Doğum Tarihi: 1966
Doğum Yeri: Rize, Türkiye
Hasanali Yıldırım kimdir?
lk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Bilim Tarihi okudu. Yayıncılık, metin yazarlığı ve sanat danışmanlığı uğraşlarından sonra gazeteciliğe geçti. 1996'da Yeni Şafak'ta sinema sayfası hazırlamaya başladı. Bir dönem aynı gazetenin Düşünce Günlüğü köşesini yönetti. Özel bir televizyon kurumunda program müdürlüğü yaptı. Atatürk Kitaplığı'nda edebiyat, müzik, felsefe, bilim ve siyaset temalı programlar hazırladı. Bu programlarından hâlen yalnızca müzik üzerine hazırladığı 33 Devir Dinleti adlı programını sürdürüyor. 1997'den itibaren Bilim ve Sanat Vakfı'nda edebiyat, sinema, estetik, sanat felsefesi ve edebiyat kuramları üzerine seminerler sundu. Aynı kurumda Yazı İşliği adlı yazarlık atölyesi çalışması hâlâ sürüyor.
1992 yılından itibaren birçok dergi ve gazetede şiirleri, hikâyeleri, edebiyat ve sanat üzerine yazıları, müzik ve sinema konulu eleştirileri yayımlandı. Ne ki Ababeth adlı bir hikâye kitabı var.[kaynak belirtilmeli] Haftalık haber-yorum dergisi Gerçek Hayat'ın kurucuları arasında yer aldı[kaynak belirtilmeli] ve aynı derginin kültür sanat editörlüğünü üstlendi. Şu sıralar Renkli dergisinde portre yazıları yazıyor.
Yazar evli ve iki çocuk babasıdır.
--reklam--
Hasanali Yıldırım Kitapları - Eserleri
- Ne Ki Ababeth
- Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil
- Tersyüz
--reklam--
Hasanali Yıldırım Alıntıları - Sözleri
- Asıl hüner her şeyi yerli yerinde yapabilmektir. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- Avrupa'ya özellikle gitmedim; daha İstanbul'un bile arka sokaklarını görmemişken... (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- "Felsefemde yok ötem, ben çünkü sırr-ı vahidim Cem'-i kesrette yekûnen sıfr-ı mutlak olmuşum Yokluğumla âşikârım, Ehl-i Beyt'e âidim Secdemin şeklindeki ism-i Muhammed şâhidim." | Neyzen Tevfik (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- Erbab-ı kalemin handiyse tümü, ancak uzaktan uludur. Yanına yaklaştıkça, düşüp kalktıkça, zaaflarını gözlemledikçe tersine döner bu durum. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- asıl sizin gözleriniz bağlı; hem de çok usta bir el tarafından. gözlerinizi bağlayan el, size hissettirmeden boynunuza da bir yular geçirmeyi başaracak denli zeki birine ait. (Ne Ki Ababeth)
- akrebin akrep olmaktan bıktığı ya da korktuğu anda kuyruğunu kendine saplaması ama bir akrep olarak ölmek istiyorsa önce akrepliğini yaşamak zorunda kalışı... (Ne Ki Ababeth)
- biz kendimiz için asıl olanı sanat saydık; bu uğurda hayatı dışladık ve hayatın bizi nasıl dışladığını görmezden geldik. oysa hayat, kendini reddedeni tersiyle ödüllendirir: ölümle! (Ne Ki Ababeth)
- öteki insanların bir çırpıda beceriverdikleri bir savuşturma, benim için kangrene dönüşebilen bir yara olabiliyor. (Ne Ki Ababeth)
- Cumhuriyet'in ilk yılları. Her şeyin en iyisinin Batı'da olduğuna ve insan olmanın yolunun Avrupalılık'tan geçtiğine inanılan yıllar... (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- ANLAMAK UYANMAKTIR! (Ne Ki Ababeth)
- Nurullah Ataç'ı önemli kilan, çoğu zaman kendisiyle çelişse de, kimileyin bilerek, kimileyin unutarak, önerdiği bir sözcük yerine bir başkasını önermiş olsa da, birikimini konuşturmaktansa konuşması gerektiği biçimde konuşsa da, hepimiz bugün kullandığımız dili ona borçluyuz. Eğer kullandığımız dili beğeniyorsanız, Ataç'ı ne denli övseniz, onu ne kadar hayırla ansanız yeri. Yok eğer bugünkü dilimizin, bırakın Batı dillerindeki çoğu kavramı karşılamakta yetersiz kalmasını, kimi uç düşünceleri ve çoğu duygulanımları aktarmakta yetersiz kaldığını düşünüyorsanız, Ataç'ın dinlenmemesine ne denli üzülseniz yine de az. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- Herkesin gözü önünde insan katline de artık tarihler savaş diyor. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- "Adalet ve fazilet uğruna hayatını veren bir kahramanın hareket tarzı hangi dünyevi, tabii, mantıki, ilmi ve akli sebeplerle doğru gösterilebilir? Eğer sadece mekân ve zaman içine kapanmış bu dünya ile hak ve haksızlık karşısında ilgisiz kalan tabiat var olsaydı, o zaman adaletin tarafını tuttuğu için bu dünyada kaybeden kahramanın fedakârlığı manasız olurdu. Tersine bu hareket, tabiat dünyasının karşısında, Allah'ın vahyi gibi manası ve kanunları bambaşka bir dünyadan bir haber olarak durmaktadır... Bu dünyada mücadele vererek ızdırap çeken büyük trajik şahsiyetleri mağlup değil galip sayabildiğimiz için bir başka dünyanın hakikati daha aşikâr görünmez mı?" | Aliya İzzetbegoviç (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- Türkiye, yasaların en keyfî uygulandığı, dahası birinin suçlu olduğuna karar verildiğinde kanıtının bile gerekmediği dünyanın tek hukuk devleti. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- "Ben gözyaşı ile gusûl abdesti alan kişiler tanırım. Biri de Neyzen Tevfik..." | Fethi Gemuhluoğlu (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- İsterdim ki gelecek güzel sofraların çeşnisi için kurusun diye kilere asılan bir ayva dalı gibi sallantısız halde sen bul beni. (Ne Ki Ababeth)
- İnsan olmak da eski devirlere mahsus. Günümüzde ne önemi var ki insan olmanın? Öyle görünmek kâfiyken. Devir imaj devri. (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- "Tanzimat'tan beri İstanbul seçkinleri, çocuklarını Batılı yapabilmek için hemen bir Avrupalı'ya teslim eder; aman dil öğrensin ve sonra da tıpkı onlardan biri olsun diye. Ne tuhaf değil mi? Bir zamanlar Batı'nın çocuklarını alarak devşiren ve gerektiğinde Batı'ya karşı kullanan bir cihan devletinin son nesli, kendi çocuklarını, kendi paralarıyla Batılı'ya devşirtmeye çalışmakta." (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
- "İsterdim ki gelecek güzel sofraların çeşnisi için kurusun diye kilere asılan bir ayva dalı gibi sallantısız hâlde sen bul beni..." (Ne Ki Ababeth)
- Bir insanı öldürmek, insanlığı öldürmek gibi... Peki bir insanı tanımak, insanlığı tanımak... Mı? *Ne ki insan en çok tanıdıklarının mahsulü. Ve tanıdıklarını sandıklarının.* (Yazı Tura Birkaç Portre Birkaç Tahlil)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin