Gazeteci, Yazar Murat Tuncel edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Murat Tuncel hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Murat Tuncel hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Murat Tuncel hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1952

Doğum Yeri: Kars, Hanak

Murat Tuncel kimdir?

1952 yılında Kars-Hanak'ta doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra Artvin Öğretmen Okulu'nu bitirdi. 1979 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi'nin Türkçe Bölümü'nden mezun oldu. Yurdun çeşitli yerlerinde ilk ve ortaokullarda çalıştı. 1984 yılında öğretmenlikten ayrıldı. Günaydın gazetesinde çalıştı. 1989 yılında Hollanda'ya gitti. Yazın yaşamını Hollanda'da sürdüren yazar, Hollanda eğitim bakanlığına bağlı bir temel eğitim okulunda Anadili dersleri ve Rotterdam Konservatuarı'nda Türk dili ve edebiyatı dersleri vermektedir.
Türkiye'de yayınlanan Varlık, Edebiyat Gündemi, Damar, Yaşasın Edebiyat, Kıyı, Karşı Edebiyat, Dönemeç, Türk Dili Dergisi, Güzel Yazılar, Evrensel Kültür gibi edebiyat dergilerinde öyküleri ve yazıları yayınlanan yazarın ilk kitabı 1981 yılında yayınlandı. Hollanda'da yayınlanan birçok antolojide öyküleri yeraldı. Maviydi Adalet Sarayı adlı romanı Valse Hoop olarak Hollandaca yayınlanan yazarın son romanı Üçüncü Ölüm Türkiye'de Mavibeyaz yapım şirketi tarafından senaryolaştırılarak film çekim aşamasına getirilmiştir. Yazar, Türkiye ve Hollanda Yazarlar Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

--reklam--

Murat Tuncel Kitapları - Eserleri

  • Üçüncü Ölüm
  • İnanna
  • İyi Yürekli Kaplumbağa
  • Wilma'nın Sandığı
  • Gölge Kız
  • Beyoğlu Çığlıkları
  • Trakya Güneşi
  • Güneşsiz Dünya
  • Ringa Balığının Kokusu
  • Kedi ile Tilkinin Şakası
  • Bülbül Sesli Baykuş
  • Mengelez
  • Narin Kalesi’nden Kaçış
  • Osmanlılar IV / Konstantiniyye’nin Zincirleri
  • Sahte Umutlar

--reklam--

Murat Tuncel Alıntıları - Sözleri

  • Şimdi yalnızım ve oturuyorum. Yapabildiğim en iyi iş oturmak ve oturmak. İçerde oturmak, dışarda oturmak. Otururken dışardan içeriye ve içerden dışarıya geçip gidenlere bakıyorum, bakıyorum her şeye donuk bakışlarla, bu durgunluk ve hiçbir şey yapamama canımı sıkıyor. (Üçüncü Ölüm)
  • Gözlerimi kırpıştırarak uyanmaya çalıştım. Ben uykudan hep sabahları uyanırdım o halde sabah olmuştu. (Üçüncü Ölüm)
  • "Yürek ateşi Isa'yı yakan ateşten de büyüktür. Öyle olmasaydı zavallı Kerem'i kül edebilir, Mecnun'u çöle düşürebilir miydi?" (İnanna)
  • “Kendi cinsini ölüme mahkum eden tek canlı varlık da insandır.” (İnanna)
  • O, her zaman benim sevinçlerimi yarım yamalak ederdi. (Üçüncü Ölüm)
  • "Gençliğin deli rüzgarı hep ılık eser çocuk, ne zaman ısınacağı da, ne zaman soğuyacağı da belli olmaz. Ama bilmiş ol ki, o ılıklık bir gün ya sıcağa dönüşüp yakar, ya da soğuyup dondurur. Bu dönüşümlerin sen farkında bile olmazsın." (İnanna)
  • Sosyoloji öğretmenini sosyoloji kitabıyla birlikte tutuklamışlar. Ders veriyoruz ama hiçbir şeyden ders almıyoruz. (Wilma'nın Sandığı)
  • ''Bu dünyada herkes ayaktaki insanları seviyor yavrum.İnsan yatağa düşünce kendi çocukları bile yanına uğramıyor.'' (Wilma'nın Sandığı)
  • İnsanların içinden kötüleri seçebilir misin? Sana göre kötü olan başka birine göre iyi olabilir. (Üçüncü Ölüm)
  • Kadın, "Savaşları biz çıkarmayız ama acısı hep bize düşer." demişti. (Üçüncü Ölüm)
  • "Aşk bu toprakların saklı tohumudur. Dağları delen Sarduri'den önce de vardı, bizden sonra da olacak." (İnanna)
  • Belki de tüm çabamız, yalnızlıktan kurtulabilmek için, bilmem kurtulabildik mi? (Üçüncü Ölüm)
  • Annem başımı okşayarak şefkatle, "Büyüdüğün zaman anlarsın." diyordu. (Üçüncü Ölüm)
  • "Aşk, bu toprakların saklı tohumudur." (İnanna)
  • "O bilmez, onun aklı biraz kıttır." dedi. (Üçüncü Ölüm)
  • Onun susması da bir savaştı belki. (Üçüncü Ölüm)
  • "Kendi cinsini ölüme mahkum eden tek canlı varlık insandır."! (İnanna)
  • O güzelim gözleri gözyaşlarına karıştı. Gözlerinden akacak yaşı kalmayınca da umutsuz bir boşluğa düşmüş gibi hep sustu. (Üçüncü Ölüm)
  • “AŞK,bu toprakların saklı tohumudur.” (İnanna)