Doğum Tarihi: 1954
Doğum Yeri: Samsun, Türkiye
Ölüm Tarihi: 1 Mart 2020
Ölüm Yeri: İstanbul, Türkiye
Kadri Öztopçu kimdir?
1954'te Samsun'da doğdu. Yazmaya şiirle başladı. Şiirleri,; Yeni Adımlar, Türkiye Yazıları, Güney, Adam Sanat ve Şiiratı; öyküleri ise Adam Öykü, Eşik Cini ve Notos dergilerinde yayımlandı. Reklam yazarlığı yaptı. Çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk öykü kitabı Yanlış Hikâyeler 2006'da yayımlandı. 2009'da yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuş Oltası, 2010 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'ne değer görüldü. 2013'te Yara ve 2019'da Kimsenin Bilmediği İnsanlar adlı kitabı yayımlandı. Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar Kadri Öztopçu, 66 yaşında hayata veda etti.
--reklam--
Kadri Öztopçu Kitapları - Eserleri
- Kuş Oltası
- Yara
- Kimsenin Bilmediği İnsanlar
- Yanlış Hikayeler
- Saklıköy'ün Kuşçusu
--reklam--
Kadri Öztopçu Alıntıları - Sözleri
- - " (...) Derin bir soluk aldım, arkama yaslandım, dünyaya baktım, yaşayanların dünyasına: Ölümden başka hiçbir şey yoktu! Bir de hüzün..." (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Sessizlik en iyi müziktir, derim kendi kendime. (Yanlış Hikayeler)
- "Bir kayboluş bu , evet, ama kimse bilmiyor." (Yara)
- "Ölü bir bir babaydı babam, yok bir baba." (Yara)
- El ayak çekilmiş evden, herkes kendi yoluna... Kan kurumuş, ölü soğumuş (Kuş Oltası)
- ... bir yorgunluk anıtı gibi oturuyor sandalyesinde. Aykut Olmak 7/10 (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Bir evin canlanması,bir annenin uyanmasıdır her şeyden önce. Usulca sıyrılarak yorganın altından,doğrulmasıdır. (Yara)
- "Topluca susuyoruz. Sessizlik vicdanlarımızı kanatsa da günü kurtarıyor. Vicdanlarımıza tütün basıyoruz." (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Sessizlik mi dedim? Evet. Sessizlik. Sessizlik, dediğin, biriktirmek aslında Müjgan. Gizlice, dipte. Biriktirmek. Bir gün hatırlamak umuduyla biriktirmek. Bir gün, hatırlanmak umuduyla... (Kuş Oltası)
- "... Çarşamba. Bir tabancanın namlusunda geçirdi bütün günü. Ölüme kaç var? ... Perşembe. Telefona uzandı. Rastgele bir numara çevirdi. Kimsin, dedi karşıdaki. Canım acıyor, dedi Kimsin, dedi karşıdaki yine. Kimim sahi? Bir bilen var mı beni? Canım acıyor, dedi. Karşıdan ses gelmedi bir daha. Yere bıraktı ahizeyi. Meşgul sinyali. ...Cuma. Dağılmış bir kafatası. Karasineğe gün doğmuş. Acı yok. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Aslını bulamayan suretiyle idare ediyor. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Hiçbir zaman iyileşmeyecek derin yaralar bunlar.Kan değil irin sızıyor içlerinden ve sızan bu irin,bir sümüklüböcek izi gibi ardıma düşüyor;biliyorum,artık nereye gitsem, kaçıp hangi deliğe saklansam nafile.Alacakaranlığında ömrümün,bir gün,o izden bulacaklar beni ve... (Yara)
- Kadehlerimiz boşalmıştı. Barmen dolularını getirdi, "Yanında bir şeyler ister misiniz?” dedi. "Evet," diye yanıtladım, "birazcık umut!" Bir yandan küllüğü değiştirirken, alaycı bir sesle: "Hiç kalmadı abi," dedi, "kainatın hali ortada!" Kainatın hali ortadaydı. Kalbimin kırığıysa masanın üzerinde. Üstelik al birini vur ötekine! (Yanlış Hikayeler)
- Kimse yok. Ne gelen ne giden. Arayan. Soran. Yok. Herkes bir yana savrulmuş. Kendi derdinde, tasasında. Hayat gailesi, diyorum, kolay mı. Dünya böyle oldu. (Kuş Oltası)
- “Okumaya kitaplar,yazmaya kağıtlar,kurmaya düşler bekliyor beni. Aşık olmaya kızlar..” (Yara)
- Bir takvim. Sararmış yaprağı yıllar öncesinin bir eylül gününe aitti. Öncesi yoktu, belli ki yaşanmış ve koparılmış. Sonrası ise, orada, duvarlardaydı işte. Yaşanmamış. Yaşamdan koparılmış. Öylece, belki umut ederek, belki umutsuzca beklemiş. Hüznü kan tadında. Rüzgarı yok. #YanlışHikayeler #KadriÖztopçu (Yanlış Hikayeler)
- Kulağını dayasan uğultusunu dinlersin akla ziyan bir ömrün. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Kadehlerimiz boşalmıştı. Barmen dolularını getirdi, "Yanında bir şeyler ister misiniz?” dedi. "Evet," diye yanıtladım, "birazcık umut!" Bir yandan küllüğü değiştirirken, alaycı bir sesle: "Hiç kalmadı abi," dedi, "kainatın hali ortada!" Kainatın hali ortadaydı. Kalbimin kırığıysa masanın üzerinde. (Yanlış Hikayeler)
- Yorgundunuz, çok yorgun. Bütün gün dişe dokunur hiçbir şey yapmamanın, gidecek bir yer, konuşacak bir insan bulamamanın (bunu başkalarının anlaması çok zor) ağır yorgunluğu. Yılların. (Kuş Oltası)
- Konuşmuyor da. Söylemiyor, ne düşünür, ne hisseder. Bilmiyorum bu sebepten. Belki düşünmüyor. Hissetmiyor artık. Belki de düşünceleri, duyguları o kadar derin, öyle kederli ki, çıkarıp ortaya ayan beyan açık etmesi zor. Belki acı veriyor. (Kuş Oltası)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin