Doğum Tarihi: 1945
Doğum Yeri: Tokat, Türkiye
Mahmut Kaya kimdir?
1945 Tokat doğumludur. 1955’te İstanbul’a gelerek önce geleneksel din eğitimi gördü. İlk ve ortaöğrenimini bu süreç içinde tamamladı ve 1972’de İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. 1977’te aynı fakültenin Felsefe Bölümü Türk-İslâm Düşüncesi Tarihi Kürsüsü’nde asistan oldu ve aynı kürsüde 1973’te başladığı doktora programını 1979’da İslam Kaynakları Işığında Aristoteles ve Felsefesi adlı çalışmasıyla tamamladı. 1983’te yardımcı doçent, 1986’da doçent, 1992 yılında da profesör oldu. Uzun yıllar aynı fakültenin Felsefe Bölümü Türk-İslâm Düşüncesi Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptığı görevinden 2012 yılında emekli oldu. 1988’den beri de Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde ilimler tarihi, İslâm düşüncesi ve ahlâk alanında ilim kurulu üyesi olarak çalışmak ve ilmi çalışmalarına devam etmektedir.
--reklam--
Mahmut Kaya Kitapları - Eserleri
- İslam Filozoflarından Felsefe Metinleri
- Felsefe ve Ölüm Ötesi
- İslami Edebiyatta Şaheserler
- Manzum 101 Hadis
- Kur'an'dan Esintiler
- Gönülden Gönüle Şiir Demeti
- İslam Kaynakları Işığında Aristoteles ve Felsefesi
--reklam--
Mahmut Kaya Alıntıları - Sözleri
- 1 Bir geldik ki dünyaya, renk yok, tat kalmamış Keremiyle koruyan cömert bir fert kalmamış 2 Dönemin doktorları dükkanını kapamış Gökkubbe hokkasında asla ilaç kalmamış 3 Susuzların yarılmış susayan dudakları Merhamet çeşmesinde bir içim su kalmamış 4 Bilen yok değerini, incide ölçü nedir Sarraflar çarşısında hiç terazi kalmamış 5 Gam ordusuna karşı ârif kime sığınsın? Gayret kalesinde de Nâbî, bir burç kalmamış (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- 18. Kalk İsrafil’e emret, şu birkaç kandile üflesin (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- 16. Bence senin iyiliğini isteyen, hoşuna gideni söyleyen değil, yolunda şöyle bir diken var diyendir. (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- İnsanlar için duygusal lezzet ve elemler sözkonusu olmadığı takdirde, âhirete özendirecek ve ondan korkutacak ne olabilir ki? (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Âşığa zulmedenin kabul olmaz niyazı (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- Ölümden sonra nefis ya bahtsız ya da mutlu olacaktır. İşte ahiret bundan ibarettir. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Doğru çıkarsanız benim kaybım ne? Ben doğru çıkarsam vay halinize... (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Cihânın bunca derdinden vakitsiz ihtiyar oldum. MEHMET NAZMİ PAŞA (Gönülden Gönüle Şiir Demeti)
- Vahye dayanan her dinde akla yer vardır. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Âhirete ilişkin aklî hazlar, dünyevî olan cismânî zevklerden daha üstündür. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- İnsanlar için duygusal lezzet ve elemler sözkonusu olmadığı takdirde, âhirete özendirecek ve ondan korkutacak ne olabilir ki? (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- 1 Dedim bu can mı ten mi, dedi her ikisi de Dedim gül mü semen mi, dedi her ikisi de 2 Dedim boyun fidan mı, yahut İrem bağında Endamlı servi midir, dedi her ikisi de 3 Dedim ki siyah zülfün, lüle lüle kâkülün Amber midir, misk midir, dedi her ikisi de 5 Dedim ki sedef midir ağzındaki o dişler Aden incisi midir, dedi her ikisi de (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- Seher yeli dağıtmış, misk kokuyor zülüfler Gelir mi kokun diye kan dolmuştu gönüller (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- Nefsi bayağı isteklerinden çevir, onun seni yönlendirmesinden sakın; çünkü nefsânî istekler, hâkim olduğu kimseyi ya helâk yahut rezil eder. (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- Diğer dinlerle kıyaslandığında İslam dininin mutlak anlamda kâmil olduğu görülür. İşte bu nedenle o, dinlerin sonuncusudur. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Korkuya gerek yoktur, O araya girince Tevbende samimiysen bu en büyük güvence (İslami Edebiyatta Şaheserler)
- Nedir engel ruhun tam kemâline? Anlamaz hiç kimse, bilmez hâli ne. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- Harâb oldu gönül ya Rab, evindir ânı ta'mir et. İZZET MOLLA (Gönülden Gönüle Şiir Demeti)
- Vahye dayanan her dinde akla yer vardır. (Felsefe ve Ölüm Ötesi)
- 7 Diyemem ben goncaya açılıp gülen bir gül Ben senin yanağına açılan gül demişim (İslami Edebiyatta Şaheserler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin