Maurice Maeterlinck kimdir? Maurice Maeterlinck kitapları ve sözleri

BİYOGRAFİ

Yazar Maurice Maeterlinck hayatı araştırılıyor. Peki Maurice Maeterlinck kimdir? Maurice Maeterlinck aslen nerelidir? Maurice Maeterlinck ne zaman, nerede doğdu? Maurice Maeterlinck hayatta mı? İşte Maurice Maeterlinck hayatı... Maurice Maeterlinck yaşıyor mu? Maurice Maeterlinck ne zaman, nerede öldü?

Yazar Maurice Maeterlinck edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Maurice Maeterlinck hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Maurice Maeterlinck hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Maurice Maeterlinck hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Tam / Gerçek Adı: Kont Maurice Polydore Marie Bernard Maeterlinck

Doğum Tarihi: 29 Ağustos 1862

Doğum Yeri: Belçika

Ölüm Tarihi: 6 Mayıs 1949

Ölüm Yeri: Fransa

Maurice Maeterlinck kimdir?

Edebiyatta sembolizm akımının önde gelen temsilcileri arasında yer alır. İnsanın ölüm olgusu karşısındaki çaresizliği temasına yoğunlaşan yazarın en tanınmış eseri, 1892'de yayımlanan Pelléas et Mélisande kabul edilir. 1911 yılında edebiyat dalında Nobel ödülüne layık görülmüştür.

Maurice Maeterlinck Kitapları - Eserleri

  • Çiçeklerin Zekası
  • Mavi Kuş
  • Çağrılmadan Gelen
  • Monna Vanna
  • Körler
  • Pelleas ve Melisandre
  • Evin İçi
  • Karıncaların Hayatı
  • Ariane'la Mavi Sakal
  • Karıncaların Hayatı
  • Arının Hayatı
  • Arı
  • Tanrı Huzurunda
  • Death
  • The Buried Temple

Maurice Maeterlinck Alıntıları - Sözleri

  • Büyük ölçekte hayal ettiğimiz her şey, küçük boyutta gerçekleşerek sona erecektir. (Çiçeklerin Zekası)
  • yıldızların altında gidilecek hâlâ uzun ve asil bir yolumuz var. (Çiçeklerin Zekası)
  • "Mavi Kuş'u ararken yolda bulduğunuz gri kuşları sevmeye kendinizi alıştırın, sevgili çocuklar." (Mavi Kuş)
  • ... beni böyle üzen nedir, bilmiyorum, boğuluyorum sıkıntıdan!.. kimse söylemiyor bana söylemesi gereken şeyi!.. üstelik, 1kere aklı takıldı mı insanın 1şeye, korkunç oluyor düşünceleri!.. Ama niye susuyorsunuz, niye konuşmuyorsunuz??? (Çağrılmadan Gelen)
  • Bir çocuğa dünyadaki tüm bilgeliği aktarmak sadece bir dakika sürer ama onu anlamaya bir ömür yetmez çünkü kendi deneyimlerimiz bizim tek ışığımızdır. (Mavi Kuş)
  • EN YAŞLI KÖR Birbirimizi de hiç görmedik. Birbirimize soru soruyoruz, cevap veriyoruz, birlikte yaşıyoruz, ama nasıl bir şey olduğumuzu bilmiyoruz!... İstediğin kadar ellerinle dokun, gözler ellerden daha çok anlar… (Körler)
  • Ölüme yaklaşırken muhakeme edilmek üzere huzuruna çıkacağınız Tanrı'dan korkunuz olursa bu korkuya ehemmiyet vermeniz lazım gelir çünkü onu korkunç yapan sizsiniz. Binaenaleyh karşısında başkasını değil müstahak olduğunuz Tanrı'yı bulacaksınız. (Tanrı Huzurunda)
  • Amca – Bir kere bir eve hastalık girdi mi,sanki aile çevresine bir yabancı sokulmuş gibi oluyor. Baba – İşte o zaman anlıyor insan ailesi dışında hiç kimseye güvenmemesi gerektiğini. (Çağrılmadan Gelen)
  • "İnsan ölüme çok yaklaştığı zaman güzelliğe daha fazla ihtiyacı oluyor." (Pelleas ve Melisandre)
  • ALTINCI KÖR: Ayağa kalkmayı denedim; etrafım hep dikenlerle dolu artık elimi uzatmağa cesaret edemiyorum. (Körler)
  • Yaşamda maruz kaldığımız acı, ölüm, yaşlılık gibi bizi ezen çeşitli zorluklara karşı bahçemizdeki herhangi bir çiçeğin gösterdiği direncin yarısını ortaya koyabilseydik eğer, yazgımız şimdikinden çok daha farklı olabilirdi (Çiçeklerin Zekası)
  • "Canlarım, bu size insanoğlunun bu dünyadaki her şeyin karşısında tek başına olduğunu öğretir. Bunu asla unutmayın. " (Mavi Kuş)
  • İnsan hayatta anlatamayacağı şeylerin ne kadar çok olduğunu bilemiyor!.. (Çağrılmadan Gelen)
  • "İnsan affetmek için yahut da kendi kendini daha iyi görmek için gözlerini yummazsa her zaman aldanır." (Pelleas ve Melisandre)
  • Uysal, sessiz, itaatkar, dalgın görünen, kendi halinde ve kaderine boyun eğdiğini düşündüğümüz bitki alemi, aslında tersine kadere karşı en inatçı ve ateşli başkaldırıyı simgeler. (Çiçeklerin Zekası)
  • Fikirler bize nasıl geliyorsa çiçeklere de aynı şekilde geldiğini söyleyebiliriz. Onlar da aynı karanlıkta çıkış yolları arar, aynı bilinmezin içinde aynı engellerle, aynı kötü niyetlerle karşılaşırlar. Onlar da aynı yasaları, aynı hayal kırıklıklarını, aynı ağır ve zor zaferleri tadarlar. Görünüşe göre onlar da bizim sabrımıza, azmimize, öz sevgimize; aynı şekilde uyumlu ve çeşitli zeka türlerine, neredeyse aynı umut ve ideallere sahiplerdir. (Çiçeklerin Zekası)
  • Bu zenginliğin ışığı, ne kadar tehlikeli olduğunu görüyorsun. Hayatlarında yumuşacık ve sıcacık gölgelere yer bırakmadan, daima zenginliğin ışınları arasında çok fazla kalan insanlar sonunda kör olabilirler. (Mavi Kuş)
  • "...yıldızların altında gidilecek hâlâ uzun ve asil bir yolumuz var." (Çiçeklerin Zekası)
  • Uysal, sessiz, itaatkâr, dalgın görünen, kendi halinde ve kaderine boyun eğdiğini düşündüğümüz bitki âlemi, aslında tam tersine kadere karşı en inatçı ve ateşli başkaldırıyı simgeler. Bitkiyi besleyen temel organ olan kökleri ayrılmaz bir şekilde toprağa bağlıdır. Yaşamda bizi zorlayan muazzam yasalardan hangisinin omuzlarımıza en büyük baskıyı yaptığını keşfetmek bizim için zor olsa da bitkiler için böyle değildir; bu yasa, bitkiyi doğumundan ölümüne kadar hareketsizliğe mahkûm eden yasadır. Bu yüzden yaşam mücadelesinde bitki, çabasını ilk nereye yoğunlaştırdığını bizden daha iyi bilir. (Çiçeklerin Zekası)
  • İnsan hayatta anlatamayacağı şeylerin ne kadar çok olduğunu bilemiyor!!! (Çağrılmadan Gelen)