Özlem Ertan kimdir? Özlem Ertan kitapları ve sözleri
Yazar Özlem Ertan hayatı araştırılıyor. Peki Özlem Ertan kimdir? Özlem Ertan aslen nerelidir? Özlem Ertan ne zaman, nerede doğdu? Özlem Ertan hayatta mı? İşte Özlem Ertan hayatı...
Yazar Özlem Ertan edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Özlem Ertan hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Özlem Ertan hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Özlem Ertan hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi:
Doğum Yeri: Ankara
Özlem Ertan kimdir?
Ankara doğumlu olan Özlem Ertan, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nden mezun oldu ve akabinde İstanbul’a yerleşti. Gazeteciliğe Agos’ta başladı. İki yıl boyunca Agos’ta muhabirlik yaptı ve kültür sanat yazıları kaleme aldı. Ardından Taraf gazetesine geçti. 2008 senesinden beri Taraf’ta kültür sanat yazıları yazıyor. Aynı zamanda 2011'den bu yana da Taraf gazetesinin politika şefi olarak görev yapıyor. Çeşitli dergilerde ve derleme kitaplarda öyküleri yayımlanan Özlem Ertan'ın ilk romanı "Âşık Kadınlar Denizhanesi", 2015'in Ocak ayında yayımlandı.
Özlem Ertan Kitapları - Eserleri
- Dolunay Ayini
- Benim Güzel Ölülerim
- Aşık Kadınlar Denizhanesi
Özlem Ertan Alıntıları - Sözleri
- Kötüye hizmet eden her kim varsa yeraltına gönder (Dolunay Ayini)
- "Bir gün tüm parçalar ait olduğu yere dönecek," diyordu. "İnsanlar yapay örtülerinden sıyrılacak. Görecekler kendilerini aslında nasıl varsa öyle. İşte o zaman kötülük yok olacak, sanki hiç var olmamış gibi." (Dolunay Ayini)
- Peki, Lilith’ in suçun neydi? Hakkı olan eşitliği talep etmek. İşte bu, şeytanlaştırılmak için yeterliydi. Erkekler Lilith’in Simgelediği Özgür kadınlardan hala korkuyor, biliyor musun? Eğitim ve erkeklerin çoğu için de durum böyle. Hakkını arayan, baş kaldıran, itiraz eden kadını sevmiyorlar. Onlar beğenmezse de istemese de Lilith’lerin nesli tükenmeyecek. (Dolunay Ayini)
- "Biliyorum martı, o gece çektiğim acılar ihtiyarlattı beni. Yüzüm buruş buruş oldu. Öldürebilecek kadar seven bir kadındım ben ama vefasız bir adamın hayaliyle yaşayabilecek kadar güçlü değildim." (Aşık Kadınlar Denizhanesi)
- Medea’nın halası Kirke de cadıydı mesela. Tek başına bir adada Yaşıyor ve ünü korkuyla karışık bir hayranlık yaratıyordu insanlar arasında. (Dolunay Ayini)
- "Yapacak bir şey yok. Her şey olacağına varıyor. Herkesin bir yaşam yolu var ve rotasını ancak bir yere kadar değiştirebiliyor" diye düşündü. (Dolunay Ayini)
- …”Sen çok güçlüsün. Yere, Göğe, denize hükmedebilecek kadar hemde.. Hayvanlar ve bitkiler seni dinler. Rüzgarlar, fırtınalar sana itaat eder. Kötüye hizmet eden her kim varsa yer altına gönder!..” (Dolunay Ayini)
- Şiddetin hüküm sürdüğü dünyamızda hala bir ümitten söz edilebilir mi? Peki ya "ölüler alemi "? Yoksa orası da sonsuz bir karanlıktan mı ibaret ? (Benim Güzel Ölülerim)
- Ne durumda olduğunuza dikkat edin. Hepiniz son nefesinizi verdiğiniz andaki gibisiniz. (Benim Güzel Ölülerim)
- "Bir gün tüm parçalar ait olduğu yere dönecek," diyordu. "İnsanlar yapay örtülerinden sıyrılacak. Görecekler kendilerini aslında nasıl varsa öyle. İşte o zaman kötülük yok olacak, sanki hiç var olmamış gibi." (Dolunay Ayini)
- Tanrı'm yardım et bana. Bize böyle kötü kader yazan yazarın gerçekleri görmesini sağla. Bizden sonrakilerin kaderi güzel olsun en azından. Biz acı çektik, onlar çekmesin... (Benim Güzel Ölülerim)
- "O manasız uçuşmaca esnasında Aşık Kadınlar Denizhanesi'nde tanıştığım ilk kadın, Füsun geldi aklıma. Bu arada çok sevmiştim Aşık Kadınlar Denizhanesi lafını. Füsun burada başka aşık kadınların da yaşadığını söylemişti. Doğrusu hem merak ediyor hem de onlarla karşılaşmaktan korkuyordum. Eğer Füsun'a benziyorlarsa çekeceğim vardı ellerinden, biliyordum." (Aşık Kadınlar Denizhanesi)
- Kötüye hizmet eden her kim varsa yeraltına gönder! (Dolunay Ayini)
- Birleşmek, bütün olmak bereketliliğin, hayatın temel koşuludur, ama zaman içinde onun da kötü, kirli bir eylem olduğu inancı özellikle yaygınlaştırıldı. Nedeni basit. İnsanların, en başta da kadınların arzularını, dualarından gelen içgüdülerini kontrol altına almak ve toplumları cinsellikleri üzerinden de denetlemek. Ancak baskı sapkınlığı besler. Güdüler bastırıldıkça başka şekillerde ortaya dökülür. (Dolunay Ayini)
- Acı çektirilen, ötelenen, masum olduğu halde cezalandırılan kadınların simgesidir Medusa. (Dolunay Ayini)