Doğum Tarihi: 1945
Doğum Yeri: Şiraz, İran
Fettane Hacc Seyyid Cevadi kimdir?
1945'te Şiraz'da doğdu; hâlen İsfahan'da yaşıyor. Tahran ve İsfahan'daki yüksek okullarda edebiyat ve yabancı dil alanında yüksek öğrenim gördü. Uzun yıllar öğretmen olarak çalıştı. İngilizce edebî eserleri Farsçaya çevirdi. 1995'te yayımlanan "Aşk Sarhoşluğunun Sabahı (Bâmdâd-ı Humâr)" İran'da kısa sürede en beğenilen romanlardan biri oldu. 2000 yılında Alman "Suhrkamp" yayınevi tarafından "Der Morgen der Trunkenheit" adıyla Almanca olarak yayınlandı ve bu ülkede de en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Yazarın hikâyelerinden oluşan ikinci eseri "Uykunun Kuytusunda (Der Halvet-i Hâb" ise "In der Abgeschiedenheit des Schlafs" adıyla Almancaya çevirildi.
--reklam--
Fettane Hacc Seyyid Cevadi Kitapları - Eserleri
- Aşk Sarhoşluğunun Sabahı
--reklam--
Fettane Hacc Seyyid Cevadi Alıntıları - Sözleri
- Fakat onu isteyen gönlüm değildi yalnız. Damla damla kanımdı. Lime lime vücudumdu. Tek tek hücrelerimdi ve tüm bedenimde buna muhalefet eden yalnız biçare beynimdi; ne kadar çabalasa da bir yere varamayan beynim... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Hâfız'ın şiiriyle, Leylâ ile Mecnûn'la, kamer'in makamıyla âşık olmaz insan. Önce âşık olur, sonra bu şeylere ilgi duyar. Sonra Leylâ ile Mecnûn'a, şarkılara heves eder. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Beni görenler suç onda diyor ama aslında suçun büyüğü bende ne yaptıysam ben kendime yaptım. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Fakat yine de ihanete uğramış bir kadın sönük, tehlikeli bir yanardağ gibidir; becerir de patlarsa, kuru yaş ne varsa yakar. Kendisi de o ateşle kül olmuş, çok mu? Bir ateştir ki yürekten çıkıp tüm vücudu yutar. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Bir parça taştı yüreğim. Sevinç ve keder, ruhu olan insanlar içindi. Yaşayan ve bu yaşamda bir ümidi, bir hedefi olan insanlar içindi. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Gören göz ,isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Hayatın anlamını yeni yeni kavrıyordum. Anlıyordum ki hayatla dalga geçilemez. Hayat oyuncak değil. Heva, heves değil. İçine düşmüş olduğum varta, balıklama atladığım cehennem beni pişirmişti. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Gören göz, isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Ne de olsa insan hayalini anlatırken, olmuş kadar keyifleniyor (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
- Gözlerinin içine baktım. Yılana esir olmuş bir tavşan gibi... Hangimiz yılandık? Bilmiyorum. Her ikimiz de tabiat oyununun esiri... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin