Doğum Tarihi:
Doğum Yeri: 1973 Malatya Akçadağ İlçesi Karapınar Köyü
Murat Taş kimdir?
1973’te Malatya’nın Akçadağ İlçesi Karapınar Köyü’nde doğdu. Atatürk Üniversitesi Ağrı Eğitim Fakültesi mezunu. 1996’da Sarıkamış’ta öğretmenliğe başladı. 2002’den bu yana Adapazarı’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Taş, 2007’den beri öykü çalışmaları yapıyor. Taş’ın öyküleri Berfin Bahar, Hece Öykü, Evrensel Kültür, Öykü Teknesi, Güney, Havuz, Temrin, Değirmen, Dünyanın Öyküsü, altZine, Granada Edebiyat dergileri ile bazı antoloji ve yıllıklarda yayımlandı.
Keşke Yine Kar Yağsa (2010), Uçurtmanı Al da Gel (2013) isimli kitapları bulunan Taş’ın 2008 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödüller, Mansiyon (Toprak), 2009 Eskişehir Sanat Derneği Öykü Yarışması, Mansiyon (Harpagon), 2010 Edremit Belediyesi Sabahattin Ali Öykü Yarışması İkincilik Ödülü. (Havuzlu Çarşı Kitapçısı), 2011 Behiç Erkin Öykü Yarışması Birincilik Ödülü. (Metruk İstasyon Öyküleri), 2011 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri Birincilik Ödülü. (Sırrı’nın Hikâyesi), 2011 Orhan Kemal Öykü Ödülleri, Orhan Kemal Mansiyonu. (İşsiz Adamın Hâlleri) ve 2012 Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali Yılmaz Güney Öykü Ödülü (Habil ile Kabil) gibi çeşitli ödülleri bulunuyor.
--reklam--
Murat Taş Kitapları - Eserleri
- Hikâye Tamircisi
- Keşke Yine Kar Yağsa
- Aras'ın Sesi
- Uçurtmanı Al da Gel
- Akova
--reklam--
Murat Taş Alıntıları - Sözleri
- "Hayal kuramayana yazı yazmak haramdır. Yazı, hayallerin sözcüklerle ifadesi değil de nedir? Ondan mıdır acaba lügatinde sözcüğü az olanın hayalinin kıt oluşu?" (Hikâye Tamircisi)
- Yine de şaşarım şu insancıklara. Bakmaya para alınmıyorken daha, bir dakikacık da olsa, başlarını çevirip niçin bakmazlar gökyüzüne? Muazzam bir intizam içinde bu kanat çırpmalar boşuna mı? Güney güzeldir, welattır. Memlekete welat derler bizim oralarda. Welat hasreti de hasretlerin piri padişahıdır. Ben bu kuşları hemşerim bilirim. Dağımıza konmuş, suyumuzu içmiş, toprağımızı eşelemişlerdir ne de olsa. Az şey mi? Has hemşeriliktir bu. (Hikâye Tamircisi)
- Gündüz, bir soluk kadar kısa; gece durağı olmayan bir yol gibi uzundu. (Aras'ın Sesi)
- ''Göl gibi sessizim şimdi. Karlı doruklar gibi yalnızım. Sokak çocukları kadar kimsesizim. Bir dilenci kadar pejmürde..'' (Pejmürde: Yırtık pırtık) (Hikâye Tamircisi)
- Yine de şaşarım şu insancıklara. Bakmaya para alınmıyorken daha, bir dakikacık da olsa, başlarını çevirip niçin bakmazlar gökyüzüne? (Hikâye Tamircisi)
- Şimdi anlıyorum ki kan ne leke temizler, nede sorun çözer.. (Uçurtmanı Al da Gel)
- Bu millet babaları ne kadar çok seviyor.Devlet baba müslüm baba orhan baba ... bu baba sevgisi nereden kaynaklanıyordu? Niçin devlet baba da devlet ana değil? Bu millet niçin sevdiği bir kadın sanatçıya bilmem ne ana diye hitap etmiyordu? Bu halk babaların sadece anaların üstünden geçmediğini bilmiyor muydu? (Uçurtmanı Al da Gel)
- Pencerenin önüne dikildi. Dışarıda sel vardı. Beş parasızlar. Ensesi kalınlar. Her zaman pembe gözlük takanlar. Yaz günü başına kar yağanlar. Âşıklar. Ayrılmışlar. İşçiler. Esnaflar. Kadınlar. Çocuklar. Yaşlılar. Fahişeler. Pişkinler. Kim bilir hangi destanların, masalların, hikâyelerin, romanların dünyasından kopup düşmüşlerdi havası puslu bu şehre. Ömürlerini iki kapak arasına sıkıştırılmış sarı sayfalarda tükettiklerinin farkında mıydılar? (Hikâye Tamircisi)
- Hayal kuramayana yazı yazmak haramdır. Yazı, hayallerin sözcüklerle ifadesi değil de nedir? Ondan mıdır acaba lügatinde sözcüğü az olanın hayalinin kıt oluşu? (Hikâye Tamircisi)
- “…sakınılan göze çöp batarmış…” (Keşke Yine Kar Yağsa)
- ''Yine de şaşarım şu insancıklara. Bakmaya para alınmıyorken daha, bir dakikacık da olsa, başlarını çevirip niçin bakmazlar gökyüzüne ?Muazzam bir intizam içinde bu kanat çırpmalar boşuna mı? '' (Hikâye Tamircisi)
- Ölüm umuttu. Ölüm sessizlikten, kimsesizlikten, çaresizlikten kurtulmak demekti. (Aras'ın Sesi)
- Yine de şaşarım şu insancıklara. Bakmaya para alınmıyorken daha, bir dakikacık da olsa, başlarını çevirip niçin bakmazlar gökyüzüne?Muazzam bir intizam içinde bu kanat çırpmalar boşuna mı? (Hikâye Tamircisi)
- "Siz, size ait olmayan bir hikayeye sürgün edildiniz mi hiç?" (Hikâye Tamircisi)
- “..Asra yemin olsun ki insan ziyandadır. Ancak, iman edenler, salih amel işleyenler, birde hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” (Ayet-i Kerime) (Keşke Yine Kar Yağsa)
- Ağıt söylemeden ölü mezara konulur muydu? (Aras'ın Sesi)
- Dev gemi kopkoyu mavilikte yitip gidiyor. Ya sen? Sen niye yitip gitmiyorsun. Niye içimdesin? İçimdeki deniz niçin dalgalı hâlâ? Ne zaman durulacak içimdeki bu deniz? (Uçurtmanı Al da Gel)
- Güneşe kalp çizelim diyorsun. Çizelim, diyor Birgül. Kalbin yarısını sen çiziyorsun güneşe, öteki yarısını o. Sen onun tarafına "sen" yazıyorsun, o senin tarafına "ben". Hani kırık ok, diyor Birgül. Sağlam olsun, diyorsun, sapasağlam. (Uçurtmanı Al da Gel)
- İşitilmez bir sesle, ey Allah"ım, dedi. İnsan insanı yiyor, insan insanı... (Aras'ın Sesi)
- “Dünya bu! Bugün varız, yarın var mıyız…” (Keşke Yine Kar Yağsa)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin