine erişmek amacıyla sanatından yararlanmakta sakınca görmemiştir. Tâlibîler’in ve hatta Kureyş’in en iyi şairi kabul edilen Şerîf er-Radî (Seâlibî, III, 131; Hatîb, II, 247) geleneksel kalıp ve temalara bağlı kalmış, daha çok medih, fahr, mersiye ve zamandan şikâyet temalarında eser vermiştir. Onun Hicaz’a giden kadınlara karşı platonik duygularını, Hicaz’daki kutsal mekânlara özlemini dile getirdiği, “Hicâziyyât” adı verilen gazel ve nesib türündeki kırk kasidesi özgün nitelikleriyle dikkat çekmiş, İbn Sinân el-Hafâcî ve İbn Hafâce’yi etkilemiştir.

Şerîf er-Radî’ye kadar Şiî tefsir geleneği rivayete dayalı iken Radî, İmâmiyye mezhebi içinde re’y ile tefsirin öncülerinden biri olmuştur. Belâgat ilmindeki mecaz ve istiare kavramlarına yakın şekilde âyet ve hadislerdeki mecazi anlatımlar hakkında Telhîsu’l-beyân ve el-Mecâzâtü’n-nebeviyye adlı eserleriyle ilk telif türünü ortaya koymuştur. İslâm tarihinde, öğrencilerin barınma ve öğrenim ihtiyaçlarının karşılandığı ilk tesisin Nizâmülmülk tarafından kurulduğu söylenirse de bu konuda Şerîf er-Radî’nin öncülüğü vardır (Waheed Akhtar, s. 134). Radî’nin hocaları arasında İmâmiyye dışındaki mezheplere mensup âlimlerin bulunması, Sâbiî dininden olan Ebû İshak es-Sâbî’in onun dostları arasında yer alması ve ölümünün ardından ona mersiye yazması onun diğer din ve mezhep mensuplarına karşı da hoşgörülü davrandığını göstermektedir.

--reklam--

Eş-Şerif Er-Radi Kitapları - Eserleri

  • Hz. Ali: Nehcü'l Belağa
  • Kur’an Mecazları
  • Hz.Ali Nehcü-l Belağa

--reklam--

Eş-Şerif Er-Radi Alıntıları - Sözleri

  • Ondan başqa hər görünən görünməməyi bacarmaz. Ondan başqa hər görünməyən görünməyi bacarmaz. Hz. Əli ( ə.s ) (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Ondan başqa hər görünən görünməməyi bacarmaz. Ondan başqa hər görünməyən görünməyi bacarmaz. Hz. Əli ( ə.s ) (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Bildiklerimizden yararlanmıyoruz ; bilmediklerimizi ise sormuyoruz. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Takvanın yükselttiği  kimseyi indirmeyin; dünyanın yükselttiği  kimseyi ise yükseltmeyin! (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Bildiklerimizden yararlanmıyoruz ; bilmediklerimizi ise sormuyoruz. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Kişi, dilinin altında gizlidir. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Söz'ün hayırlısı yararlı olandır. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Kişi, dilinin altında gizlidir. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Başkasının kulu olma. Allah seni hür olarak yaratmıştır. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Başkasının kulu olma. Allah seni hür olarak yaratmıştır. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Söz'ün hayırlısı yararlı olandır. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Sevincin, ahirete sunduğun şeyler için, hayıflanman geride bıraktıkların, endişen ise ölümden sonrası için olsun. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Dünya, kendisine yokluğun, sakinlerine de oradan çıkmanın takdir edildiği bir yurttur. Ondan yanınızdaki azığın en iyisiyle ayrılın. Dünyadan, ihtiyaçtan ve yetecek olandan fazlasını istemeyin. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Biliniz ki,  -Allah size merhamet etsin-  hakkı söyleyenin az, dilin doğruluktan bitkin, haktan ayrılmayanın zelil, hak ehlinin kendisini isyana verdiği, ikiyüzlülük üzere anlaştığı, gençlerinin azgın, yaşlılarının günahkâr, âlimlerinin münafık,  Kur'an okuyanların riyakâr olduğu bir zamandasınız. Küçükleri büyüklerine saygı göstermez; zenginleri fakirlerine yardım etmez. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Dünya, kendisine yokluğun, sakinlerine de oradan çıkmanın takdir edildiği bir yurttur. Ondan yanınızdaki azığın en iyisiyle ayrılın. Dünyadan, ihtiyaçtan ve yetecek olandan fazlasını istemeyin. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Biliniz ki,  -Allah size merhamet etsin-  hakkı söyleyenin az, dilin doğruluktan bitkin, haktan ayrılmayanın zelil, hak ehlinin kendisini isyana verdiği, ikiyüzlülük üzere anlaştığı, gençlerinin azgın, yaşlılarının günahkâr, âlimlerinin münafık,  Kur'an okuyanların riyakâr olduğu bir zamandasınız. Küçükleri büyüklerine saygı göstermez; zenginleri fakirlerine yardım etmez. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Takvanın yükselttiği  kimseyi indirmeyin; dünyanın yükselttiği  kimseyi ise yükseltmeyin! (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Dünyadan nail olduğun şeyler için çok sevinme; kaçırdığın şeyler için kederlenip üzülme! Endişen ölümden sonraki şeyler için olsun. (Hz.Ali Nehcü-l Belağa)
  • Dünyadan nail olduğun şeyler için çok sevinme; kaçırdığın şeyler için kederlenip üzülme! Endişen ölümden sonraki şeyler için olsun. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)
  • Sevincin, ahirete sunduğun şeyler için, hayıflanman geride bıraktıkların, endişen ise ölümden sonrası için olsun. (Hz. Ali: Nehcü'l Belağa)