Doğum Tarihi: 1954
Doğum Yeri: Erzurum
Feridun Andaç kimdir?
Feridun Andaç, 1954 yılında Erzurum'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu kentte; yüksek öğrenimini İstanbul'da, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yüksek lisans yaptı. Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak lise ve üniversitede görev aldı. 1987'de kendi isteğiyle görevinden ayrıldı. Temmuz 1987'den bu yana özel kurum ve kuruluşlarda eğitim, halkla ilişkiler, idari işler, yayın tanıtım, reklam işleri, insan kaynakları konularında yöneticiliğin yanı sıra yayınevlerinde editörlük yaptı. Halen özel bir üniversitede "karşılaştırmalı edebiyat" dersleri vermekte, serbest yazarlık yapmaktadır.
Eğitim, kültür, edebiyat konularındaki inceleme, araştırma, deneme çalışmaları çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlayan Feridun Andaç, yurtiçi ve yurtdışında birçok uluslararası toplantıda ülkemizi temsil etti. Yazılarının bir bölümünü topladığı "Gerçekçilik Yolunda" (1989, Cem Yayınevi) adlı yapıtı 1987 Akademi Kitabevi Eleştiri-Deneme Birincilik Ödülü'nü kazandı. "Işık ol, Günüme Ağ" adlı denemesiyle 1994 Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü'nü; Necati Cumalı ile yaptığı "Yazıya Adanmış Bir Ömrün Tanıklığında" adlı söyleşisiyle de 2000 yılı PEN Yazarlar Derneği Onat Kutlar Edebiyat Söyleşisi Birincilik Ödülü'nü aldı. PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği üyesi olan Andaç; Ekonomide Dayanışma (1987-89), Yayın Dünyası (1989-90), TYS Edebiyat (1994-95) adlı dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi; Kavram ve Papirüs Yayınevlerinde editörlük yaptı; TYS Yönetim Kurulu'nda iki dönem görev aldı (1993-94, 1999-Mart 2000)
Eserleri:
İnceleme/Değerlendirme: Yazınsal Gerçeğin Boyutları (1995), Sürgün Edebiyatı, Edebiyat Sürgünleri (1996), Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız - Timur Selçuk (1997), Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız - Oktay Akbal (1997), Söz Uçar Yazı Kalır (1997), Söz Uçları, Yazı Burçları (1988), Işık OI, Günüme Ağ (1998), Öykücünün Kitabı (1999) Sen Türkiye'nin En Güzel Kazasısın (2000), Gözlerinden Bellidir - Türkan Şoray İle Yüz Yüze (2000), Edebiyatımızın Yol Haritası - Yazınsal Oluşumun Göstergeleri (2000),
--reklam--
Feridun Andaç Kitapları - Eserleri
- Yaşar Kemal
- Aziz Nesin
- Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak
- Ferhad ile Şirin
- Türkan Şoray ile Yüz Yüze
- Adalet Ağaoğlu Kitabı
- Yaşar Kemal: Sözün Büyücüsü
- Kar Masalları
- Herkesten Bir Şey Öğrendim
- Hassas Kalp Hikayeleri
- Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi
- Üstümüzdeki Gül Yaprağı
- İlhan Berk'le Şiirin Anayurdunda
- Sürgünlüğün Bin Yüzü
- Kalem Kitabı
- Gölgesi Kalemimin Ucunda: Montaigne
- Yazarın Kitabı
- Romanda ve Öyküde Gerçeklik Arayışları
- Çıkmazdaki Edebiyat
- Aşk Hayatı Gölgeler
- Söz Uçar Yazı Kalır
- Yoksa Aşk Ölür
- Anonimleşen Edebiyat
- Paris Bir Yalnızlıktır
- Yazıda Yaşamak
- Erzurum
- Gün Sevincin Kavşağında
- Gerçekçilik Yolunda
- Kaplıcada Son Yaz
- Öykü Yazmak Öyküyü Düşünmek
- Babil’e Yolculuk
- Aynanın Arkası
- Celile'de Kuşlar Ölüyor
- Zamana Yazılan Sözler
- Rüzgâra Verdim Bakışlarımı
- Türkiye'yi Düşünmek
- Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız: Timur Selçuk
- Genç Meslektaşıma Mektuplar
- Yeni Öyküler
- Söz Uçları, Yazı Burçları
- Bir Güz Güneşi Gibi
- Edebiyatımızın Yol Haritası
- Söz Uçar Yazı Kalır
- Küllenen Her Şey
- Yaşar Kemal'in Sözlerinde Yaşamak
- Gönlümün Yitik Yurdunda
- Öykücünün Kitabı
- Zamanın Durduğu Bir Yerde Ortaköy
- Geçen Zamanın İzinde Kentler
- Sözcüklerin Diliyle Konuşmak
- Ülkü Tamer'le Hayata ve Şiire Dair
- Erhan Bener'in Dünyasına Yolculuk
- Işık Ol, Günüme Ağ
--reklam--
Feridun Andaç Alıntıları - Sözleri
- Yazmak bir bakıma konuşmaktır. (Çıkmazdaki Edebiyat)
- " Evine dönen kendisini bulur. " Günter Grass (Üstümüzdeki Gül Yaprağı)
- "Gidenler gitmiş, arkasında kalanları karanlığa itmişlerdi..." (Erzurum)
- Bir yazar toplumun vicdanıdır. (Çıkmazdaki Edebiyat)
- Hangi insan, kendisinden başka bir kişi olmaya özenirse, kendisi olarak bile kalamadığı için, hiçbir şey olamaz. (Aziz Nesin)
- Delilik, en sağlam dokunulmazlıktır. (Aziz Nesin)
- Birini sevmek onu yurdun bilmektir,derdi. (Kaplıcada Son Yaz)
- "İnsan hayatını anlamak/anlatmak için öykü, toplumu anlamak/anlatmak için roman..." (Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak)
- “Kargo ulus” yani üretemediği her şeyi satın alan, hemence tüketip yenisine bakan. Yaşadığımız sanal gerçeklik çağı ise bunun önünü daha çok açmakta. (Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi)
- Yoksulluk bir alın yazısı değildir. (Yaşar Kemal)
- Halkın gücü ve kurtuluşu onun aydınlarındadır, namuslu, düşünen, duyan ve çalışan aydınlarında!.. (Gerçekçilik Yolunda)
- ''Eski Yunanda filozoflar müziği evrensel bir sanat, evreni tanımlayan, yorumlayan bir sanat olarak görüyorlar. Müzik adeta bir bilgiler bütünü. Artistik olanı, güzeli, iyiyi bulmada yol gösterici. Ahlak, estetik, zeka, hepsini içeriyor, öğretiyor. Gerek Eflatun'da, gerek öğrencisi Aristo'da müzik, felsefelerinin temel öğesi. Eflatun müziği, kişiliğin oluşturulmasında ve yaradılışın tanımlanmasında bir anahtar sanat olarak görüyor.'' (Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız: Timur Selçuk)
- Yazmak, ayrılmaktır. Ananın bedenini terk etmektir, doğduğun yerlerden uzaklaşmaktır. Yazmak, adında yaşamaktır. Ben, anamınkinden başka bir dilde yaşıyorum. Ayrıldım, ama sürgün değilim. Bu kopuş içinde yazıyorum. (Sürgünlüğün Bin Yüzü)
- Dünyaya gelmişim ya, şu güzelim gökyüzünü, yıldızları, ayı, dağların yamacına vuran gün ışığını görmüşüm ya, insanoğlunun tadına varmışım ya, seher vakti, traktörümle sürdüğüm topraktan çıkan kokuyu koklamışım ya... İşte insanlığın aradığı ölümsüzlük otu bu değil mi? (Yaşar Kemal)
- “ aynı kağıdın arka ve ön yüzleri gibiyiz, sonsuza dek beraber; ama hiç bir zaman Birbirini göremeyen. “ (Aziz Nesin)
- Biliyor musun nedensiz yaşanmıyor. Bir neden yaratmalıyım bundan böyle yaşayabilmek için... (Hassas Kalp Hikayeleri)
- Yaza yaza ‘tükenmez’ de tükettim;yaza yaza kurşun kalemimin ucu da yendi.Ne var ki hep kalemimin yenilmemesine gayret ettim. Belki züğürt tesellisi ama bana sorarsanız kalemimin yalnızca ucu yenik, kendisi değil. Bir de kaleminin ucu giyinik olup da kalemi yenilmemiş olanlara hep gıpta ettim, hep özendim, onları örnek aldım, onlara hep hayranlık ve saygı duydum. (Kalem Kitabı)
- Eşikteki söz kendi engelidir her zaman insanın. (Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi)
- “Umar beklemek..” Uçan kuştan bile car umuyorum. (Yaşar Kemal)
- “Ovalarda buluşuruz. Bir şiir kitabının beşinci sayfasında.” (Ülkü Tamer'le Hayata ve Şiire Dair)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin