Doğum Tarihi: 1931
Doğum Yeri: İspanya
Juan Goytisolo kimdir?
Juan Goytisolo, 1931 yılında Barselona'da doğdu. Madrid'de komünizmle ve edebiyatla tanıştı. Franco'nun başa gelmesinden sonra, 1957'de Paris'e yerleşti. Yaklaşık on beş romanı (hepsi de Franco'nun ölümüne kadar İspanya'da yasaktı) ve pek çok deneme kitabı olan yazara, 1985 yılında bütün yapıtları için Europalia Ödülü verildi. Goytisolo çok kısa süre önce de, Latin Amerika'nın en önemli ödülü olan Octavio Paz Ödülü'ne layık görüldü. Juan Goytisolo, yazarlığının yanı sıra Kolombiya, Saraybosna ve Çeçenistan'da yaşanan çatışmalar konusundaki politik tavrıyla da gündeme geldi. Yazarın yapıtları arasında Marx'ların Öyküsü, Saraybosna Yazıları / Barbarlığa Doğru Bir Yolculuğun Notları sayılabilir; bunun dışında bazı yazıları Yeryüzünde Bir Sürgün-Juan Goytisolo'dan Seçme Yazılar adı altında derlenmiştir.
--reklam--
Juan Goytisolo Kitapları - Eserleri
- Osmanlı'nın İstanbul'u
- Ara Perde
- Yeryüzünde Bir Sürgün
- Yasak Bölge
- Kuşatma Hali
- Saraybosna Yazıları
- Marx'ların Öyküsü
- Yalnız Kuşun Erdemleri
- Kapadokya'da Gaudi'nin İzinde
- Çekişme Diyarında
--reklam--
Juan Goytisolo Alıntıları - Sözleri
- Dünyadan ayrılmak fikri ona işkence gibi geliyordu, doğal bir şey olan ayrılık olayından ötürü değil, olanaklı bir anlam bulup çıkaramadan gittiğinden ötürü (Ara Perde)
- Lady Montagu'nun yinelemekten bıkmadığı bir konu var: Harem öyle gezginlerin anlattığı gibi, efendilerinin kaprisine ve zevkine boyun eğen kadınların kapatıldığı bir hapishane değildir; tersine, kadınların mahremiyetini koruyan, erkeklere yasak bir bölgedir. (Osmanlı'nın İstanbul'u)
- "Başına gelebilecek en kötü şey geldi zaten. Onsuz yaşıyorsun, ondan uzak yaşıyorsun ve onu uzaklarda küçülmüş olarak belli belirsiz görebiliyorsun. (Ara Perde)
- O zaman keşfettiydi ki özgürlük ancak kitaplardadır. (Ara Perde)
- "Yoğunluk iğretiliğin çaresidir." (Ara Perde)
- çabalarımızın meyvasını toplayamadan ölüp gidiyoruz ya da ihtiyarlıyoruz. insan denen hayvanın kısa ömürlü ve cılız bir yaratık olduğu hesaba katılırsa, yaşanan anın zevkini sürmekten daha büyük bir bilgelik olabilir mi? (Osmanlı'nın İstanbul'u)
- Her şeyin yıprandığı, her şeyin yok olup gittiği bu dünyada Güzellikten daha da beter yıkıntıya dönüşen, onun kadar bile iz bırakmayan bir şey var: o da ıstırap. MARCEL PROUST, Le Temps retrouvé (Ara Perde)
- “Yerinden hiç kıpırdamadan da kaçıp gitmek mümkündü. Trenin sarsıntıları, o iki ucu belirli kısa yolda hızlanıp yavaşlamaları, kendisine kaçıp kurtulma isteği ve bir gün kaçıp kurtulacağı şeylerle dopdolu bir yaşamın görüntüsünü sunuyordu.” (Yeryüzünde Bir Sürgün)
- O zaman keşfettiydi ki özgürlük ancak kitaplardadır. (Ara Perde)
- Bana ulaşmayı bu kadar şiddetle dileyen âşıklarım beni kül edebilirler. (Ara Perde)
- Osmanlılar, ister Müslüman, ister Hristiyan, ister Musevi olsunlar birlikte yaşıyorlar ama birbirlerine karışmıyorlardı. (Osmanlı'nın İstanbul'u)
- Çevresinde gece bastırıyordu, geceyle birlikte kendi de kararıyordu. (Ara Perde)
- Ve bizimle başkaları arasında ne kadar farklılık varsa, bizim kendi içimizde de o kadar farklılık bulunur. (Yasak Bölge)
- Başkaları, ben dahil bir şeyleri kesintiye uğratıyormuşuz gibiyiz sanki. (Ara Perde)
- Doğu insanının bakışları huzurlu ve derin, ağzı sakin ve vakurdur; ruhu ise kimsenin aralayamayacağı bir esrar perdesiyle örtülüdür. (Osmanlı'nın İstanbul'u)
- "Zamanı ölçmek ve hayatlarını saatin gülünç despotluğuna tutsak etmek gibi uğursuz bir fikir kimin aklına gelmişti acaba?" (Ara Perde)
- "Zaman kimsenin atının terkisinden alaşağı edemediği bir kör süvariydi." (Ara Perde)
- Giyim ve ayakkabı farklılıkları - Türkler için sarı pabuç ya da çizme, Ermeniler için kırmızı, Yahudiler için siyah - ve azınlıklara getirilen sınırlamalar zaman içinde yok olup gitti. (Osmanlı'nın İstanbul'u)
- Sonsuza değin yerin dibine gömülmüş sandığı bir çocukluğa böyle geri dönmek onu perişan etti. (Ara Perde)
- ..yeni yaranın kanayan noktasına erişmek için eski yarasına geri dönmek zorundaydı demek. (Ara Perde)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin