Doğum Tarihi: 1963
Doğum Yeri: Siverek, Şanlıurfa
Kemal Siyahhan kimdir?
1963’te Şanlıurfa, Siverek’de doğdu. Erken yaşta iş hayatına atıldı ve tekstil (perde) sektöründe önemli başarılara imza attı. 1979 yılından itibaren Atmaca, Deli, Öküz, Hayvan, Esmer ve Deve gibi bazı mizah ve edebiyat dergilerine sayısız karikatür ve resimli öyküler çizdi. Yazarın, Öylesine Yaşandı (2002), Lale Bahçelerinden Fransız Sokaklarına (Leman Yayıncılık, 2006) resimli romanlarının yanı sıra, Kenger (2008) Yalnız Mor (2009) Roza’nın Gözleri (2010) Sanrı ve Gerçek (2011) ve Bermal (2012) adlı yayınlanmış eserleri bulunmaktadır.
--reklam--
Kemal Siyahhan Kitapları - Eserleri
- Mülteci
- Roza'nın Gözleri
- Sanrı ve Gerçek
- Bermal
- Hamal
- Sandıktaki Babam
- Lale Bahçelerinden Fransız Sokaklarına
--reklam--
Kemal Siyahhan Alıntıları - Sözleri
- "Çoğunluğun ağlaması azınlığı güldürmek, onları mutlu edip refah içerisinde yaşatmak içindi." (Mülteci)
- Beni unut! Oturma iznin olmadığı için biz yokuz"derdin hep,sana kızardım.Şimdi hak veriyorum,biz yokuz;ömrümüz,kelebekler kadar.Geriye bakmadan kendine yeni bir hayat kur ve beni unut,bol şans sana." (Mülteci)
- Ah yoksuldan çaresizden uzak, gösterişe dayalı lüks yaşam ah. Daha düne kadar zenginin fakirle aynı semt ve sokaklarında yaşayışlarına tanıklık etmiştim. Ne oldu da bıçakla kesilmiş gibi ayrıştı her şey? Ayrıştıkça zenginlik içinde yoksullaştı her şey ve biz bunu nasıl oldu da fark edemedik? Sorguladıkça ağırlaşıyor kafam. Kafam bedenime ağır geliyor. Ah, beni yalnızlaştıran zenginliğim ah! (Hamal)
- Bir çocuğun gözlerindeki sevincin içinde boğulmak ne güzel... (Bermal)
- Neresinden başlayıp yama yapacağımı bilmeden bir yol çizmeye çalışıyorum kendime. (Mülteci)
- Zaten hep böyle olmuş, insanlar acı veren ne varsa, kesip atmayı ya da gizlemeyi uygun görmüşler. (Sanrı ve Gerçek)
- Çaresizlik çok kötü, ailesini korumak için çaba gösteren kadınla kendi özgürlüğünden fedakârlık etmeyen erkeğin durumu çelişiyor. (Mülteci)
- "Karanlık, ışıktan korkmuş ve mutsuz. Sessizlik karanlıkla dost olmuş. Karanlık ve sessizlik korkularla donanmış." (Sandıktaki Babam)
- Kendi kendime çokça sorduğum bir soru var. 'İstenilene sahip olmak insanın en çok arzuladığı duyguyu, 'sevgiyi' alıp götürüyor ya da insandan kısmen uzaklaştırıyor mu?' Bu soruya vereceğim cevap tabi ki 'evet'. Beklentilerin olumlu yönde seyri ve doyuma ulaştıkça insan, mutsuzluğa dayalı ölüm gerçeği ile daha bir yakın hale geliyor. (Roza'nın Gözleri)
- Mutsuzluk ve korku baş gösterdiğinde çare olarak Batı düşünülüyorsa bi yerde yanlış var demektir. (Mülteci)
- "Sevgiden daha güçlü dua yok biliyorum." (Sanrı ve Gerçek)
- "Hayatı hep sonsuzluk olarak algılardım, bir şeyler kesintisiz devam edecek, kızgınlıklar sevinçler hep canlı kalacak, önemini koruyacak derdim. Oysa böyle olmadığını zaman sindire sindire, döve döve öğretiyor." (Sanrı ve Gerçek)
- "Güven duygusunu kendinize sermaye edinin." (Hamal)
- Bir insanla alakalı olumsuz düşünceler taşımaya başlandı mı söylediği her söz muhakkak ters gelmeye başlar. (Hamal)
- "Kalemim kağıda değdiği an gözlerimden damlalar yanaklarıma doğru süzülüyor. Nedenini sorma, henüz yeni keşfettiğim bu duygunun adı aşk. Tabi ki bu durumun muhatabı sensin ve seni seviyorum Roza.." (Roza'nın Gözleri)
- Hayat her insana ayrı gömlek giydiriyor. (Hamal)
- Hayal kurmanın dışında bir de gerçek hayat var ki beraberinde birçok zorluğu getirebiliyor. Mücadele etmek, korkmak, hastalanmak, çaresizlik, yorgunluk, özlemek, karşılıksız sevmek ve en beteri nefret... Peki bir yudum sevgiye ne demeli? (Hamal)
- "En güçlü insanın bile kanayan bir yanının olabileceğini düşünmelisin (Hamal)
- "Kendini mutlu etmeyi bilmedikten sonra,istesen de istemesen de üzülürsün " (Hamal)
- Çocukken özleyip hayal ettiğim gelecek bu muydu? (Mülteci)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin