Öğretim Üyesi, Halk Sağlığı Uzmanı, Yazar, Gazeteci İlker Belek edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında İlker Belek hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. İlker Belek hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte İlker Belek hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1961

Doğum Yeri: Balıkesir, Türkiye

İlker Belek kimdir?

Sağlık sistemleri, sağlığın ekonomi politiği, sağlıkta eşitsizlikler, kapitalizmin krizi üzerinde çalıştığı özel ilgi alanlarıdır. yayınlanmış 12 adet kitabı bulunmaktadır. makaleleri, toplum ve hekim, ekonomik yaklaşım, sosyoloji dergisi, sağlık toplum siyaset, sağlıkta sınıf tavrı, insancıl gibi çeşitli dergilerde yayınlanmıştır. 1987 yılından beri aktif olarak hekim hareketinin içindedir. bir dönem türk tabipleri birliği halk sağlığı kolu başkanlığı yapmıştır. halen toplum ve hekim dergisinin yayın kurulu üyesi ve antalya tabip odası büyük kongre delegesidir.Ekim 2000'de doçent ünvanı aldı.

--reklam--

İlker Belek Kitapları - Eserleri

  • Marksizm ve Sınıf Bilinci
  • Dinin Toplumsal Kökenleri
  • Sınıf Sağlık Eşitsizlik
  • Kapitalizmde Sınıf
  • Avrupa Sağlık Reformları
  • Sağlığın Politik Ekonomisi
  • Din Toplum İktidar
  • Küba'da Sağlık
  • Esnek Üretim Derin Sömürü
  • Postkapitalist Paradigmalar
  • Marxist Bakış Açısıyla Bilimsel Teknolojik Devrim ve Endüstriyel Demokrasi
  • Toplumsal Bilinç
  • Din Bilim Felsefe
  • AKP'li Yıllarda Sağlık

--reklam--

İlker Belek Alıntıları - Sözleri

  • Halk eğitimsizdir, bilinç düzeyi düşüktür, bu haliyle olup bitenleri anlaması, anlamlandırması olanaklı değildir. (Din Toplum İktidar)
  • Zulu yerlileri, timsahlarla dolu bir nehri geçerlerken bir parça timsah pisliği çiğnerler ve üzerlerine serperler. Böylece timsahın özelliklerine geçici bir süre için de olsa sahip olduklarını ve kendisi gibi bir canlıya zarar veremeyeceği için, timsahın saldırısından korunacaklarını sanırlar. (Dinin Toplumsal Kökenleri)
  • Ruh diye bir şey yoktur. (Din Bilim Felsefe)
  • Bilimden kopan kafalar donuklaştı. Kitlelerin gündelik pratiğin kendiliğinden yaratıcılığıyla dolu zihinleri din ve kadercilik tarafından işgal edildi. Her şeyi olduğu gibi kabullenen, güçlünün iradesine boyun eğen bilinç yapısı şekillendi. (Dinin Toplumsal Kökenleri)
  • Din kitlelerin inanç biçimi olarak siyasal bir araç işlevi görmek üzere yönetenlerin elinde şekillendi. (Din Toplum İktidar)
  • Doğada,maddenin hareketinde herhangi bir amaç yoktur. Böyledir; ama her şeyin bir nedeni vardır. Nedenler maddi olgulardır. Maddenin kendisi gibi, hareketi de diğer maddi kategorilerle ilişkilenmesi de nesneldir. (Din Bilim Felsefe)
  • İslam köleci düzeni kabul ediyor, sürekliliğini sağlıyor, kurumsallaştırıyor. Ancak günahların affı konusunda köle sahiplerine köleci sistem içinde bir fırsat yaratıyor ve düzeni bu şekilde yeniden yapılandırıyor. (Din Toplum İktidar)
  • Bütün canlılar protoplazmalı hücrelerden oluşurlar. Bu canlılığın temel yapıtaşıdır. En karmaşık, gelişkin türlerde bile. Zaten bu olgu bile tek başına tüm canlıların aynı ortak atadan evrimleştiklerinin kanıtıdır. (Din Bilim Felsefe)
  • Ahlak dendi değil mi? İsrailoğulları Mısır'dan komşularını soyarak çıkıyorlar: "Her kadın, Mısırlı komşusundan ya da konuğundan altın ve gümüş takılar, giysiler isteyecek. Oğullarınızı, kızlarınızı bunlarla süsleyeceksiniz. Mısırlılar'ı soyacaksınız." (Mısır'dan Çıkış 3: 22). (Din Toplum İktidar)
  • İnsanın zihinsel etkinliği dinin etkisinden kurtuldukça, dine karşı bilinçli bir savaş açtıkça bilim niteliği kazandı. (Din Bilim Felsefe)
  • Dinsel bilinç geniş ezilenler kitlesinin sömürücü düzenle uyumlulaştırılması yönünde ideolojik bir işlev üstlendi. (Dinin Toplumsal Kökenleri)
  • Gelecekte nelerin olabileceğine dair nesnel analizler yapabilmek istiyorsak, kutsallıklara, imana, yaratıcı güce sığınmadan,akılla araştırmak zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz. (Din Bilim Felsefe)
  • Kuran, kurallaştırma, daha düzenli hale getirme stratejisi dışında, içine doğduğu toplumsal koşulların belirlediği sorunları yok etme, onlarla mücadele etme amacı gütmez. Köleliği, servet eşitsizliğini, kadının aşağı konumunu, cariyelik kurumunu olduğu gibi kabullenir. (Din Toplum İktidar)
  • Helium, Deuterium, Lithium gibi hafif elementler büyük patlamanın erken döneminde, geri kalan ağır elementler ise yıldızların içinde oluşmakta ve süpernova patlamaları ile uzaya yayılmaktadır. (Din Bilim Felsefe)
  • Gerçekliğin bilinemeyeceği türünden her yaklaşım, aslında bilimin gelişmesini engelleyen bir önyargıdır. (Din Bilim Felsefe)
  • İnsan, yöneten tanrı önünde boyun eğmek zorundadır. Din, bu haliyle, insanlara, sınıflı toplum yapısının yarattığı korkulardan kaçarak sığınacakları bir mekan da sunar. Bu özelliği nedeniyle Hume dini "yaltaklanma" olarak niteler. (Din Toplum İktidar)
  • Java Adası'nın bazı bölgelerinde, pirincin çiçeklenme zamanı yaklaştığında, köylüler gece kadınlı erkekli tarlalara gidip, toprağın verimini artırmak için ona örnek olmak ve böylece iyi ürün vermesini sağlamak amacıyla cinsel ilişkiye girerler. (Dinin Toplumsal Kökenleri)
  • Bilimden kopan kafalar donuklaştı. Kitlelerin gündelik pratiğin kendiliğinden yaratıcılığıyla dolu zihinleri din ve kadercilik tarafından işgal edildi. Her şeyi olduğu gibi kabullenen, güçlünün iradesine boyun eğen bilinç yapısı şekillendi. (Dinin Toplumsal Kökenleri)
  • Materyalist bilim AIDS tedavisi konusunda büyük ilerlemeler kaydederken, din, inananlarına ilaç kullanmak yerine, Tanrı'larına sığınmalarını mı önerecekti? (Din Bilim Felsefe)
  • Pekin Adamı ile Homo Neanderthalis insan yiyiciydiler. Yamyamlık konusunu anlamaya o dönemden kalma kafatasları ışık tutuyor. (Dinin Toplumsal Kökenleri)