Doğum Tarihi: 1968
Doğum Yeri: İstanbul, Türkiye
H. Yıldırım Ağanoğlu kimdir?
Araştırmacı-Yazar, Arşiv Uzmanı. 1968 yılında İstanbul - Fatih'te doğdu. Babası Sancak bölgesinin Prijepolje (Priyepolye) şehrinde doğmuş ve aile 1932 yılında İstanbul'a göç etmiştir. Annesi ise Yugoslavya'nın Üsküp şehrinde 1934 yılında doğmuş ve ailesiyle 1955 yılında İstanbul'a göç etmiştir.
İlk orta ve lise eğitimini İstanbul'da bitirdi. 1985 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden 1989 yılında mezun oldu. 1989-1991 yılları arasında askerlik vazifesini Piyade-Asteğmen olarak Tekirdağ'da tamamladı. 1991 yılında evlendi ve iki erkek iki kız olmak üzere dört çocuk sahibidir. 1988 yılında T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'nda resmi olarak göreve başladı. Kurumda 2004-2010 yılları arasında Rumeli Araştırmaları Grup Başkanı olarak görev yaptı.
1996 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 'Türkiye'de Göç ve Göçmen Meselesi, Balkan Harbi Sonrası Ö eği(1912-1914)' adlı tez konusuyla, beş jüri üyesinin tamamından olumlu oy alarak yüksek lisansını bitirdi. Rumeli kökenli bir ailenin çocuğu olması hasebiyle anne ve babasının anlattığı göç hatıraları daima ilgisini çekti. Bu sebepten kaleme aldığı Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Balkanlar'ın Makûs Talihi GÖÇ adlı eserin ilk baskısı 2001 yılında yayınlandı. Ayrıca orijinali Osmanlıca ve 750 sayfa olan, 1896 Kosova Vilayeti Salnamesi; Türklerin Rumeli'ye Çıkışının 650. Yıldönümü 650.Yıl Sempozyumu; II. Dünya Savaşı'nda Yugoslavya'da Bir Direniş Mücadelesi Yücel Teşkilatı kitaplarını yayına hazırlamıştır. Başbakanlık Devlet Arşivleri'nde, Bosna-Hersek İle İlgili Arşiv Belgeleri, Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak adlı kitapları hazırlayan uzman heyeti içinde yer aldı. Makedonya ve Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan Arşivlerarası İşbirliği Anlaşması çerçevesinde, iki ülke uzmanlarınca hazırlanan Osmanlı Yönetiminde Makedonya adlı eseri yayına hazırlayan uzmanların grup başkanlığını yürüttü. Yine aynı grup çatısı altında Osmanlı Arşiv Belgelerinde Kosova Vilâyeti, Osmanlı Arşiv Belgelerinde A avutluk, Osmanlı Belgelerinde Bosna-Hersek, Osmanlı Belgelerinde Batı Trakya, Osmanlı Belgelerinde Hırvatistan adlı eserleri yayına hazırladı.
2008 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi himayesinde Köprüler Kurduk Balkanlara sembol ismiyle uluslararası bir sempozyum düzenlemiştir. Bu sempozyumun tertip heyeti başkanlığını yürütmüştür. 17 akademisyenin tebliğlerinin bulunduğu bu eser yayınlanmıştır.
Gezi hatıra türünde olan ve 2008'de yayınlanan Üsküp Kitabı'ndan sonra, Hidayet İlimsever ile birlikte kaleme aldığı Arka Bahçemiz Üsküp adlı bir eseri daha yayınlanmıştır. Balkanlar ve Göç ile ilgili kaleme aldığı tebliğler ile Ulusal ve Uluslararası birçok panel ve sempozyuma katıldı. Yurtiçi ve yurtdışında konferanslar verdi. En son olarak Adakale üzerinde iki uluslararası sempozyumda tebliğ sunmuştur.
2005 yılında TRT'de yayınlanan 14 bölümlük Balkanlar ve Göç adlı belgeselin danışmanlığını yaptı. Balkanlar ile ilgili tarihten günümüze bir kültür köprüsü oluşturmak gayesiyle yazdığı yazıları çeşitli dergi ve günlük gazetelerde yayınlanmıştır. Ayrıca çeşitli radyo ve tv programlarına katılarak Balkanlar'daki gelişmelerden Rumeli sevdalılarını haberdar etmeye çalışıyor.
1996'dan itibaren genel merkezi İstanbul Fındıkzade'de bulunan Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma De eği'nde aktif olarak sosyal ve kültürel faaliyetlerine devam etmektedir. De ek bünyesinde oluşturduğu Rumeli Dokümantasyon Merkezi'ndeki kitap, makale, cd, kaset vs. dökümanlar açısından Türkiye'deki Balkan kökenli de ekler arasında ilk sıradadır. Merkezde sadece Balkanlar ile ilgili 2500'ü aşkın kitap ve makale bulunmaktadır. Ayrıca İstanbul Sultanahmet'te bulunan Türk Arşivciler De eği'ne de üyedir.
--reklam--
H. Yıldırım Ağanoğlu Kitapları - Eserleri
- Göç
- Yücel Teşkilatı
- Üsküp Kitabı
- Bosna-İstanbul Yolunda Bir Sancak Şehri: Priyepolye
- Arka Bahçemiz Üsküp
- II. Dünya Savaşı'nda Yugoslavya'da Bir Direniş Mücadelesi
- Ohri Halveti
- Struga ve Ohri Benim Vatanım
- Osmanlı'dan Günümüze Ohri Gölü'nde Bir İnci Struga
- Tuna Nehrinde Bir Yitik Vatan Adakale
--reklam--
H. Yıldırım Ağanoğlu Alıntıları - Sözleri
- Balkan Harbi sonunda artık Osmanlılık düşüncesi de son bulmuştu. Rumeli'deki savaşın ve mezalimlerin halkın hafızasında acı intibalar bırakması, Türk milliyetçiliğinin İttihad ve Terakki önderliğinde hızla yayılmasını sağlamıştır. Balkan Harbi'nin diğer savaşlara nazaran halkı daha fazla etkilemesinin sebepleri yaralıların ve muhacirlerin akın akın İstanbul'a gelmesi, gazetelerin günü gününe savaş ve mezalim haberleri vermesiydi. (Göç)
- Yücel, isim olarak kullanıldığı hâlde yüce'den türetilmiş yücelmek fiilinin emir kipinin ikinci tekil şahsıdır. https://1000kitap.com/kitapsuuru (Yücel Teşkilatı)
- Aklık denen bir çeşit krem sürülürdü. Bütün kadınlar onu kullanırdı. Kadınlar için beyaz olmak çok önemlidir. Genç gelinlere ve gelin olacak kızlara elleri yüzleri kararmaması için güneş altında iş yaptırılmazdı. Aklığın ana maddesi cıvadır. Fazla kullanan kadınların dişleri çürürdü. Fakat ona rağmen yine de çokça kullanırlardı. (Arka Bahçemiz Üsküp)
- "...Çocuklar kadınlar süngülerimizin parıltısını görünce derhal haçı öperek hristiyan oluyorlar. Mutaassıp Türklerin kafalarını kasaturalarımızla vücutlarından ayırıyoruz... uğursuz birer numune olan minare ve camiler derhal dinamitlerle havaya uçuruluyor... Alman gazeteciler yüzünden Türk esirleri aşikare boğazlayamıyoruz. Ama bir doktor ile yeni bir usul bulduk. Şişelerle dizanteri, tifo mikrop kültürlerini bakkallara dağıttık. Müslüman müşterilerinin aldığı şeylere hemen bir iki damla katıyor. Hastalık alametleri başladığında o havaliyi kordon altına alıyoruz ne konsolos ne de gazeteci giremiyor. Bundan sonra kuvvetli zehirleri ilaç diye veriyoruz. Kıvrana kıvrana telef oluyorlar. Türk çocuklarına şeker satarken kolera mikrobu bulaştırıyoruz hemen ölüyorlar... Türkleri katlederken kurtulanlar bir camiye sığındılar ve sürgüleri kapadılar. Camiîn dört tarafına gazyağı dökerek ateşleyince ikinci bir eğlenceye tesadüf ettik kapıdan çıkanlar derhal süngüleniyordu... Kadınların saçlarından tutuşunca pervane gibi nasıl dansettiğini görmeli. Hele Türklerin vücudu tutuştuktan sonra mısır kızartırken hasıl olan çatırdılardan daha müthiş sadalar çıkarıyor...'' (Göç)
- “Vatanımın, bacaklarıma ve kollarıma ihtiyacı vardı, ben de verdim.” (Göç)
- Kamus-ı Türkî'de, Muhacir: "Ailece yerleşmek üzere diyar-ı ahara giden adam"; Mülteci ise "Bir yere ya da bir adama kaçıp himaye talep eden" olarak geçmektedir. (Göç)
- Mezalim hareketlerinden şüphesiz en büyüğü tarihlerimize 93 harbi olarak geçen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'ndeki Rus ve Bulgar mezalimidir. Daha sonraki en büyük soykırım ise Balkan harbi sonrasında meydana gelenlerdir. (Göç)
- Yine bu yıllarda İsmet İnönü'nün kendisiyle görüşmeye gelen ve müslüman katliamını durdurması için yardım isteyen Yugoslavya Türkleri Heyeti'ne de Türkiye'nin hiçbir yardımda bulunamayacağını söylediği ifâde edilmektedir. https://1000kitap.com/kitapsuuru (Yücel Teşkilatı)
- Yücel Teşkilatı 1941 yılında kurulmuştur. (Yücel Teşkilatı)
- Yirmisinde gonca gülsün açarsın Otuzunda amber balsın akarsın Kırkında sızı ener dizine Ellisinde perde ener güzüne Altmişinda kimse bakmaz yüzüne Yetmişında koy çuvala at Vardar'a: insan ömrü ve yaşlanmak ile ilgili bir mani. (Arka Bahçemiz Üsküp)
- Bir inat, bin murat. (Arka Bahçemiz Üsküp)
- Balkanlardan göçün en büyük sebebi Rusya ve onun Panslavist akımı şemsiyesi altındaki Hristiyan Balkan devletlerindeki Türk düşmanlığı taassubudur. (Göç)
- Annemin bana verdiği en önemli terbiye: “Kızım hava olma, toprak ol. Hava bir rüzgâr, bir yagmur, bir güneş, bir kapali... kararsız. Ama toprak; insanlar ezer geçer, basar, gene yeşerir, gene bitişir. Katlanırsan gene sen kazanırsın!” (Arka Bahçemiz Üsküp)
- 1944 yılında teşkilata Yücel adı Şuayp Aziz tarafından verildi. (Yücel Teşkilatı)
- Üsküp kelimesi geçtiğinde bu, benim annemin ağlaması demekti. (Yücel Teşkilatı)
- 1923-1938 yıllarında Romanya'dan 115.000, 1923-1949 yılları arasında Bulgaristan'dan 220.000, 1925-1945 yılları arasında yunanistan'dan 400.000, 1923-1933 arasında Yugoslavya'dan ise 110000 civarı insanımız, Türkiye'ye göç etmiştir. (Yücel Teşkilatı)
- Bayram sabahı herkes erkenden kalkar, evin bütün erkekleri bayram namazına giderdi. Camiden çıkan cemaat kabristana (Gazibaba'ya) gittikten sonra eve gelirdi. Kabristandan dönüldükten sonra o evin en büyük erkeği başa geçer, hanımı kaç yaşında olursa olsun kocasının elini öperdi. Evlatlar, gelinler, torunlar yaş sırasına göre dizilip el öperlerdi. Bayramlaşıldıktan sonra Bayram Kuşlugi denen bayram yemeği yenirdi. (Arka Bahçemiz Üsküp)
- Trakya ve Makedonya tarafına yapılan fetihlerden sonra da Anadolu'nun Aydın, Biga ve Karesi gibi yerleşim birimlerinden getirilen on bin kadar Türk buralara iskan edilmişlerdi. (Göç)
- Teşkilata girildiği zaman Kur'an, bayrak ve tabanca üstüne yemin edilirdi. Bu yeminde Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse kanımın son damlasına kadar çarpışıp canımı vereceğim, ifâdesi oldukça dikkat çekicidir. https://1000kitap.com/kitapsuuru (Yücel Teşkilatı)
- Şüphesiz Balkan kavimleri içinde, hem 1877-78 hem de 1912'de yaptıkları mezalim açısından Bulgarları kimse geçemez. Bu tarihlerde mezalimden bahseden yerli ve yabancı kaynaklarda en çok geçen Bulgar zulmüdür. 93 Harbi'nde Bulgarların en büyük yardımcısı ve teşvikçisi ise Ruslardı. (Göç)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin