Doğum Tarihi: 23 Kasım 1946
Doğum Yeri:
Necmiye Alpay kimdir?
1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Doktorasını uluslararası iktisat alanında yaptı (Paris-Nanterre Üniversitesi, 1978). AÜSBF'deki öğretim üyeliği, 12 Eylül dönemi tutuklamalarıyla sona erdi. Üç yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı. Bu kopukluk, ilgi alanı olarak dilin öne çıkması sonucunu verdi. Cezaevi sonrasında yaşamını çevirmenlik yaparak sürdürdü. Kuram ve Ludingirra dergilerinin kurucu ve editörleri arasında yer aldı. Sombahar dergisinde editörlük yaptı.
1996-2003 yılları arasında Akademi İstanbul'da ve Yeditepe Üniversitesi'nde Türkçe ve Yaratıcı Yazarlık dersleri verdi. Çeşitli yazıları ve çevirileri var. Türkçe Sorunları Kılavuzu adlı kitabı Metis Yayınları arasında çıkmıştı (2000). Radikal gazetesinin haftalıkKitap ekinde Dil Meseleleri'ni yazmayı sürdürüyor.
Metis Yayınları'ndaki kitapları
Türkçe Sorunları Kılavuzu, 2000
Dilimiz, Dillerimiz, 2004
Yazarla Söyleşiler
■ "Toplumun durumu gibi, dilin durumu"
Ayşe Selamsız, Cumhuriyet Dergi, 10 Aralık 2000
■ "Eleştiri yapıtla konuşmadır"
Necmiye Alpay, Radikal Kitap Eki, 10 Ağustos 2007
--reklam--
Necmiye Alpay Kitapları - Eserleri
- Dilimiz Dillerimiz
- Türkçe Sorunları Kılavuzu
- Dil Meseleleri
- Beklediler Gitmedik
- Yaklaşma Çabası
--reklam--
Necmiye Alpay Alıntıları - Sözleri
- Kişinin konuşması genellikle, hangi çağa ait olduğundan başka, hangi toplumsal sınıfa, tabakaya, çevreye, hatta mesleğe mensup olduğunu ele verir. (Dil Meseleleri)
- tamamıyle ya da tamamiyle değil, tamamıyla (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- Modern toplum, birbirinin ne dediğini gittikçe daha hızlı bir biçimde anlaması gereken insanların toplumu. (Dilimiz Dillerimiz)
- diline pelesenk etmek değil, diline persenk etmek (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- mütevazi değil, mütevazı (alçakgönüllü) (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- Sorunlu örnek: "Adam başı ikişer kefil bulun." "İkişer" sözcüğü "adam başı" anlamını zaten içerdiğinden, özel bir vurgulama amacı olmadıkça, yanı sıra "adam başı" demek gerekmiyor. Öneri: ''Adam başı iki kefil bulun." Ya da: "İkişer kefil bulun." (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- sezaryan ya da sezeryan değil, sezaryen (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- kelli felli (=kerli ferli) (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- mütahit değil, müteahhit (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- Eğitim sistemimiz, neredeyse, yan yana yazılmış harfleri "söken" ve kulağındaki sesi yazıya geçirebilen öğrencinin okuma yazma bildiğini kabul eder duruma düştü. Yola modern bir toplum olarak devam etmek istiyorsak, okuma yazma tanımımızı, kabul edilebilir bir dil bilincini içerecek biçimde genişletmeliyiz. (Dilimiz Dillerimiz)
- sahi senden mi doğdum anne yollar nehirler kuşluk vakitleri dururken bir insandan mı döğer bir çocuk anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı kuş olsa çiçek olsa gündüz olsa kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu bu kez dağlar doğursun beni anne sen de ılık yağmur ol durmadan yağ kanayan yerlerime. 1980 (Beklediler Gitmedik)
- şöför değil, şoför (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- Dil bilincimiz belirli bilgilere dayanacaktır kuşkusuz; dilbilgisi kuralları kadar günümüzde bilimsel açıdan geçerli dilbilgisi anlayışlarını, Türkçenin tarihiyle coğrafyasını ve olanaklarını da hiç değilse ana çizgileriyle kapsayan bilgilerle sürekli olarak beslenmesi gerecektir. Ancak, dil bilinci, bu bilgilerin toplamına verdiğimiz ad değil, bilgilerin oluşturduğu matrisler yoluyla işleyen bir zihnin seçimler yapma, başka bir deyişle, bilgi kullanma yetisinin adı olmalı. (Dilimiz Dillerimiz)
- Bir kelime bir satır bir bakış bekledik sizden Hayat ferahlayacak yeryüzü genişleyecekti belki Sizin için antenlerimiz açık oldu hep belki ararsınız diye Aramadınız sormadınız Sizinle güzel olacaktı geceler ve gündüzler dedik Gelmediniz Ama biz hep bekledik sizi Birlikte efkârlanır birlikte sevinirdik diye düşündük Sizin için telefonlar açık tutuldu Ararsınız diye düşündük Saatin akrep ve yelkovanı her buluştuğunda umutlandık Uykusuz gecelere uzadı yorgun gözlerimiz Uzak kaldınız gelmediniz Bir gün belki karşılaşırız diye geçtiğiniz yollardan geçtik Siz durmadan kaldırım değiştirdiniz Görmezlikten geldiniz Sizin için yüreğimizin bir köşesini boş tuttuk hep Demli çaylar içecek anılar tazeleyecektik belki Bekledik gelmediniz Yağmursuz ve rüzgârsız kaldık Mevsimler unuttu mevsimliğini Ağıtlarda bekletildik hep Zulüm, zindan çizgileri çizildi suretimize Yalana ve talana yazıldı adınız Fermanlar çıkarıldı genç ömrümüze Sılada gurbet olduk Yerle bir edildi çocukluğumuzun oyun yerleri (Beklediler Gitmedik)
- nahif (zayıf, çelimsiz), naif ( çocuksu) (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
- abondone olmak değil, abandone olmak abonoz değil abanoz (Türkçe Sorunları Kılavuzu)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin