Doğum Tarihi: 1964
Doğum Yeri: Kayseri
Mustafa Çetiner kimdir?
Doç. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri’de doğdu. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1994 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde İç Hastalıkları, 2000 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Hematoloji uzmanlığını tamamladı. 2004 yılında Amerika Birleşik Devletleri Chicago'da Nortwestern Üniversitesi Robert Lurie Kanser Merkezinde Hematopoyetik Kök Hücre Nakli Ünitesinde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı. 2006 senesinde Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bölümü'nde doçent ünvanı alan Dr. Çetiner, Türk Tabipleri Birliği, Türk Hematoloji Derneği, American Society of Hematology, European Hematology Association, European Bone Marrow Transplantation Registry, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği gibi birçok ulusal ve uluslararası derneğe üyedir.
Çeşitli ulusal ve uluslararası dergide yayımlanmış 50'ye yakın makalesi, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş 80'e yakın bildirisi, Hematolojik Maligniteler üzerine yazılmış üç kitabı mevcuttur. “Biz Kuş muyuz yoksa Tavuk mu?”, "Sağlığınıza", "Lenfoma Tarihinden portreler" ve "Hematoloji tarihinde Kilometre taşları" isimli popüler bilim kitapları yazmıştır.
Cumhuriyet Gazetesi Bilim ve Teknoloji Ekinde 10 yıldır "Güncel Tıp" isimli köşede ve Hekimedya portalında düzenli yazılar yazmaktadır. Farmaskop dergisinde "Steteskop", Herkese Sağlık Dergisinde “İnsan Olmak” başlığı altında yazılar yayımlamıştır. Tıp eğitimi, tıbbi etik ve tıp tarihi konuları ile ilgilenen Dr Çetiner'in ülkemizdeki popüler bilim dergilerinde 200’ün üzerinde makalesi yayımlanmıştır. Doç Dr Mustafa Çetiner CNN-Türk televizyonunda yayımlanan "Kanser ve Yaşam" isimli programın devamlı konuğu ve bilimsel danışmanlığını yapmıştır.
Doç. Dr. Mustafa Çetiner Ekim 2008 tarihinden beri VKV Amerikan Hastanesi Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır.
--reklam--
Mustafa Çetiner Kitapları - Eserleri
- Bilim Bizi Kandırıyor Mu?
- Biz Kuş muyuz Yoksa Tavuk mu?
- Sağlığınıza
--reklam--
Mustafa Çetiner Alıntıları - Sözleri
- Telekom endüstrisi dışından bilimadamlarının bağımsız olarak yaptığı çalışmalar göstermiştir ki cep telefonu kullanımı beyin tümörü sıklığını artırabilir. Tümör görülme sıklığı genç ve çocuk yaştaki cep telefonu kullanıcılarında ileri yaşlara göre daha fazladır. Endüstrinin ve hükümetlerin cep telefonlarının sadece ısınmaya neden olduğu ve başka biyolojik bir etkisinin olmadığı savları doğru değildir. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- En hızlı geliştirilen kabakulak aşısı, 1963-1967 yılları arasında sadece 4 yıl gibi kısa bir sürede geliştirilmiş ve övünç kaynağı olmuştu. Şimdi COVlD-19 pandemisinin ilk yılı dolmadan, bilim dünyası çok sayıda aşı geliştirmeyi başardı. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- Yaygın bir söylem vardır.Denir ki "Beyazlar Kızılderililere karşı tarihin en büyük soykırımını gerçekleştirdi.Onlar ise beyazlara tütünü öğreterek intikamlarını almayı başardılar." (Biz Kuş muyuz Yoksa Tavuk mu?)
- O yıllarda tütün içmek soylu bir işti. Hatta tütün içicileri üzerlerine tütünün kokusu sinmesin diye “smoking jacket” ismi verilen giysiler giyerlerdi. Erkekler, önemli konuların tartışıldığı sigara salonlarına bu şık elbiseler ile giderdi. Sözünü ettiğim elbise daha sonra tüm seçkin davetlerde giyilen bir giysiye dönüştü ancak ismi aynı kaldı: Smokin... (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- İnsanoğlu kolayı sever, bilim ise asla kolaycılığa taviz vermez (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- “Aşı kararsızlığı anlaşılabilir bir şeydir ancak aşı karşıtlığı mantıksız ve bilimdışıdır.” (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- Bir İngiliz özdeyişi var: “Bir domuzla asla kavga etmeyiniz. İkinize de çamur bulaşır. Ne var ki domuz bundan hoşlanır!' (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- Talidomid, 1 Ekim 1957 tarihinde Alman ilaç firması Che-mie-Gruenenthal tarafından gebelik bulantı ve kusmalarında kullanılmak üzere piyasaya çıktı, sedatif etkili bir ilaçtı. Talidomid’in piyasaya çıkmasından kısa bir süre sonra ilaç başta İngiltere ve Kanada olmak üzere tüm dünyaya hızla yayıldı. İlacın yasaklandığı 1961 yılına gelene dek toplam 10.000 çocuk, annelerinin bu ilacı kullanmaları nedeniyle kolsuz, bacaksız ve elsiz doğdu. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- Farabi, İslam dünyasının en büyük bilim insanlarından biridir. Dokuzuncu yüzyılın bu çok önemli aydınının o yıllardan günümüze ulaşan sözü ölümsüzdür: "İnsan ahlakının temeli bilgidir. Çünkü akıl, iyi ile kötüyü ancak bilgi ile ayırır. Yani diyor ki Farabi: Eğer iyiyi kötüden ayıracak donanımınız, doğruyu yanlıştan ayıracak bilginiz yoksa seçimleriniz değersizdir. İslamın 9. yüzyıldaki bu aydınlanmacı yüzü, ahlaklı bir birey olmanın olmazsa olmaz koşulunu sunuyor. "Bilgi sahibi olun." (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- "Bilgi, iki çeşittir; bi rincisi konuyu bilmek, ikincisi o konuyu nereden öğreneceğini bilmek." (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- İnsanlar yalanı ve palavrayı hem saldırmak, üstünlük kurmak, hem de kendini savunmak, zarar görmemek için kullanıyor. İnsanoğlu tuhaf bir yaratık, gözünün önündeki perde kalksa, göremediği, anlayamadığı, çözemediği bilinmezler apaçık ortaya dökülse bile yine de yalana ve palavraya sarılabiliyor ve görmüyor. Yani yalan ve palavra başkasına söylenmiyor sadece, insan kolayca kendisine de söyleyebiliyor. Palavranın ahmakça, geçi çci, zavallı, zayıf bir etkisi var, hatta gülünç. Bu nedenle onu bir yana bırakmalı, ama yalan çok tehlikeli, hele insan yalanı kendisine söylüyorsa. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- Derdiniz yoksa, yanıtlanmasını beklediğiniz sorularınız yoksa, yaşamdan bir alıp veremediğiniz yoksa soru sormaz, yanıtların peşine düşmezsiniz. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- “Eğer bütün böcekler dünyadan yok olsaydı, 50 yıl içerisinde yaşam sona ererdi. Eğer insanoğlu yok olsaydı, 50 yıl içerisinde yaşam kendini yenileyerek gelişmeye devam ederdi.” (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- İlaç sektöründe öyle ölümcül bir rekabet var ki kanserin tedavisini bilen bir firmanın onu elinde tutması çok riskli, tıpkı okeye dönmek gibi, hop diye rakip firma bitirir siz şapa oturursunuz. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
- İlaç firmaları yeni moleküller geliştirdiklerinde, geliştirdikleri bu moleküllerin etkinliği çoğu zaman piyasada en etkili olduğu bilinen ilaçla değil, tarihsel olarak tedavide kullanılan neredeyse en eski ilaç ile karşılaştırılarak ölçülür. (Bilim Bizi Kandırıyor Mu?)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin