Öğretmen,yazar Kevin Wilson edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Kevin Wilson hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Kevin Wilson hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Kevin Wilson hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi:

Doğum Yeri:

Kevin Wilson kimdir?

Shirley Jackson ve Alex ödüllerini kazanan Tunneling to the Center of the Earth (2009) isimli öykü kitabının yazarıdır. Öyküleri Ploughshares, Tin House, One Story, Cincinnati Review da dahil pek çok yerde yayımlandı ve New Stories from the South: The Year's Best antolojisinin 4 cildinde yer aldı. Mac-Dowell Colony, Yaddo ve KHN Center for the Arts burslarına layık görülen Wilson, University of the South'da yazarlık dersleri veriyor ve Tennessee, Sewanee'de, şair olan eşi Leigh Anne Couch ve oğlu Griff ile yaşıyor.

--reklam--

Kevin Wilson Kitapları - Eserleri

  • Fang Ailesi
  • Bir Şey Olduğu Yok
  • Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak
  • Nothing to See Here

--reklam--

Kevin Wilson Alıntıları - Sözleri

  • " Adımlarımı sayıyorum, çünkü mutsuz ve sıkıcı bir hayatım var." (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • “…bir şeyi herkesten gizleyip tamamen bastırırsanız gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda, çağırmanız zor oluyor.” (Bir Şey Olduğu Yok)
  • " Gerçek değildi; kurulmuş, abartılı bir sahneydi. " Dorothy B. Hudges ( In a Lonely Place ) (Fang Ailesi)
  • Tek bir dileği vardı: Gözyaşlarına boğulmadan bugünü atlatabilmek. (Fang Ailesi)
  • "Onlara çocuklar sanatı öldürür dedim. Ve bunu öylesine değil, inanarak söyledim. Bu yüzden hiç evlenmedim, asla biriyle ilişkiye girmedim. Annenizle babanız bir şekilde teorimi çürütmek zorundaydı, bunun farkındaydılar. Onlar da aile yaşamlarıyla sanatlarını öyle bir iç içe geçirdiler ki, birini diğerinden ayırt etmek imkansız oldu. Siz ikinizi santlarının içine soktular. İnanılmazdı, gerçekten. Ve sonra zaman geçtikçe, belki erken gelen başarımın üzerine gerçekten artı bir şey koyamadığımdan, belki onları kıskandığımdan, Fang gösterilerini dehşete düşmeden izleyemez oldum; siz iki çocuğa dönüşü olmayan zararlar verildiği kanısındaydım. Ve Caleb bunu anladı; çaışmalarına kuşkuyla baktığımı hissetti. Çok geçmeden mektup yazmayı bıraktı, benimle olan tüm iletişimini kopardı. Kendi vizyonlarında yürümeye devam ettiler. Ve haklıydılar. Teorimi alaşağı ederek beni yendiler. Çocuklar sanatı öldürmüyor. Sanat çocukları öldürüyor..." (Fang Ailesi)
  • "Alkolün vücuda yayılışını hissedebiliyordu. Kötü fikirler bu sayede iyi fikirlere dönüşüyordu. " (Fang Ailesi)
  • İnsanlar iyi şeylerin olmasını ümit etse de,kötü şeylerin olmasını bekler.Iyi şeyler insanları tedirgin eder,fırtına öncesindeki sessizlik gibi. (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • Bir zamanlar sevdiğimiz şeyler zamanla değişmiyor,değişen bizim onlar hakkındaki düşüncelerimiz. (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • We didn’t talk about that night between us, not a word. We didn’t act like it hadn’t happened. That would have been bullshit. But we acted like if we talked about it, it would only keep happening, the same result, the same pain, and what was the point of that? (Nothing to See Here)
  • “Yangın […] içindeymiş gibi görünüyordu, […] ateşten yapılmıştı sanki.” (Bir Şey Olduğu Yok)
  • “İnsan bu dünyanın onu mahvetmesine nasıl engel olurdu?” (Bir Şey Olduğu Yok)
  • "Fikir o sabah herhangi birimizden çıkmadı.Hepimizin aklına aynı anda geldi gibi oldu.Birileriyle yeteri kadar zaman geçirirseniz onlarla senkronik düşünmeye başlıyorsunuz" (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • Benim savaş yaralarım vardı, onların tenindeyse ateş bile iz bırakamıyordu. (Bir Şey Olduğu Yok)
  • O ateşi sımsıkı tutacaktım, o da beni ısıtacaktı ve asla ama asla sönmeyecekti. (Bir Şey Olduğu Yok)
  • "..arzuladıklarımdan daha azına sahip olduğum bir hayatım vardı. Daha fazlasını istemek yerine, bazen kendimi daha bile azını istemeye zorluyordum. Bazen kendimi hiçbir şey, hatta hava veya yiyecek bile istemediğime inandırıyordum." . (Bir Şey Olduğu Yok)
  • İşte o zaman anlamıştım: hayatlarımızda dibe battıkça batarken bile hep ayrıydık. Düşmek ama bir başkasına tutunduğun için yalnız kalmamak nasıl bir histi, merak etmiştim. (Bir Şey Olduğu Yok)
  • "Çıktığım her odanın ışığını kapatıyorum, karanlık peşimden geliyor." (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • My imagination, which made life tolerable, needed to be kept a secret from the rest of the world. But if you keep something hidden away, all tied up, it’s hard to summon it when you really need it. (Nothing to See Here)
  • Merak ediyorum, acaba insanoğlunun takıntıları da, Japon balıkları gibi, koşullar ne kadarına izin verirse o kadar mı büyüyor? (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
  • " İnsanların her şeye inanmaya hazır olduğunu, söylediklerinize inanmak için bahane aradıklarını fark ediyorum." Büyük ikame (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)