Ramazan Pakdil kimdir? Ramazan Pakdil kitapları ve sözleri

BİYOGRAFİ

Eğitimci-Yazar Ramazan Pakdil hayatı araştırılıyor. Peki Ramazan Pakdil kimdir? Ramazan Pakdil aslen nerelidir? Ramazan Pakdil ne zaman, nerede doğdu? Ramazan Pakdil hayatta mı? İşte Ramazan Pakdil hayatı...

Eğitimci-Yazar Ramazan Pakdil edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ramazan Pakdil hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ramazan Pakdil hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ramazan Pakdil hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1949

Doğum Yeri: Uşak-Bağbaşı

Ramazan Pakdil kimdir?

İlkokulu Bağbaşı köyünde okudu. Hıfzını Uşak Kur’an Kursunda bitirdi. 1965 senesinde İzmir’de Kestane pazarı İmam-Hatip ve İlahiyatın öğrenci yetiştirme yurduna girdi. İmam-Hatip Lisesinin son sınıfına kadar orada yatılı okudu. Son sınıfın yarısında 1972 senesinde İstanbul’a naklettirdi.1973’te İmam-Hatip Lisesini bitirdi.Abdurrah- man Gürses Hocaefendi’den Kıraat-ı Aşere okumaya başladı.1977 yılında Aşereyi bitirdi. Aynı yıl Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdi.1977-1979 yılları arasında Haseki Eğitim Merkezi’nde Aşere-Takrib ve Tayyibe kursuna iltihak ederek, buradan mezun oldu. 1980 yılında Haseki Eğitim Merkezi’de asistan olarak göreve başladı. Bununla birlikte Kadıköy Müftülüğü’ne bağlı Kireçhane Haserenler ve Tüccarbaşı Camii’lerinde imamlık Erenköy Kur’an Kursunda öğretmenlik ve son olarak Osmanağa Camii imam-hatiplik görevini sürdürdü. 1992 yılın- da Haseki Eğitim Merkezi’ne öğretmen olarak atandı. Halen bu görevini sürdürmektedir. Evli ve dört çocuk babasıdır.

Ramazan Pakdil Kitapları - Eserleri

  • Ta´lim Tecvid ve Kıraat

Ramazan Pakdil Alıntıları - Sözleri

  • Bizleri varlıklar içinden seçip, eşref-i mahlukat insan olarak yaratan; insanlar içinden seçip, İslâm ve hidayet nimeti bahşeden; Müslümanlar içinden seçip, içimize Kur’ân-ı Kerîm’i okuma ve okutma meyli, muhabbeti ve iradesi veren; Kur’ân okuyanlar içerisinden seçip Kur’ân’ı güzel okuma kabiliyeti veren; Kur’ân’ı güzel okuyabilenler içerisinden seçip, hafız olabilme şerefini lütfeden, hafızlar içerisinden seçip kıraat ilmi, aşere-takrib-tayyibe ilimlerini ehil üstadlardan okuma, öğrenme, icazet alma imkânını bahşeden; seçilmişlerin en seçilmişi Muhammed Mustafa (s.a.v)’nın en büyük mirasına vâris kılan Rabb-i Rahîm’ime sayısız hamd ü sena ederek başlarız. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Kur’ân-ı Kerîm tertil ile nazil olmuş, Peygamberimiz (s.a.v) tertil ile okumuş ve Rabbimiz tarafından Kur’ân’ı tertil ile okumamız emredilmiştir. Müzzemmil sûresi 4. ayet, Peygamberimiz (s.a.v)’in şahsında bütün Kur’ân okuyanların böyle okumalarını emretmektedir. Bu ayette, “Kur’ân-ı açık açık, tane tane, tertil ile oku” buyurulmuştur. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Bazı ilimleri kitapları okuyarak öğrenmek istediğinizde, o ilim şayet yabancı bir dille yazılmışsa, onun gramerini (alet ilimlerini) lügatlarını öğrenerek o ilme ulaşabilir, hocasız o ilmi öğrenebilirsiniz. Kıraat ilmi ve onun bir parçası olan tecvid ilmi böyle değildir. Ne kadar çok tecvid kitabınız da olsa, onların ibarelerini anlayacak diliniz de olsa, hattâ okuyup ibarelerini ezberlemiş dahi olsanız, bir hocanın (fem-i muhsinin) ağzından duyup öğrenmeden tecvid ilmini hakkıyla öğrenmeniz mümkün değildir. Tecvid ilminin nazariyatını (teoriğini) bilmenin yanında, uygulamasını (pratiğini) iyi bilen bir üstadın (fem-i muhsinin) ağzından duyarak öğrenmeye “müşâfeheten ahiz” denir. Bu çok önemlidir. Osmanlıca eserlerde geçen “Bir fem-i muhsininden ahzetmek lâzımdır.” ifadesi de aynı anlamdadır. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Müzzemmil sûresi dördüncü ayet-i celîlede “Kur’an’ı tertil ile (tane tane ayırarak, tecvid ile) oku.” şeklinde emir kipiyledir. Bunu da Hz. Ali (k.v) Efendimizin yorumundan anlıyoruz. O’na “Tertil nedir?” diye sorduklarında: “Tertil, harfleri tecvid ile (yani sıfât-ı lâzime ve ârızalarıyla) okumak ve vakıfları bilmektir.” buyurdular. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Tecvîd kelimesi, lügatte “bir şeyi güzel yapmak, hoş yapmak ve süslemek” anlamlarına gelir. Şöyle ki: “Kendisinde harflerin mahreclerinden ve sıfatlarından bahsedilen bir ilimdir.” (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • “Bu işin hafriyatı, harfiyatıdır.” Güzel Kur’ân’ımızı nazil olduğu gibi güzel okumalarını, me’cûr olmalarını, Kur’ân-ı Kerîm’in şefaatine nail olmalarını ve olmamızı yüce Mevlâ’dan niyaz ediyorum. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Çünkü Allah (c.c), Kur’ân’ı tecvidli telâffuzla indirdi, bize kadar da böyle geldi. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Bu usûllerle okumak sünnet olmuştur. Ümmet de bu usûllere uymuştur. İlm-i Kıraatte, “Kıraat, kendisine uyulan bir sünnettir.” kuralı vardır. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • O’nun Kutlu Elçisi, Kâinatın Efendisi, Peygamberlerin Sultanı, beşer olarak Kur’ân’ın ilk Mübelliği, Muallimi, Müfessiri, Hafızı, Kârii, Mukrii, Nâşiri, Canlı Kur’ân Cenâb-ı Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya sayısız salât ü selâm olsun, deriz. Şefaat-i uzmasına nailiyyet niyaz ederiz. Rabbim ulaştırsın. “Selâm” ismiyle mukabelede bulunsun. Bu isim-i şerifi hürmetine dünya ve ahiret saadet ve esenliği lütfeylesin. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)
  • Ahirette Kur’ân-ı Kerîm’in hepsine ve hepimize sahip çıkmasını, şefaat etmesini Cenab-ı Erhamür-Râhimîn Allah’ımdan niyaz ediyorum. (Ta´lim Tecvid ve Kıraat)