Doğum Tarihi: 1981
Doğum Yeri:
Özcan Doğan kimdir?
1981 yılına doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fransız Dli ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Çevirmen olarak çalışıyor. Sosyoloji ve Antropoloji, Avrupa Düşüncesinin Serüveni, Sanat, Orada Saat Kaç? Geleceğin Tarihinden Alıntılar çevirdiği kitaplardan bazılarıdır. Sarnıç Öykü, Notos, Özgür Edebiyat, Yasakmeyve, Lacivert, Öykü Teknesi, Kül Öykü ve Kirpi Şiir dergilerine öykü, şiir, eleştiri ve çevirileri yayımlandı. Bay How Ne Yapmalı adlı bir öykü kitabı var.
--reklam--
Özcan Doğan Kitapları - Eserleri
- Bay How Ne Yapmalı?
- Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar
- Kendime İyi Geceler
- Bunun Konumuzla Bir İlgisi Yok
- Yeryüzünde Sesler
- Öyle Değil mi Zehra?
--reklam--
Özcan Doğan Alıntıları - Sözleri
- Hayat, insanlar halinde yükselen bir dağdır. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- Bu topraklar benimle dolu, diyordu insan düşüncelerim, tasarıları ve eylemleri le dolup taşıyor. Burası benim. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- Bilemiyorum.Sanırım insan kendisi olmaktan çıkıyor bazen...Bazı şeyler bize rağmen gerçekleşiyor. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Demek ki benimle yolda değil, zamanda karşılaşmıştı. (Bunun Konumuzla Bir İlgisi Yok)
- "Oldu" dediğin şeyin gerçekten olduğu daima şüphelidir. Ama inanmaya meyilli olduğundan, öyle düşünmek hoşuna gider. (Bunun Konumuzla Bir İlgisi Yok)
- Zamanı geldiğinde ölmesini bilmek lazım, dedi içinden. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- İnsanların bir yanı da bu gece gibi karanlıktır. Karanlıkta insanın kendisinden başka kötülük yoktur. O yüzden karanlıktan hoşlanmaz insanlar, kendilerinden korktukları için belki de. Işıksız yapamaz onlar. Var olduklarını onlara gösteren ilk şeydir ışık. Boşlukta yol alan ışığın bedenlerine çarpıp geri dönmesiyle varlıklarını keşfederler ve ışığın aydınlattığı her yerde onlar vardır artık. Işıkla aydınlanan elleriyle varlığa dokunmaktan haz alırlar. Aydınlıktan da korkarlar ama.Hep bir şeyler saklarlar ve ışığın o şeylere dokunup ortaya çıkarmasını istemezler. Aydınlıkta giyinip karanlıkta soyunurlar ve kötü dedikleri bütün şeyleri karanlıkta yaparlar. Gerçek insan karanlıktaki insandır o yüzden, kendi karanlığındaki insan. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Yan yanayız, ama bir araya gelemiyoruz, buluşamıyoruz. Artık tartışmıyoruz bile. (Bunun Konumuzla Bir İlgisi Yok)
- Yapmak istemedikleri bütün şeyleri başkalarının eliyle yapar, gitmek istemedikleri yerlere başkalarının ayaklarıyla gider, görmek istemedikleri şeylere başkalarının gözleriyle bakarlar.Bütün eller, ayaklar ve gözler satılıktır artık.Tek eksikleri üzerlerindeki etiketlerdir. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Geçmişi evlere uzanan insanlar türlü hedef ve arzularla yoğrulmuş mekanlarda sürükleniyor, başladıkları yere geri dönmek için koşuşturuyordu. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- hiç olmamak, varlık için büyük bir bedeldi. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- ''Ama her şeye rağmen buradasın, yaşıyorsun.'' ''Buna hiç kuşku yok.Yarım kalmış bir şeyi...'' ''Hepimiz olmamış bir hikayeyiz belki, kim bilir.'' (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- "O halde neden söyledim demek yerine kastettim diyorsun?" Bazı şeyleri kastederiz. Bazen... (Bunun Konumuzla Bir İlgisi Yok)
- Bazen bir madende hayatı kazıyorum tırnaklarımla; ekmeğe, ete ve süte dönüşüyor simsiyah taşlar. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Mutsuz ve hoşnutsuz birtakım insanlar, kendilerine hayali bir gaye bulmuştu ve sıkı sıkıya tutundukları bu imkansızlığın peşinden gidiyordu. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- Elimi kaldırıyorum ve bir başka tümceye uzanıyorum bu kez: "Yorgunum, uyumak ve unutmak istiyorum her şeyi." Eğer böyle bir cümle kuruyorsam, kendimi, hayatın kullanıp attığı bir paçavra gibi hissediyorum demektir; ya da büyük bir darbe yemişimdir insanlardan ve benim için hiçbir şeyin önemi yoktur artık; bilemiyorum, ama hüzünlü bir şeyler anlatıyor bu söz. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Kurumuş her yaprak öğrenilmiş bir gerçek. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- İşleyen kusursuz bir düzen var.Neleri hayal edeceğimizi dahi bize öğreten bir düzenek. (Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar)
- Sokaklarda yaşıyoruz hepimiz. Bir evi olan insanların bile temel yaşam alanıdır sokaklar. Sokakla olan bağlarını korudukları sürece evlerinde rahat olabiliyorlar. Öyle ki, bir sabah kalkıp sokakların bomboş olduğunu görseler, büyük bir şaşkınlık ve tedirginlik duyarlar. Her gün geçtikleri alanlar, uğradıkları mekânlar bütün anlamını yitiriverir. Tek başlarına bu yalnızlığın ve sessizliğin içinde gezinmeye cesaret edemezler. Soğuk bedenleriyle göğe yükselen yapılar içlerine korku salmaya başlar. İnsanlarını yitiren evler birer taş yığınına, kimsenin açamadığı kapılar kuru birer ağaca, camlar erimiş kum yığınlarına dönüşür yeniden. Korkunç bir kabusun içine düşmüş gibi olur insanlar. Kendilerini uyandıracak tek bir kişi bile kalmamıştır artık. Büyük bir insan boşluğu doldurur her yeri. Hiç tanımadıkları insanlar bile eksikliğini duydukları birer tanıdık hâline gelmeye başlar. Ve binaların arasından çıkıp gelen küçük bir çocuk, kurtarıcısı olur insanlığın. (Bay How Ne Yapmalı?)
- Büyük bir insan yığının içinde duruyorum kıpırtısız bir şekilde. Başımı kaldırıp etrafıma baktığımda, her yerde aynı kişiyi görüyorum. Bu büyük kalabalığın aslında bir tek kişiden oluştuğunu fark ediyorum. Soğuk ve ifadesiz bir yüzle bana bakıyor. Ama beni göremiyor. Buna rağmen, göremediği hâlde bana bakıyormuş gibi davranmasın beni huzursuz ediyor. Amaçsız ve tepkisiz bir şekilde üzerime doğrultulan binlerce bakışla kendimi köşeye sıkışmış gibi hissediyorum. Kaçıp kurtulmak istiyorum ve tek kişiden oluşan bu kalabalığı yararak ilerliyorum. (Bay How Ne Yapmalı?)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin