Doğum Tarihi: 1070
Doğum Yeri: Dımaşk
Ölüm Tarihi: 18 Nisan 1160
Ölüm Yeri:
İbn Kalanisi kimdir?
Dımaşk’ta dünyaya geldi. Vefatında sekseni aşkın olduğu dikkate alınarak 465-475 (1073-1082) yılları arasında doğduğu söylenebilir. Soyu Temîm’e kadar ulaşan büyük bir aileye mensuptur. Ailesi kalansüve (külâh) imalâtıyla meşgul olduğu için İbnü’l-Kalânisî lakabıyla tanındı. İbnü’l-Kalânisî Dımaşk’ta tarih, ilâhiyat, edebiyat ve fıkıh tahsili yaptıktan sonra Dîvânü’r-resâil ve’l-inşâ’da kâtip olarak göreve başladı; ardından bu divanın reisliğine yükseldi. Bir süre Dîvânü’r-resâil ve’l-inşâ ile birlikte Dîvânü’l-harâc’ı da yönetti. İki defa Dımaşk şehrinin reisliğine tayin edildi ve uzun yıllar bu görevde kaldı. Hadisle ilgilenen İbnül-Kalânisî, es-Sâhibü’l-amîd Ebû Ya‘lâ Sehl b. Bişr el-İsferâyînî ve Ebû Ahmed Hâmid b. Yûsuf et-Tiflisî’den rivayette bulunmuş; Ebü’l-Kāsım Sasrâ, Ebü’l-Mevâhib Sasrâ, Mükrem b. Ebü’s-Sakr, Ebü’l-Kāsım İbn Asâkir ve oğlu Kāsım b. Asâkir, Ömer b. Ali el-Kureşî ve kardeşi Abdülvehhâb, Kadı Abdurrahman b. Sultân ve İshak b. Tarhân eş-Şâgūnî de ondan hadis rivayet etmişlerdir. İbnü’l-Kalânisî 17 Rebîülevvel 555’te (27 Mart 1160) Dımaşk’ta vefat etti ve Kāsiyûn Mezarlığı’nda ağabeyi Muhammed’in kabrinin yanına defnedildi. 5 veya 7 Rebîülevvel’de (15 veya 17 Mart) öldüğü de rivayet edilir.
Nazımda, nesirde ve inşâ kâtipliğinde haklı bir şöhrete kavuşan İbnü’l-Kalânisî aynı zamanda şair ve iyi bir hattattı (İbn Asâkir, XV, 191). Kendi eserinde (Târîħu Dımaşķ [nşr. Süheyl Zekkâr], s. 447, 528, 532-533), İbn Asâkir’in Târîħu Dımaşķ’ında (XV, 191-192) ve Yâkūt el-Hamevî’nin MuǾcemü’l-üdebâǿsında (X, 279-280) bazı şiirleri yer almaktadır.
Dımaşk ve Mısır’daki idarî görevlerini nesiller boyu sürdüren Kalânisî ailesi halk tarafından seviliyordu. 548’de (1153-54) Dımaşk’ta karışıklıkların çıkması üzerine şehrin reisliğine getirilen İbnü’l-Kalânisî’nin yeğeni Ebû Gālib Radıyyüddin Abdülmün‘im, akrabalarını yanına alarak şehri dolaşıp halkı ve askerleri yatıştırmış, şehirde huzur ve sükûnu sağlamıştır (Târîħu Dımaşķ [nşr. Süheyl Zekkâr], s. 501). Ailenin VIII. (XIV.) yüzyılda bile Dımaşk’ın idaresinde söz sahibi olduğu bilinmektedir. Dımaşk’ta Sâlihiyye’deki Kalânisiyye Dârülhadisi bu aileye mensup olan Ebû Ya‘lâ Hamza b. Müeyyedüddin Ebü’l-Meâlî Es‘ad tarafından yaptırılmıştır (Nuaymî, I, 96-97, 307-311).
İbnü’l-Kalânisî, el-Emîrü’l-müeyyed Uddetü’l-imâm Haydere b. Hüseyin b. Müflih’in 1 Receb 441’de (29 Kasım 1049) Dımaşk valiliği görevine başladığını ve bu görevini 448 (1056) yılına kadar sürdürdüğünü belirttikten sonra Târîħu Dımaşķ (Źeylü Târîħi Dımaşķ) adlı eserini bu yıl üzerine kurduğunu söyler (Târîħu Dımaşķ [nşr. Süheyl Zekkâr], s. 140). Kitabından iki yerde (s. 474, 531) sadece Târîħ adıyla bahseder. İbn Asâkir (XV, 191), Yâkūt el-Hamevî (X, 278), İbnü’l-Esîr (X, 560) ve Zehebî de (XX, 388-389) onun eserine Târîħ ismini vermişlerdir. İbn Hallikân (VII, 144) kitabın adını Źeylü Kitâbi Târîħi Hilâl eś-Śâbî, Ebû Şâme (I, 28) Müźeyyelü’t-Târîħi’d-Dımaşķī, İbnü’l-Adîm (III, 1154, 1162) eź-Źeyl fî Târîħi Dımaşķ ve el-Müźeyyel bihî Ǿalâ Târîħi Dımaşķ, Kâtib Çelebi ise (Keşfü’ž-žunûn, I, 294) Źeylü Târîħi Medineti Dımaşķ şeklinde kaydetmiştir. İbn Hallikân’ın ifadesinden kaynaklanan yaygın kanaate göre İbnü’l-Kalânisî eserini, Hilâl b. Muhassin es-Sâbî’nin (ö. 448/1056) 360-448 (970-1056) yıllarına ait olayları ihtiva eden Târîħu Hilâl b. Muĥassin eś-Śâbî adlı kitabına zeyil olarak kaleme almıştır. Henry Frederick Amedroz da kitabı Źeylü Târîħi Dımaşķ ismiyle yayımlamıştır (Beyrut 1908). Ancak Claude Cahen, bu konuya dair yazdığı bir makalede meselenin İbn Hallikân’ın ifadesine dayanan Amedroz’un kısa açıklamasıyla vuzuha kavuşamayacak kadar karışık olduğunu, İbnü’l-Kalânisî’nin çağdaşı Azîmî’nin eserin ismindeki “müzeyyel” kelimesini “zeyl” ile değiştirerek kitabın adını Źeylü’t-Târîħi’d-Dımaşķī olarak kaydettiğini ve bunu “Dımaşk Tarihi’nin zeyli” değil “Tarih’in Dımaşk’a dair kısmının zeyli” olarak anlamanın daha doğru olacağını ileri sürmüştür (Arabic and Islamic, s. 156-167).
Müellif Târîħu Dımaşķ’a, muhtemelen Hilâl b. Muhassin es-Sâbî’nin eserinde Dımaşk tarihiyle ilgili olarak verdiği bilgileri tamamlamak amacıyla 360 (971) yılı olaylarını anlatarak (Karmatîler’in zilkade ayında [Ağustos-Eylül 971] Dımaşk’ı işgal etmesiyle) başlamıştır. Eser, 1 Safer 555’te (11 Şubat 1160) Dımaşk Kadısı Zekiyyüddin Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed’in kadılık görevinden istifası ve yerine Kadı Kemâleddin eş-Şehrezûrî’nin tayin edildiğini belirten mâlumatla sona erer. Kitabın Oxford Bodleian Library’de bulunan (nr. Hunt. 125) nüshasının başından on dört varak eksiktir. Bundan da eserin daha erken bir tarihte cereyan etmiş olaylarla başladığı anlaşılmaktadır. Kitabın iki bölümden oluştuğu söylenebilir. Müellif, 441 (1049) yılına kadar gelen birinci bölümü (asl) yazarken Sâbit b. Sinân ve Hilâl b. Muhassin es-Sâbî’nin tarihlerinden istifade etmiştir. Ancak onun bu kaynakları kullanırken onları iktibas ederek mi, ilâve, tashih, tâdil ve ihtisar ederek mi, yoksa diğer bazı kaynaklarla birlikte bunlardan da faydalanmak suretiyle mi eserini kaleme aldığı konusu henüz aydınlatılamamıştır.
--reklam--
İbn Kalanisi Kitapları - Eserleri
- Şam Tarihine Zeyl
--reklam--
İbn Kalanisi Alıntıları - Sözleri
- Frenkler bir kule inşa ettiler ve şehre doğru yaklaştırdılar. Kulenin üstü oklara ve nefte karşı asma yaprakları, hasır ve öküz derileriyle kaplıydı. Böyle maharetle inşasını tamamladıktan sonra altına koydukları kütükler üzerinde günlerce taşıdılar. İçlerine de yangınları söndürmek için su, sirke ve savaş aletleri koydular. (Şam Tarihine Zeyl)
- Bu sene gelen habere göre Sâhib-i Hıms Emîr Cenâhü’d-Devle Hüseyin Atabek cuma namazı için kaleden camiye indi. Etrafı da baştan aşağı silah kuşanmış fedaileriyle çevriliydi. Âdet olduğu üzere namaz yerinde saf tuttu. Bu sırada üç bâtınî Acem neferi üzerine atıldılar. Yanlarında bağımlılık yeminiyle itaat ettikleri şeyhleri (baş assasin) vardı. Hepsi de zâhid kıyafetine bürünmüşlerdi. Şeyh işaret edince hançerleriyle emîre saldırdılar. Hem onu, hem de birkaç fedaisini öldürdüler. (Şam Tarihine Zeyl)
- Lakin Halep'ten pek çok zelzele ve bazı binaların yıkıldığı haberleri geldi. Şeyzer'e geline, evlerden pek çoğu sakinlerinin üzerine çöktü ve bu yüzden çok ölen oldu. (Şam Tarihine Zeyl)
- Recep ayında tekrar eden zelzelerin ardından kuzeyden, Hama'dan korkunç haberler geldi. Şehrin kalesi ve bütün evleri içinde yaşayanların üzerlerine çökmüştü. Yaşlısı, genci, kadını, çocuğu pek çok insandan sadece birkaç kişi dışında kimse kurtulamadı. (Şam Tarihine Zeyl)
- Cemaziye'l- evvel ayının on biri ve yirmisi arasında Sultan Mes'ud'un oğlu Antakya'yı kuşatmak üzere pek çok insanla hareketine dair haberler geldi. Vaziyet el-Melik el-Adil Nure'd-Din ve Frenk meliki arasında bir anlaşma yapılmasını gerekli kıldı. (Şam Tarihine Zeyl)
- Kutbe'd-D,n ve onunla birlikte gelen ordusu, komutanlar, valiler ve kuvvetleri için Cemaziye'l-evvel ayının on yeisi cuma günü büyük bir şölen düzenledi. Bunun için atlar, inekler ve koyunlar kesilerek ve diğer gereklerin de tedarik edilmesiyle büyük hazırlıklar yapıldı. (Şam Tarihine Zeyl)
- Keskin kılıçlar ateşten ve ölümden darbeler indirerek başlarına ve boyunlarına hükmetti, sivri mızraklar ve oklar bedenlerini kapladı. Ecelin korudukları ve korkudan kalpleri kanatlanıp kaçışın pek azı hariç, içlerinden kimse kaçamadı. (Şam Tarihine Zeyl)
- Rum yük gemisinin bulunduğu haberini alınca Sur Limanı'na döndü. Gemiye saldırdı, ele geçirdi, içindekileri öldürdü ve mallara el koydu. Üç gün kaldıktan sonra gemiyi yaktı ve tekrar denize döndü. Frenk hacılarının bulunduğu birkaç Frenk gemisi ele geçirdi. İçindekileri öldürdü, esir aldı ve talan ettikten sonra ganimet ve esirleriyle birlikte Mısır'a döndü. (Şam Tarihine Zeyl)
- Sultan Melikşah Hemedan’dan Bağdat’a geldi. Burada Şam’dan gelen mektupları ve elçileri kabul etti. Ona vaziyetten ve Fırat’tan döndükten sonra Frenklerin yaptıklarından haber verdiler. Sayda, el-Esârib ve Halep bölgesindeki felaketleri de anlattılar. Halep’ten gelen Hâşimî eşrafından biri, bir grup sûfî, tüccar ve fakih Şaban ayının ilk cuması camide sultanın huzuruna çıkarak yardım istediler. Hutbe okuyanı minberden indirerek minberi kırdılar. Frenklerin elinden İslam’ın başına gelen felaketler, öldürülen adamlar, esir alınan kadın ve çocuklar yüzünden feryatlar içinde ağladılar. Cemaatin namaz kılmasına engel oldular. Bu sırada cemaat ve ileri gelenler onları yatıştırarak, orduları gönderip Frenklerden ve küffardan İslam’ın intikamını alacağına sultan adına söz verdiler. (Şam Tarihine Zeyl)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin