Alman Dansçı , Koreograf , Yönetmen ve Yazar Judith Kuckart edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Judith Kuckart hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Judith Kuckart hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Judith Kuckart hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 17 Haziran 1959

Doğum Yeri: Schwelm / Vestfalya

Judith Kuckart kimdir?

Judith Kuckart 1959’da Schwelm-Westfalen’de doğdu. Essen, Folkwang Okulu’nda dans eğitimi aldı. Üniversite eğitimini edebiyat ve tiyatro bilimi dallarında Köln ve Berlin’de tamamladı. Kendi kurduğu Skoronel Dans Tiyatrosu ile 1985-1998 yılları arasında Almanya’da ve uluslararası sahnelerde yazar, dansçı, koreograf ve rejisör olarak katkıda bulunduğu on yedi oyun sahneye koydu. 1998’den beri serbest rejisör olarak çalışmaktadır. 1990’da iki kadının Kızıl Ordu Fraksiyonu ile bağlantılı öyküsünü kaleme aldığı ilk romanı yayınlandı, kitabın Türkçe çevirisi 2016’da kitap fuarında okuyuculara sunulacak. Judith Kuckart romanların yanı sıra tiyatro oyunları ve piyesler de yazmaktadır. Almanya PEN Yazarlar Derneği üyesi olan yazarın eserleri farklı dillere çevrilmiş ve ödüller almıştır; Villa Massimo Ödülü (1997), Deutscher Kritikerpreis (2004), Annette von Droste Ödülü (2012). Kuckart Berlin ve Zürih’te yaşıyor.

Eserlerinden Bazıları

- Dass man durch Belgien muss auf dem Weg zum Glück. Roman, DuMont, Köln, 2015

- Wünsche, Roman, DuMont. Köln, 2013

- Der Bibliothekar. Roman, btb, München, 2009

- Die Verdächtige. Roman, DuMont, Köln, 2008

- Kaiserstraße. Roman, DuMont, Köln, 2006

- Die Autorenwitwe. Erzählungen, DuMont, Köln, 2003

- Wahl der Waffen. Roman, S. Fischer Verlage, Frankfurt/Main, 1990

--reklam--

Judith Kuckart Kitapları - Eserleri

  • Kütüphaneci
  • Silahı Seçmek
  • Aşkı Anımsamak

--reklam--

Judith Kuckart Alıntıları - Sözleri

  • 21 Aralık, Salı Hayatın en büyük servet olmadığı kararına vardığından beri, artık uzun zamandır insanlar arasında bulunmuyor. (Silahı Seçmek)
  • Okumaktan deli gibi olunca iyi bildiği bir şeyi unutmuştu. (Kütüphaneci)
  • "Bedava olan sadece ölümdür, gerisi boştur." (Kütüphaneci)
  • İnsan ne ile ölçülür? Ne ile ölçülür insan? Bir zamanlar nasıl olduğuyla mı? Önce ne yaptığıyla mı? Daha sonra ne kadar geç karar verdiğiyle mi? Ve ölüm korkusu, yeterince yaşamamış olma korkusu mu bu? (Silahı Seçmek)
  • Hiçbir zaman bir kadın bir erkeği, bir erkeğin bir kadını seçtiği gibi uzman gözüyle seçemez. Kadın seve seve aldanır ve o zaman yanılgıyı çok daha içten sever. (Kütüphaneci)
  • Duygulanmış olmamaya çaba gösterdi, çünkü daha az duygulanmış olmak daha az aldatılmış olmak demekti. (Kütüphaneci)
  • İnsanlar birlikte yatağa gidecek birini bulamadıkları zaman kitaplarla uyuyorlardı. (Kütüphaneci)
  • Katia yetenekli, buna rağmen gazeteci oldu. Sırtında bir bursla Radio France’da çalışıyor. Bazı günler evde kalıyor, hep yatağa yakın, kahvaltıdan sonra telefon rehberindeki isimleri tarıyor parmak ucuyla, telesekreteri olanlarda duruyor, numarayı çeviriyor, banda kaydediyor ve ahizeyi yerine koyuyor. Bu malzemeden bir şeyler yapmak istiyor, her şeyden bir şeyler yapmak istediği gibi. Hikâyenin izini Katia sürdü; o düzenli ve hımbıl biri. Gare du Nord’dan Berlin’e bilet aldıktan sonra, geç geleceğini biliyor. Geç gelmek demek diğerlerini yaşarken bulamamak mı demektir? (Silahı Seçmek)
  • Jette ertesi gün ekmek almaya gittiğinde, gazete bayiinde, 80 000 DM'lık bir ganimetten söz edildiğini okuyor. Şaşırıyor, tekrar sayacak, çünkü sadece 70 000 DM'lık deste yaptı. Hiçbir banka soygunu kapitalizme zarar veremez. Jette bunu da Ürdün'de Filistinlilerden ve Brecht'den öğrendi ve buna rağmen nasıl yapıldığını da. (Silahı Seçmek)
  • "Kadın keskin bir bıçak, kendisi aşık bir silgi..." (Kütüphaneci)
  • En cesur rüyalar, korkan insanların ürünüdür. (Kütüphaneci)
  • 10 Aralık Gerçeklik, kendisini yine kendisi kanıtlayan ve makul görünen çılgın bir kavram mı? İşlevini gören sanrı mı? (Silahı Seçmek)
  • İnsanın, politik umudunun daha fazla farkında olması için, sahip olduğu politik umuda bir renk vermesi zorunludur, diyor Kindermann. (Silahı Seçmek)
  • Jette Zenci Öpücükleri'nin hayalini kuruyor. - Sessiz olan. O ölmek zorunda, diyor adı Hans olan. - Çabuk ol, diyor sarışın kadın. Gizlice tavuk eti yiyorlar. Onun soğuk otuz sekiz kilosunun* ötesinde mücadele sürüyor. Suskun ölünün sakalı uzamaya devam ediyor, ağzı açık kalıyor. Kimsenin umurunda değil. Çevresi sessizleşti. Jette şu an bir şey daha söyleyemeyecek kadar büyük konuştu. Öpücüklerin hayalini kuruyor. *Onun soğuk otuz sekiz kilosu: RAF üyesi Holger Meins 1974'te cezaevinde ölüm orucunun 57. günü öldüğünde beden ağırlığı otuz sekiz kiloya inmişti. (Çevirmen Notu) (Silahı Seçmek)
  • 13 Aralık Masum doğan, hiçbir kuşak yok? Her cümle gücünü, sondaki noktalama işaretinden alır. . . . 14 Aralık, Salı Bir şeyin eksikliğini duyuyorum. Ne? Ne. Geçeceğini söylüyorlar. Olayların seyri, öğrenecek bir şeyler olduğunu gizliyor. (Silahı Seçmek)
  • Savaşın son bulmasının yıldönümü ve anneler gününün ardından Marie, pencerenin önünde ölüme yürüyecek. Biri onun için hapishaneye postayla halat gönderdi, kontrolden geçmemiş ve kalın. Halat elinde duruyor. Çamaşırlarında yabancı birinin kokusu olacak.* *RAF üyesi Ulrike Meinhof'un cezaevinde ölü bedeni üzerinde sperm bulunmasına gönderme. (Çevirmen Notu) (Silahı Seçmek)
  • " Hiçbir zaman bir kadın bir erkeği, bir erkeğin bir kadını seçtiği gibi uzman gözüyle seçemez. Kadın seve seve aldanır ve o zaman yanılgıyı çok daha içten sever." (Kütüphaneci)
  • Bademleri say say, acı olanı ve uyanık tutanı seni onlara say beni Paul Celan (Silahı Seçmek)
  • "Söylemenin kuralları içinde olmadığından söylenemeyen şeyler vardır. Bunlar ancak yapılabilir, çünkü ancak o zaman ifade olarak var olabilirler. Sonrasını bilemediğim zaman bir sözcüğe takılırım. Bir sonraki cümleyi oradan bağlarım. Sözcükler düşünmeye özendirir." Kızıl Ordu (RAF) militanlarının yer aldığı ARANIYOR afişinde eski bakıcısı Jette’nin fotoğrafını gören genç gazeteci Katia, üzerinde izler bırakmış ve cesaretine hayran olduğu bu kadının yaşamını takip etmeye karar verir. Kızıl Ordu militanı Jette ‘70’li yılların başında, "Beyaz Giysili Banka Soyguncusu" sıfatıyla "Almanya’nın en çok aranan kadını" olmuş, tutuklanmış, sonrasında arkadaşlarının eylemleri sonucu hapisten kurtulmuştur. Yurtdışına kaçan Jette artık yaşamını Filistin mücadelesine adayacaktır... (Silahı Seçmek)
  • "Eskiden bir kitap onu yabancı bir ülkeye taşırdı..." (Kütüphaneci)