Doğum Tarihi: 1949
Doğum Yeri: Tokat
Hasan Elik kimdir?
1949 yılında Tokat'ta doğdu. Hafızlıktan sonra Kesik bacak İsmail Bayrı Hoca’dan talim, tecvit ve kıraat okudu. İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul'da bitirdikten sonra, 1976 yılında İstanbul İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. 1977 yılında Suudi Arabistan'a gitti. King Abdülaziz Üniversitesinde 1982 yılında mastır tezini tamamladı. Adı geçen Üniversitede Tahâvî'nin Müşkilu'l-âsâr adlı eserinin edisyon kritiğini yaparak 1989 yılında doktor unvanını aldı, 2007 yılında Profesör oldu. Almanya, Hollanda, Mısır ve Japonya’da etütler yaptı, konferans ve sempozyumlara katıldı. Eserlerinden bazıları: Dini Özünden Okumak, Kur'an'ın Korunmuşluğu Üzerine, Kur'an Işığında Farklı Konular, Farklı Yorumlar, Mabetten Hayata (I-X), İnsan Eksenli Din
--reklam--
Hasan Elik Kitapları - Eserleri
- İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri
- Kur'an'ın Korunmuşluğu Üzerine
- Kur'an Işığında Farklı Konular Farklı Yorumlar
- İnsan Eksenli Din
- İçimizdeki Allah
- Dini Özünden Okumak
- Bütün İnsanlar Hür ve Tok Oluncaya Kadar
--reklam--
Hasan Elik Alıntıları - Sözleri
- “Din; sadece temin ettiği yararlar açısından değil, aynı zaman da önlediği zararlar açısından da önemlidir. Hatta dinin; önlediği zararlar, temin ettiği yararlardan çok daha büyüktür. Zira din olmasaydı, her şey mübâh olurdu. Nitekim hiçbir dine mensup olmayan, hatta Tanrı’nın varlığından şüphe eden bazı düşünürler dahi toplumsal düzen adına: “Tanrı yoksa bile var edilmelidir” demekten kendilerini alamamışlardır. s.28 (İnsan Eksenli Din)
- Kur’ân Hûd Peygamber’in ağzından O’nu bize nasıl tanıtıyor: “Şüphesiz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir. O, âdildir..” (Hûd 11/56 (İçimizdeki Allah)
- … Sizler her ne kadar benim yanlış yolda olduğumu iddia ediyor olsanız da; karada ve denizde, görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allah, kimin doğru yolda olduğunu ve kimin yanlış inançlara saptığını en iyi bilendir. Dalından düşen yapraktan tutun da yerin derinliklerindeki küçücük bir tohum tanesine kadar her şey O’nun bilgisi dahilindedir. (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- "İnsanoğlu bir yaratıcıya inanma ihtiyacındadır. İnsanı hiç okutmayın; dağda koyunlarıyla, kuzularıyla baş başa kalan çobana hiçbir şey öğretmeyin; fıtratındaki sadeliği, temizliği bozmazsanız içine ilâhî gücün ektiği fıtrat tohumuyla bu duyguyu yaşayacaktır" (İçimizdeki Allah)
- Çağdaş din sosyoloğu Ali Şerîatî’nin de dediği gibi “Bir dini anlamak için, ilk önce onun Tanrı tasavvuruna bakmak gerek. (İçimizdeki Allah)
- "En üstün hayır ve en yüce kemal ufak topluluk merkezlerinde değil, şehirlerin sınırları içinde elde edilir" Farabi/ s.12 (Kur'an Işığında Farklı Konular Farklı Yorumlar)
- Kur’an, cinlerin getirdiği iddia edilen bilgiler değil, aklı başında olup öğüt almak ve doğruyu görmek isteyenleriniz için ilahi bir öğüttür. (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- "Savunma amaçlı savaş genel anlamda cihadın sadece bir boyutudur zira hayatın tamamı cihadın faaliyet alanı olup ekonomik, bilimsel, sosyal her türlü faaliyeti içermektedir. Cihat insanın toplumsal rolüne imkan ve şartlarına göre değişkenlik arz eder. Nitekim Hazreti peygamber bir insanın bakıma muhtaç olan anne ve babasına hizmet etmesini vatan savunması kadar önemli bir cihat saymıştır. Gerektiğinde vatanı düşmana karşı savunmak cihat olduğu gibi onun çölleşmesini önlemek ve imar etmek, cehaletle, fakirlikle, bölücülükle mücadele etmek de cihattır. o halde cihat savaşla eş anlamlı ve onunla sınırlı bir kavram ve eylem olmayıp hayatın her alanındaki olumlu faaliyetleri kapsamaktadır." (İnsan Eksenli Din)
- Cihadın savaş boyutuna taşınmasının sebebi karşı tarafın saldırısıdır. Cihat sanıldığı gibi Müslüman olmayanlara karşı değil hangi dine mensup olursa olsun saldırganlara karşı yapılır. Cihat din savaşı değil adalet savaşıdır. Kur’an’a göre insan inancından dolayı değil işlediği suçtan dolayı cezalandırılır. Ayetlerde din ögesinin öne çıkarılması Mekke müşriklerinin Müslümanlara inançlarından dolayı savaş açmalarıdır. saldırı din adına olunca savunma da zorunlu olarak din adına olacaktır. o halde mesele müşrikler açısından din savaşı, Müslümanlar açısından ise özgürlük savaşıdır. (İnsan Eksenli Din)
- "Kurana göre yeryüzü insanın mülkiyetinde değildir, onun mülkiyeti yüce yaratıcıya ait olup insanın onun üzerinde sadece kullanım hakkı vardır. " (İnsan Eksenli Din)
- Ey elçimiz Muhammed ! Kıyamet gibi seni inkar edenlerin azaba, sana iman edenlerin ise cennet nimetlerine kavuşacağına dair mesajlar hakikatin kendisidir ve kıyamette gerçekleşecek bu durum, adaletin gereğidir. Aksine bir durum zulüm olur ki Allah, insanların birbirlerine zulmetmelerini istemez iken, kendisi kullarına zulmeder mi? (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- Mâlûm olduğu üzere Kur’an’ın en temel mesajı “tevhit”tir. (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- "Allah’ın sevgisi; her şeyden önce bizi yaratmakla, bize fizik ve metafizik özellikler bahşetmekle; yediğimiz rızıkları, hülasa hayatiyetimizin devamı için maddî-manevî bütün nimetleri yaratmasıyla fiilen gerçekleşmiştir. Vakıa suresinde diyor ki: “Ey tevhidi inkâr eden müşrikler! Hiç düşündünüz mü ekinlerin topraktan nasıl canlanıp çıktıklarını? Onları siz mi bitiriyorsunuz yoksa biz mi?” (Vâkıa 56/63-64) “Peki hiç düşündünüz mü içtiğiniz suyla ilgili? Yağmur yüklü bulutlardan o suyu size rahmet olarak bahşeden Allah değil midir? Sizi, tuzlu suya mahkûm edebilecekken, rahmetiyle içecek suyu bahşetmesini düşünüp O’na şükretmeniz gerekmez mi?” (Vâkıa 56/68-70) (İçimizdeki Allah)
- "Madden geri kalmaktan daha acı olan, ahlâkın bozulmasıdır. Bu nasıl izah edilecek? Unutmayalım ki kelime-i tevhid getirerek mü’min olmaya söz veriyoruz. Ancak sözümüzü tutarsak istenilen neticeyi elde ederiz. Kur’ân’ın vaadi böyledir. (Bkz. Ankebût 29/2) (İçimizdeki Allah)
- "Bu nasıl bir imandır ki, bütün bu çirkin işleri yapmaktan sizi alıkoymuyor?" Bakara 93 (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- "Ebu Cehillerin,insanı gözardı eden mabedi/Tanrı merkezli dindarliga karşı :hz.Muhammed in dini :insanı ,Tanrı /Tanrılar adına Ona yapılan zulümden kurtarmayı ve korumayı amaç edinen Insan Eksenli Din idi.. Mekke yi fethedince :Ebu cehil in Eski kölesi Bilal in Kabenin üstüne çıkartıp ezan okutmasi ,Bunun ilaniydi ,Muhammed :siyahi bir köleyi çıplak ayağıyla Kabe nin üstüne çıkarttı .Nihayet bunu da yaptı "diye ahu-vah edenler bu mesajı anlamıyorlardi .Belki de çok iyi anladıkları için ona karşı çıkıyorlardı. Zira o ezan ,Tevhid in ilanı olduğu gibi insan Hürriyet ve musâvatinin,soylu Ebu Süfyan ve Ebu Cehil ile siyahi bir kölenin eşitliğinin de ilanı idi. Onlar işte buna karşı çıkıyorlardı. Yoksa Allah ile bir problemleri yoktu.. Kabede tavaf da yapıyorlardi,arafatta vakfe de.. Namaz da kılıyorlardı.. Oruç da tutuyorlardı...!" (İnsan Eksenli Din)
- ... O’na güven. Çünkü O, senin için en doğru ve yararlı olanı bilir. (İndirildiği Dönemin Işığında Kur'an Tefsiri)
- "Bir dini anlamak için onun tanrı tasavvurunu iyi kavramak gerekir. Aksi takdirde o dinin insan ve ahlak anlayışı temellendirilemez anlamlandırılamaz." (İnsan Eksenli Din)
- "İnsanın ruhsal, zihinsel, bedensel anlamda gelişimine, yaşamına hizmet eden her aktivite ‘amel i salihtir’. bu yönüyle mektep, fabrika, mabed amel-i salihin biri diğerine tercih edilemeyecek yansımalarıdır. " (İnsan Eksenli Din)
- "Sabrederek yokluk sınavında başarılı olan niceleri şükür etmeyerek varlık sınavında başarısız olmuşlardır.’ Şükür, sahip olunan imkan ve nimetler karşılığında ‘yarabbi şükür’ demek değil o imkanlardan başkalarının da faydalandırılmasıdır. Allah’ın insanı sakındırdığı şey mala sahip olmak değil malın insana sahip olmasıdır. (İnsan Eksenli Din)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin