Doğum Tarihi: 1955
Doğum Yeri: Tunceli
Fadıl Öztürk kimdir?
12 Eylül'de Dev-Yol Davasından yargılanıp müebbet hapis cezası aldı ve on yıl içeride kaldı. Edebi ve siyasi içerikli çalışmalarını sürdürmektedir. 8 Aralık 2004'de "Türkiye'deki Kürtlerin talepleri" başlığı altında Herald Turbine gazetesine ilan veren 198 kişi arasında yer aldı. 15 Eylül 2005'de bir sivil irade girişimi şeklinde kurulan Munzur Aydınlar Platformu'nun koordinasyon kurulu üyesidir. Aralık 2005'te 135 sanatçı ve kurum tarafından başlatılan Roj TV'ye destek kampanyası katılımcısıdır.
--reklam--
Fadıl Öztürk Kitapları - Eserleri
- Benden Adam Olmaz
- Esmer Bir Acı
- Saatli Muhalif Takvimi
--reklam--
Fadıl Öztürk Alıntıları - Sözleri
- bir ağaç gölgesini istemeden, kimse beni eşkiya saymadan, dağlara büyümesin diye çocuklar, kentler artık yağmurun gözleri olsun diye matmazel, bu akşam uykunuza düşebilir miyim... (Esmer Bir Acı)
- Gidersen caza sığınmış bir zenci, Esmer bir acı Kıtasını yitirmiş bir çığlık olurum. (Esmer Bir Acı)
- Boş bir araziye atılmış temel gibi,kahrından paslanmış demirler gibi başlamış da bitmemiş inşaatlarız sanki."yanlış giden bir şeyler var" (Saatli Muhalif Takvimi)
- Uzaklaşalım, suyu avuçla içtiğimiz yere kadar uzaklaşalım. Yıldızlarla konuştuğumuz gecelere varacak kadar,kimseye haber vermeden eskiye gidip yenilenelim. Orada her şey yapalım ama bir daha asla büyümeyelim. (Saatli Muhalif Takvimi)
- Önce kendimizden başlayıp düzeltmemiz gereken,birden fazla yanlış giden bir şeyler var (Saatli Muhalif Takvimi)
- Bir pazen entaridir, sevgilinin bedenine sıkıca sarılmış iki koldur. Yaz gelse de üstündeki çiçekleri solmayan bir bahardır iyi şeyler. İçinde çocuk cıvıltılarının hiç eksik olmadığı,sadece sizin için yapılmış bir eviniz sanırsınız iyi şeyleri. Bir tarafında vapurların, diğer tarafında trenlerin yolcu indirip bindirdikleri peronlara benzerler,kimsenin yolunu şaşırmadan hayatının sonuna kadar yaşamasına benzer iyi şeyler... (Saatli Muhalif Takvimi)
- ''Bugün günlerden pazar ve seni düşünüyorum. Sevmek böyle bir iş, işte cumartesi, pazarı bile yok.'' (Benden Adam Olmaz)
- Şimdi diyorlar ki: Gülmek bir dahaki emre kadar piyasaya sürülmeyecek,kara borsası bile olmayacak gülmenin. (Saatli Muhalif Takvimi)
- bugün günlerden pazar ve seni düşünüyorum. sevmek böyle bir iş, işte cumartesi, pazarı bile yok (Benden Adam Olmaz)
- Sabah saat kuşları beş geçe dünyanın bütün sokaklarında Yeni doğmuş bir çocuğun ilk çığlığı gibi kırmızıyım sana (Esmer Bir Acı)
- Bir zamanlar bütün şarkıların kapısı sonuna kadar açıktı bize. Çat kapı girer,bir melodiden diğerine geçerdik. Anında evimize girer gibi, kardeşimizi kucaklar gibi, özlemlerini giderir gibi girerdik şarkılardan içeri. (Saatli Muhalif Takvimi)
- ''Bugün günlerden pazar ve seni düşünüyorum. Sevmek böyle bir iş, işte cumartesi, pazarı bile yok.'' (Benden Adam Olmaz)
- Büyüyerek benim gibi yanılanlara diyorum ki: Gelin çocuk olalım yeniden,binip o kamyon kasalarına geldiğimiz yerleri bir bir geriye sararak geri dönelim (Saatli Muhalif Takvimi)
- Sizin mutlu ve mesut günleriniz başkasının cehenneme dönmüş günleri üstünde yükseliyor, mutluluğunuzdan mutsuzluğumuzu çıkardıktan sonra elinizde kalana razı olur musunuz? (Saatli Muhalif Takvimi)
- ''Bugün günlerden pazar ve seni düşünüyorum. Sevmek böyle bir iş, işte cumartesi, pazarı bile yok.'' (Benden Adam Olmaz)
- Her yerde, içerde, sınırların dışında,ama hayatın içinde bir ağaç gibi serinlik oldu bize özlenmek. Özlemekle özlenmeyi tartmadık hiçbir zaman,hangisi diğerinden bir gram ağırdır diye. Uyurken rüyada, uyanıkken hayalde, akşam çökünce dünyanın omzuna eve dönerken hep kalbimizi dinledik.Kalbimiz iyi arkadaşımız,çok yüklendiğimizde bize küsen tek komşumuz. Kalbimiz bizi asla terk etmeyen, kahır kıyamet çilemize katlanan, dünya güzeli sevgilimiz. (Saatli Muhalif Takvimi)
- Tersine gidiyor her şey. Saatler dakikalara,dakikalar saniyelerde dökülüyor.Bir duvardan sıvaların dökülmesi gibi yıllardan aylar,aylardan günler dökülüyor bir bir.Daha mermer çıkarılmamış ocaktan,heykeller yontulmamış,dağ sırrını saklıyor yeryüzünden. Hızla geriye gidiyoruz, insanın rüya görmediği,hayal kurmadığı kadar geriye gidiyoruz. Kumaşın dokunmadığı,terzilerin kumaş biçip insana giydirmedigi zamana. "Yanlış giden bir şeyler var." (Saatli Muhalif Takvimi)
- ''Bugün günlerden pazar ve seni düşünüyorum. Sevmek böyle bir iş, işte cumartesi, pazarı bile yok.'' (Benden Adam Olmaz)
- - kırmızıyım sana- fırından çıkmış simit kadar kırmızıyım sana gül gibi renginde isyan taşıyan halk kadar bir çocuk ağlar ya, annesinin yüreği kadar kırmızı... sanki hiç gelmeyeceksin ve ben orada öyle beklerken bir sevgili özler ya, sigarasının ateşi kadar kırmızıyım sana vurulmuş bir gencin yarasından akan kan kadar halk halk kadar dağlara bakınca nasıl sokaklar dar gelir bir çığlık olur yanar ya, öyle ruhsatsız kırmızı... nar çiçeğe durur, bıçak kadar keskindir rengi elin değerse yakar, çocuklar sokağa fırlar ya her sabah gözlerini açtığında öyle kırmızıyım sana akşam güneşi suda nasıl yanarsa öyle bir zerdüşti ateş karşısında ağrısına nasıl inanıyorsa ve öpüp eşikleri bir bir geçtiği o sabahlar gibi kırmızı... belki diyarbakır’da bir kürt kadını gibi madrid’de bir çingene dolup taşar sokağa ve etinde müzik tutuşur ya, sesi akdenizde akşam vakti, akdeniz’de akşam vakti asılır gibi kırmızıyım sana sokağa fırladığında güneş dolar ya tenine gülüşünden sonra mutlaka yaz gelir haziranda kiraz kadar sabırsız kırmızı... beyoğlu’nda akşam olur, sinemaya gidilir boynunda kırmızı fular, yanmış ormanlar ya da ellerin ellerimde tutuşur, öyle kırmızıyım sana senegal’de bir çocuk annesinin eteğini ekmek tutar gibi tutarken güneş, çöl ölmesin diye dik yürürken akşama ve ben yokluğuna ekmek banmak kadar kırmızı... ayhan nasıl fırlamış bir mermi ise çatışmada o’nun içinde yaşamak kalır her birimize ve olmadık anda bizi terk eder ya yüreğimiz işte öyle kırmızıyım sana su yürürken her kıyı ayrılıktır her öpücük bir veda, bir mevsim sonu kül mü közden düşer, köz mü küle tutsak tutsak gibi özlemle kırmızı... beni burada tutma sevgilim tutma, ağlar gözyaşında her kuş gözyaşında kuş olur gibi kırmızıyım sana yağmış bütün yağmurlar, düşmüş bütün kar taneleri pencerenizin önünden geçen martının ıslak sesi gibi sulara büyümek nasıl kalıyorsa çocuklara adına yaşamak deniyorsa denizi görmeden ölmenin su bile yangın olur bir coğrafya tutuşursa fırat gibi kırmızı... sabah saat beşte bu ülkenin sokakları nasıl doğurgan bir kadın gibi acil servis kapılarını zorlayan bir ağrıysa sabah saat kuşları beş geçe dünyanın bütün sokaklarında yeni doğmuş bir çocuğun ilk çığlığı gibi kırmızıyım sana (Esmer Bir Acı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin