Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Paula Weston kimdir?
--reklam--
Paula Weston Kitapları - Eserleri
- Gölgeler
- Sis
- Işıltı
- Ateş
--reklam--
Paula Weston Alıntıları - Sözleri
- "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Her sabah düşüncelerimde onunla uyanıyorum ve nedenini hiç bilmesem de bundan suçluluk duyuyorum. (Gölgeler)
- "Sen hep en sevdiklerimden biri oldun," dedi. "Kocaman, korkunç bir ayısın. Ama Ez'in yanındayken değil. Onun yanında minnoş bir kedi gibisin." (Işıltı)
- Arka merdivenlerden çıkarken burnuma ekşi alkol kokusu geldi. Neden barlar ve birahaneler gündüzleri hep daha kötü kokar? (Sis)
- "Peki, bakalım hepsini doğru anlamış mıyım; Birbiriyle savaşan iki grup yarı melek piçler var. İkisinin de peşinde olan bir iblisler sürüsü var. Ve bir de durugörüleri olan kayıp bir çocuk? Ve Gaby ile ben iki yüz düşmüş meleğin nerede saklandıklarını biliyor olabiliriz, öyle mi?" "Evet, ailenin zeki çocuğu oymuş, tamam." (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlemdi. Tanrım kimi kandırıyorum ben. İyi değilim. İyı olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Özgür iradeyi özgürlük zannettim. (Işıltı)
- "Yatağımda ve çıplaksın. Hiçbir yere gitmiyorum." "Aslına bakarsan bu benim yatağım." (Işıltı)
- Dudaklarım köprücük kemiğinde, "Seni kaybedeceğimi sandım," dedim. "Ve seni kaybedemem, Rafa. Kaybedemem..." (Işıltı)
- Rafa'dan Jude'a baktım ve kalbim acıdı, onlar için hissettiklerim çok yoğundu. "Hayatta kalalım ki bunu yapmaya devam edelim." Rafa parmaklarını koluma sürttü. "Hayatta kalalım ki bir çok şeyi yapmaya devam edebilelim." Bütün bu belirsizliğin ve ümitsizliğin arasında bile ona gülümseyebildim. (Ateş)
- Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir? (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlendi. Tanrım, kimi kandırıyorum ben. İyi değildim. İyi olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- Ne hissettiğimi bilmiyordum. Nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Ama onu incitmek istemediğimi biliyordum. (Ateş)
- "Ayrıca inan bana affetmek kolay olan seçenek değil. Kemik kırmaktan çok daha fazla çaba gerektiriyor." Beni bırakıp gitmek bu kadar kolay mıydı? Ve "Her zamanki gibi, ağaçları göreyim derken ormanı gözden kaçırıyorsun." Seçme şansı olmadıktan sonra varoluş nedir? (Ateş)
- "Yaptığımı nasıl affedebilirsin?" "Çünkü seni tanıyorum. Çünkü senin en iyi halini ve en kötü halini gördüm. Son yüz otuz dokuz yıldır atlattıklarımızdan ve beni barda bulduğundan beri başımıza gelenler sayesinde. Tanrım, ileri gitmek istediğim için." "Evet ama..." "Çünkü seni seviyorum, seni aptal!" Cümle havada asılı kaldı. İkimizin de boşluğunu yakalamıştı. Birbirimize bakıp gözlerimizi kırptık, nefes aldık. Boynumdan yukarı kızardığımı hissediyordum. "Hayır sevmiyorsun," dedi. Ama suçluluk ve hayal kırıklığı gitmiş, çok kırılgan bir şeyle yer değiştirmişlerdi. "Bana neyi hissedip neyi hissetmediğimi söyleme Rafa." Beni izledi, ben onu anlayamıyordum. Saniyeler uzadı. "O zaman tekrar söyle." Gözlerine baktım. Zor sözcüklerdi çünkü beni savunmasız bırakıyorlardı. "Seni seviyorum. Seni aptal." (Ateş)
- Ben sandığım kişi değilim. Bununla nasıl başa çıkacaktım? (Gölgeler)
- Dünyanın değişmek üzere olduğunu biliyordu. Çünkü her şeyi hatırlıyordum. Her şeyi. (Işıltı)
- Saçmalık. Sen beni, benim seni takip edebildiğimden daha fazla takip edemezsin. (Gölgeler)
- "Rafa..." "Yaralanmaya devam etmek mi istiyorsun?" Kolunu indirdi. "Çünkü seni acı içinde görmek izlemeyi sevdiğim bir şey değil." (Işıltı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin