Doğum Tarihi: 11 Kasım 1914
Doğum Yeri: New York City, ABD
Ölüm Tarihi: 12 Mart 2003
Ölüm Yeri: Old Greenwich, Connecticut, ABD
Howard Fast kimdir?
Amerika'lı yazar; Howard FastFast 1914 yılında. Newyork'ta doğdu. Antifaşist hareketi benimsediği için, 1943'te Komünist Parti'ye üye oldu. Üyeliği sırasında en başarılı eserleri olan Freedom Road (1944), The American (1946), Spartacus?ü (1951) yazdı. 1950 yılında, İspanya Sivil Savaşı'na destek verenlerin isimleri istendi. Söylemeyince; üç ay hapse mahküm edildi. Hapisten çıkınca, kendi yayınevini kurdu. Amerikan İşçi Partisi'nin kongrelerinde görev aldığı için, 1954 yılında yazara; Stalin Barış Ödülü verildi. 1957 yılında Hollywood'a giderek, oraya yerleşti. Senaryo yazarlığına başladı. Kitapları 82 dile çevrilen yazarın eserleri, on milyonlarca satmıştır. Emmy Ödülü, Ulusal Yahudi Kitap Ödülü, Schomburg Ödülü gibi birçok ödül sahibi olan Fast; Greenwich, Connecticut'ta yaşamına devam etti. 2003 yılında öldü.
--reklam--
Howard Fast Kitapları - Eserleri
- Spartaküs
- Suçsuzlar - Sacco ile Vanzetti
- Özgürlük Yolu
- Fırtınadan Sonra
- Köprülerim
- Nisan Sabahı
- Mağlup Edilemeyenler
- Yaşama Hakkı
- Özgürlük Savaşcısı Yurttaş Tom Paine
- Genç Kuşaklar
- Halk Savaşçıları
- Göçmenler
- Yapayalnız
- Bir Tutam Yaşam
--reklam--
Howard Fast Alıntıları - Sözleri
- SPIES: "(...) Bu mahkemenin önünde ve devletin temsil etmesi gereken halkın önünde, Eyalet Başsavcısını ve Bonfield'i uydurma bir dava tezgahlamakla suçluyorum (...)" PARSONS : "(...) Bu ülkenin yasalarına karşı gelmedim. Ne ben, ne de arkadaşlarım Amerikan vatandaşlarının herhangi bir yasal hakkını ihlal etmedik. Konuşma özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, toplanma özgürlüğüne tecavüz edilmeyeceği hakkını savunuyoruz. Anayasanın tanıdığı öz savunma hakkını savunuyoruz; ve iddia makamının, Amerikan halkının çok pahalıya kazandığı bu haklarını elinden almasına karşı çıkıyoruz. Ama iddia makamı, yedi adama ölüm cezası istemekle zaferi kazandığını sanıyor (...) " SCHWAB: "(...) İdealimizin bu yıl, ya da gelecek yıl gerçekleşmeyeceğini biliyorum, ama mümkün olduğu kadar yakın bir gelecekte, ileriki bir yılda gerçekleşeceğini biliyorum (...) " FISCHER: "(...) Ölüme mahkum edilmemi protesto ediyorum, çünkü cinayet işlemedim. Ancak, fikirlerimden dolayı öleceksem, bir sözüm yok (...)" LINGG: "(...) Sizi tanımıyorum ! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!" FIELDEN: "(...) Bir yanım var ki, öldüremezsiniz(...) " ENGEL: "(...) Hakları yalnız imtiyazlı olanlara göre ayarlayan ve işçilere hiç hak tanımayan hükümete karşı kim saygı duyabilir? Böyle bir hükümete saygım yok benim ( ... )" (Fırtınadan Sonra)
- Sen birisiyle aynı fikirde değilsen, ona aptal damgasını basar, zeytinyağı gibi üste çıkarsın. Ama ben bir fikre karşı olsam, kulağımı dört açarım. (Nisan Sabahı)
- Spartacus: Ben tanrıyım. Arena benim tapınağım. Kan benim kutsal şarabım. Ölüm benim için ölümsüzlük yemeği. (Spartaküs)
- Düşünen köleyi kırbaçlarlardı. Okuma öğrenen kölenin aldığı ödül iki yüz kırbaçtı bizim bildiğimiz. (Özgürlük Yolu)
- Zenci toprak ister. Beyaz adam desen o da toprak ister. Eh, herkese yetecek toprak var burda; ama nasıl bölüşülmeli bu toprak? (Özgürlük Yolu)
- Sen şeytanda bul kabahati Rahip, ama şunu bil ki, insanoğlunun çektiklerinin dörtte üçü, düpedüz aptallığın sonucudur. (Nisan Sabahı)
- "Ne kadar küçük, ne kadar önemsiz, ne kadar sıradan olursa olsun, hiçbir insan bütünüyle ölmez; ardında mutlaka, başka insanların kendine mal ettiği bir şeyler bırakır. Bu bir söz olabilir, bir davranış, bir tebessüm olabilir; bu yaşamakta olan insanların, hayatlarını sürdürmek için mücadelelerini, umutlarını yaşatmak için kendi hayatlarına kattıkları bir şeydir." (Fırtınadan Sonra)
- Senatoya git demişti Spartacus, Biz diyoruz ki.onlardan, çürümüş senato'dan,roma'dan bıktık. Asil romalıların bildiği tek şarkı bu. Fakat artık bu şarkıyı dinlemek istemiyoruz. Sulh-sükun içinde, birbirlerimizle kardeş yaşamalıyız. Ama şimdi 2 çeşit insan var : efendi ve köle. Ama artık efendi'den çok köle var. Sizden daha kuvvetli, daha iyiyiz. İnsanlığın iyi olan şeylerine biz sahibiz. Kadınlarımızı seviyor, onları koruyor müdafaa ediyoruz. Fakat siz kadınlarınızı o*****, bizim kadınlarımızı da hayvan yaptınız. Çocuklarımızı çekip aldığınız zaman ağlıyor, onlardan ayrılmamak için koyunların arasına saklıyorduk. Fakat siz çocuklarınızı hayvan yetiştirir gibi yetiştirdiniz. Bizim kadınlarımızın doğurduğu çocukları pazarlarda hayvanlar gibi sattınız. Arenalarda birbirlerini boğazlasınlar diye terbiye ettiniz. Sırf kendi zevkiniz için bizi hayvanlaştırmaya çalıştırdınız. Ne kadar kokmuş bir cemiyetsiniz! Hayatı ne kadar pis bir şekle soktunuz! İnsanlığın bütün güzel şeyleri ile alay ettiniz. vatandaşlarınız keyif içinde yaşıyor. öldürmek zevki için öldürdünüz. Kanın akışını seyretmek size zevk verdi. Küçücük çocukları madenlerde çalıştırdınız. Artık her şey bitti. Sennatona bütün bunların sonu geldi . Senatoya bize karşı ordularını göndermesini söyle.O orduları mahvedeceğiz. Köle alemine: uyan ! zincirlerini at ! diye bağıracağız.. (Spartaküs)
- Özgür bir insan, hem yarını, hem de dünü düşünmek zorundadır, geçmişi de, geleceği de kendisinindir çünkü; açlıksa, açlık çekecektir, karnını doyuracak bir sahip yoktur artık; ama hızlı adımlarla yürümek isterse, yavaş ol bakalım diyecek kimse de yoktur. (Özgürlük Yolu)
- Cehennem neresidir? Cehennem hayatın en lüzumlu ve basit ihtiyaçlarının korkunç bir güçlükle temin edilmeye çalışıldığı yerde başar. İşte bu düşünce, insanların yeryüzünde kurdukları cehennemde yaşayanlar tarafından paylaşılmıştır. Artık yürümek, nefes almak, görmek, düşünmek imkânsızlaşmıştır. (Spartaküs)
- Yaşam hiçbir zaman ziyan olmaz.Kötü sayılabilecek bir takım şeyler yaptım diye bütün ömrünün ziyan olduğunu,boşuna harcadığını düşünmen yanlış. (Suçsuzlar - Sacco ile Vanzetti)
- Kendisine Meclis adını veren sirk, dünkü oturumda, hayasızlığı tam olarak ele aldı, ve bu eyaleti mahfa ve iflasa sürükleyecek bir yasa teklifini kabul etti. (Özgürlük Yolu)
- "Boşa harcanan adımlar, boşa giden düşünceler gibidir, onlar kadar boş ve cahilcedir." (Nisan Sabahı)
- "İnsanlar çoğunlukla görmek istediklerini görürler". (Suçsuzlar - Sacco ile Vanzetti)
- İnsanın giysisi içinin aynasıdır (Özgürlük Yolu)
- Emperyalizmi ikna etmek ancak silahla mümkündür. (Nisan Sabahı)
- Bu toprağı yüz yıldır işleyen biz değil miyiz? Ekip biçen, ürünü yetiştiren biz değil miyiz? Biz karınlarını doyuralım, onlar ülkeyi paylaşsınlar! (Özgürlük Yolu)
- Zaman zaman söylediği gibi politika üç değişmez yetenek istiyordu. Orada erdeme yer yoktu. Politikacıların çoğunu mahveden şey erdemli olmaya çalışmalarıydı. Yetenekleri şöyle sıralıyordu: Birincisi hep kazanan taraftan olabilme yeteneğiydi. Bunda başarı kazanılamazsa, ikincisi de insan kendisini kaybeden taraftan çekip kurtarma yeteneğine sahip olmalıydı. Üçüncüsü de asla düşman edinmeme yeteneğiydi. (Spartaküs)
- Hafıza insanlığın acısı ve neşesiydi. (Spartaküs)
- Birkaç bin kişinin, bütün toprak mülkiyetini tek elde topladığı bir yerde hak eşitliğinden söz etmek olanağı yoktur; bundan söz edilse bile, pratikte işlerliği olmayan bir hak eşitliğidir bu. (Özgürlük Yolu)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin