Doğum Tarihi: 1957
Doğum Yeri: Adana
Ferhat Ünlü kimdir?
1975 yılında Adana'da doğdu. ilk öyküsünü 16, ilk denemesini 21 yaşındayken yazdı. istanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde okurken gazeteciliğe başladı. Güvenlik, istihbarat ve terör konuları üzerine çok sayıda haber ve araştırması yayımlandı. Susurluk Gümrüğü adlı araştırma-inceleme kitabı 2000 yılında Birey Yayınları'nca basıldı. Eymür'ün Aynası ve Sadettin Tantan adlı araştırma-inceleme kitapları ise 2001 yılında Metis Yayınları Siyah-Beyaz dizisinden çıktı. Ünlü, gazetecilik yaparken öykü ve deneme yazmayı sürdürdü. İlk polisiye romanı Buzdan Gözyaşı 2002 yılında Bakış Yayınları'ndan çıktı. Yazarın Bir Gölgenin İntikamı adlı ikinci polisiye romanı ise 2003 yılında Everest Yayınları'nca basıldı. Ünlü'nün yazıları, çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı. Yazar halen gazetecilik mesleğini sürdürüyor.
--reklam--
Ferhat Ünlü Kitapları - Eserleri
- İlahi Kripto
- Bir Gölgenin İntikamı
- Eymür'ün Aynası
- M.A.T.: Münasebetsizleri Ayıklama Teşkilatı
- Kabil’in Torunu
- Kötü Roman
--reklam--
Ferhat Ünlü Alıntıları - Sözleri
- “Şeytanı büyütme o kadar gözünde demiştim. Asıl şeytanı insan yaratır, kendi elleriyle. Şeytan dediğimiz şey seçimlerimizi yaparken zihnimizi gölgeleyen kendi irademizdir. Yalnızca bir gölgedir şeytan. Hem bize aittir, hem değildir. Hem içimizdedir, hem de dışımızda.” (Bir Gölgenin İntikamı)
- Kırılmıştım çok. Belli etmedim belki ama, ayakta bile zor durdum. (İlahi Kripto)
- “İnsana iktidarı vermeyeceksin. Hele erkeklere asla… Dirayet düşkündürler, ama aslında dirayetsiz dirler. İktidari eline alan şeytanla işbirliği yapar. “ (Bir Gölgenin İntikamı)
- Nefsin benim neyi sevip neyi sevmediğimle, ne düşündüğümle, ne hissetiğimle ilgilenmene engeldi çünkü. Engel arzudan önce gelir demiştin. Bilmiyordun ki, engelin bizatihi kendisi sendin. (İlahi Kripto)
- Aldatan erkeklerde aşırı bir sahiplenme duygusu vardır. Kendilerine ait olduğunu düşündükleri şey hep orada, bıraktıkları yerde kalsın isterler. Eşlerinin kendileri için özel ve vazgeçilmez olduğunu söylemeleri de, aslında kendilerinin eşleri için hala özel ve vazgeçilmez olmasını sağlamaya yönelik gizli bir duadır. Umarsız biri yakarış… Ve çok derinlerdeki aldatılma korkusunu açığa vuran bir işaret… (Bir Gölgenin İntikamı)
- Ve ölümüne sevdiğim aşk tanrıçam, zaman içinde Kâbe'de kırılan basit bir puda dönüşmüştü. Eros'tan Thanatos'a uzanan dramatik kompleks bir hikayeydi bu. Zaten Defne, yani benim Daphnem, bana kelimenin tam anlamıyla aşık olduğunu itiraf ettiği zamanlarda bile Eros'un, yani aşkın saflığına inanmadığını söylemişti. "Hayatta en saf biçimde güzel olan tek şey aşktır, sevgidir, Eros'tur." Demiştim bir keresinde. "Eros'un saf halini hiç görmedim" diye itiraz etmişti. "Aşk, hayattaki en yüksek politika aracıdır. Ve yalanlarla doludur." Şimdi geriye dönüp baktığımda ona hak veriyorum. Büyük planlarla ve dahası her biri bir başka paradoksa açılan bitmek bilmez Tarikat komplolarıyla işte bu noktaya kadar gelmiştik. Kesin bir ayrılık haliydi bu. Ve hakiki ayrılık ölüm gibi bir şeydir. Katı ve geri dönüşsüz. (İlahi Kripto)
- - " (…) Benden zaman isteme, sana veremem! Çünkü ben de ona sahip değilim Gün, hafta, hatta ay iste. Yaşarsam onlar bana aittir, veririm verebildiğim kadarını. Ama zamanı veremem, o bana ait değil çünkü..." (İlahi Kripto)
- Çünkü bir soru, gereğinden fazla sorulursa sorunun muhattabını bunaltır, tılsımını yitirir ve giderek kendi cevabını anlamsızlaştırır. (İlahi Kripto)
- "Aşk, hayattaki en yüksek politika aracıdır. Ve yalanlarla doludur." (İlahi Kripto)
- “Bizim gibi aşiret mantığıyla büyümüş erkeklerde gereğinden fazla güçlü kadınlara karşı bir Tahammülsüzlük var. Buna göre çok zayıf olmamalıdır kadın. Eğer zayıf olursa bütün işler erkeğe kalır. Ama çok güçlü de olmamalıdır. Bu durumdada erkeğin iktidarını sarsar. Bense iktidarının sarsılmasını istiyorum biraz.” (Bir Gölgenin İntikamı)
- “Tanrı’dan köşe bucak kaçarken şeytana mı inanmaya başladın?” “ Haklısın Tanrı’dan kaçıyorum ama ben var oldukça peşimi bırakmayacak bir gerçek 0. (Bir Gölgenin İntikamı)
- Oysa bir gölgedir mutluluk. Ya önünüzde ya ardınızda.. Ya siz onu takip edersiniz ya da o sizi… (Bir Gölgenin İntikamı)
- Kendimi savaş meydanında yaralı halde terk edilmiş şövalyeler gibi hissediyordum. Yine, yeniden ihanete uğramıştım. Makûs talihim tekerrür etmişti. Öyle ya, benim talihim ya da benim için talih, yalnızca tekerrürden ibarettir. (İlahi Kripto)
- İnsan, yaşamda karşılığı olmayan fikirlerin yanılgısı ile yaşamaktansa gerçeğe ulaşmak için bir maymun gibi çaba gösterebilir. Maymunlarla zaten akraba değil miyiz? (Bir Gölgenin İntikamı)
- “Buralar cennet olurdu,“ demişti bir keresinde bana. “Cennet olurdu eğer şeytanla işbirliği yapmasaydı insanoğlu.” (Bir Gölgenin İntikamı)
- “ Yok olmayacağım,” dedim. Yalnızca ona değil, kendime de verdiğim bir sözdü bu. Hemen yarın ayaklarımın altına alabileceğim bir yemin daha... (Bir Gölgenin İntikamı)
- İnsanın içinde yanan aşk ateşi kolay kolay sönmez” diye devam ettim. “Sadece ehlileştirirsin onu. Onunla yaşamaya alışırsın. Hikayemizde sana çelişkili gelen gerçekler olabilir. Adı üstünde gerçek… İşin içinde yalan, kurgu olsa çelişki olmazdı. Ama gerçek çelişkilidir. Hep yalanın çelişkili, gerçeğinse çelişkisiz olduğu sanılır. Ama asıl çelişkili olan gerçektir. Karmaşıktır, muamma doludur çünkü. Yalanda ise basit bir kurgu vardır ve eğer söyleyenin hafızası biraz kuvvetli ise bu kurgu kendi içinde tutarlıdır. Bizim hikayemiz çelişkiliydi. Bu yüzden gerçekti. Ve hiçbir hikaye yarım kalmaz. (İlahi Kripto)
- "Sen aşkı bir oyun sanıyorsun” dedi. “Oyun bittikten sonra çekeceğin acıyı düşünmüyorsun bile. Erkek olduğun için böyle. Erkeksin, güçlüsün ne de olsa. Acılarla yaşamaya alışmışsın, onlarla aran iyi hatta. Trajediyi sevdiğine bile kalıbımı basarım. Ama aşk, biz kadınlar için böyle bir şey değildir. Hele de benim için… Keşke bir roman karakteri için değil, gerçek biri için, benim için yazsan. Romanında kullanmayacağın mektuplar yazsan bana. Belki o zaman sana ömrümü bile veririm.” (İlahi Kripto)
- Hayal, baş belasıdır. Heyecan verici, ama aynı zamanda tedirgin edici bir gölge gibidir. Ve ilacı yoktur. (Bir Gölgenin İntikamı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin