Doğum Tarihi: 26 Mart 1934
Doğum Yeri: Kyoto
Masakazu Yamazaki kimdir?
--reklam--
Masakazu Yamazaki Kitapları - Eserleri
- Japon Kültürü
--reklam--
Masakazu Yamazaki Alıntıları - Sözleri
- Yaşam tiyatrosunda, insanlar kendi seçtikleri rolü oynayınca, kendilerini daha güvende hissederler. Klişe modeller ise, onlar için hazırlanıp önlerine getirilmiş oyun metinlerinden farksızdır. Nitekim "erkeklik" kavramı bu noktada çok aydınlatıcı olacaktır. Eskiden yeryüzündeki bütün erkekler kendi toplumlarının erkeklik anlayışına göre davranmak ve yaşamak üzere eğitilirdi. Nitekim bu rolün gereği olarak, örneğin, felaketlere karşı daha dayanıklı hale gelmişlerdir. Anne babalarından aldıkları eğitim ve kendi kültürel öğretileri çerçevesinde erkeğe uygun bir metanet ve konuşma şekli geliştirmişlerdir. Bütün bunları yaparken de, kendilerini bir tür kahraman gibi hissetmişler, bununla avunmuşlardır. (Japon Kültürü)
- Özellikle büyük felaketlerle yüz yüze gelince insanlar hemen tarihe ve efsanelere sarılarak, kendilerine manevi destek arar. (Japon Kültürü)
- Ruhsal karmaşa içinde olan insanlar, başka bir kültürle ani bir etkileşim içine girdiklerinde genellikle, ya kendi kültürleri konusunda aşırı özgüven duymakta ya da tamamen aşağılık kompleksine kapılmaktadırlar. (Japon Kültürü)
- Edebiyat çevreleri çok uzun bir zaman , Japon toplumunun eski zamanlardan beri göstermeye eğilimli olduğu davranışları ele almış ve kıyasıya kullanmıştır: Baba oğul arasındaki ezeli ve ebedi düşmanlık, birlikte intiharla noktalanan vıcık vıcık bir anne-çocuk sevgisi en çok tercih edilen konular arasındadır. (Japon Kültürü)
- "Zeami, bu konuya ilişkin fikirlerini şöyle ifade eder: "Kendi oğlunuz bile olsa, sanatı yeteneksiz ellere teslim etmemek gerekir." Bu, yeteneğe verilen önemi gösteren bir felsefeddir. Zeami bununla ilgili olara k "Bir ie kendi kendine ie olma özelliğini kazanamaz , kazanabilmesi için ie'nin uygun bir halefe devredilmesi gerekir; insan da böyledir, insan kendi kendine insan olamaz , bilgiye sahip olduğu müddetçe insan olur," demiştir." (Japon Kültürü)
- Gerçekleri önyargısız bir şekilde mercek altına almak yerine, önyargıları sorgusuz sualsiz kabullenmek, insanları yanlış yöne sevk edebilir; çünkü insanlar bir beden içinde yaşarken kendini gözlemler ve kendi hakkında bir imge oluşturur. Ancak ne kadar ilginçtir ki, insan yine farkında olmadan bedeninden çıkıp, kendi yarattığı bu imge içinde yaşamak gibi bir tuzağa da düşebilir. (Japon Kültürü)
- "Ruhsal karmaşa içinde olan insanlar, başka bir kültürle ani bir etkileşim içine girdiklerinde genellikle, ya kendi kültürleri konusunda aşırı özgüven duymakta ya da tamamen aşağılık kompleksine kapılmaktadırlar." (Japon Kültürü)
- Sistem ve geçici kurallardan farklı olarak kültür, belirli bir başlangıç noktası olan, değişmeyen bir organizma, yaşayan bir canlı diye görülür; bir parçasının bile değiştirilmesiyle, tamamı yok olacaktır. İnsanlar, kültürün kendi içinde programlanmış özel bir düzen olduğunu düşündüklerinden, onun insan eliyle değiştirilemeyeceğine adeta iman etmişlerdir. Bu da, tembel insanların başvurduğu, rahat ve teslimiyetçi bir yoldur. Bu insanlar, günümüzdeki sosyal sorunların kaynağını, değişmesi imkansız olan, dolayısıyla da insanın bulabileceği çarelere direnen kültürel öğelerde aradıkları için sorunlara sadece göz ucuyla bakıp bakıp ellerini kavuşturup otururlar. Aslında günümüzdeki pek çok ekonomik ve politik sorun, biraz çaba sarf edildiği taktirde çözülebilecek cinstendir; ancak insanlar bunların kültürel sorunlar olduğuna inandırıldıklarından, bu konuda ihmalkar davranmaktadırlar. Ancak yapılan çalışmalar, hiçbir kültürün kaderinde önceden saptanmış bir reçete olmadığını göstermektedir. Elbette kültür; belirli bir yerde, belirli bir grup tarafından oluşturulduğu ve ayırıcı birtakım nitelikler taşıdığı için ortaya çıkmıştır. Göçlerden dolayı değişime uğrayan kültürler de olmuştur. Etnik gruplar başka bir grubun dinini kabul ederken, kendi mitlerini yeni grubun dininin içine yerleştirmiştir. Kültürün köklerinin mekana bağlı bir varlık olduğunu söylemek mecazi olmaktan öteye geçemez. Çünkü o, mevcut olduğu sürece, katı ve kimliğini değiştirmeyen bir organizma değildir. Ayrıca kültür kesinlikle insanların fiziksel özelliklerinden dolayı veya çevresel koşullardan dolayı ortaya çıkan bir varlık değildir. Kültür insanların zaman içinde faaliyet göstererek meydana getirdikleri, kendine has özellikleri bulunan ve geleneklere ya da alışkanlıklara benzeyen bir üründür. Herkesin bildiği gibi alışkanlıklar değiştirilmesi zor öğelerdir ve insanların günlük faaliyetleri üzerinde hatırı sayılır bir etkiye sahiptir. Ancak, bu alışkanlıklar biraz gayretle değiştirilebilir, hatta bazı durumlarda bunların değiştirilmesi zorunlu hale gelebilir. (Japon Kültürü)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin