Türk Yazar, Ressam Remzi Karabulut edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Remzi Karabulut hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Remzi Karabulut hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Remzi Karabulut hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1963

Doğum Yeri: Sarıkamış, Kars

Remzi Karabulut kimdir?

Remzi Karabulut; 1963 yılında Sarıkamış’ta doğdu. Bir dönem soyut resimle ilgilendi ve etkisinde kaldığı metinlerin resimlerini yaptı. Yaptığı resimlerle ikisi kişisel, üç sergi açtı. Yazılarını Edebiyat 8I, Çağdaş Türk Dili, Yeni Düşün, Uç, Damar, Aratos, Kül Öykü, Notos gibi dergilerde yayınlayan Karabulut’un ilk kitabı ‘Hep doğruyu söyleyen yalanım ben’(Günce) 2002 yılında Kültür Bakanlığı yayınları arasından, ikinci kitabı Kadınlar Gülmemeli (Öykü) 2005 yılında Can yayınları arasından çıktı. Remzi Karabulut 1975 yılından beri Tarsus’ta yaşıyor.

--reklam--

Remzi Karabulut Kitapları - Eserleri

  • Kadınlar Gülmemeli
  • Kayıp Martı
  • Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben
  • Acı Gösteri
  • Cellat Nazikti
  • Köksüzler
  • Ferit Edgü'yü Okumak
  • Kan, Kireç ve Lizbon
  • Kaytansızlar

--reklam--

Remzi Karabulut Alıntıları - Sözleri

  • "Ne olursa olsun, yarasını her gittiği yere kendisiyle taşımayı öğreniyor insan." (Kayıp Martı)
  • "İnsan ne zaman insandır?" diye sormuş şiirinde İsmail Uyaroğlu. Ve yanıtlamış: "Zayıf tarafını anlattığında ve öteki de onu anladığında." (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • “Çünkü anlamak bir ortak dil gerektirir. Ortak dil ise, ortak yaşam / ortak bilgi / ortak birikim / ortak düş kimi yerde, ortak düşüş demektir. (s.12) -Ferit Edgü, Hakkâri’de Bir Mevsim (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Zaman umulmadık bir hızla geçiyor. Biz dünyayı anlayamadık. Gülünç düştük her şeye. Dünyayı insanların yarattığını, dünyada yapacak bir şeyimiz kalmadıktan sonra anladık. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • Güzel kadınlarla yattınız. Ölüm sizlere vız gelmeli. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • “Bu ilk ölümü değildi onun. Yıllar önce bir kez daha öldü.” (Acı Gösteri)
  • Buranın insanı kalleş. Buranın insanı kalleş Ramazan Amca. Havası da kalleş. Bir yerin havası nasılsa insanı da öyledir. Komşumuzun karısı öyle diyor. Esma abla. Erzurumlu. Bir yerin insanı, oranın havasına benzer, diyor. (Kadınlar Gülmemeli)
  • ... Çocukluğumu anlattı biraz. Çamaşırlarımı çok az kirletirmişim. Altımı en az ıslatan çocuğu benmişim. Ve dayaktan çok, sözden etkilenirmişim. Örneğin babam bana bir tokat attığında değil, "serseri" dediğinde ağlarmışım. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Biraz ilerledikten sonra soruyorum: ''Ne istiyorsun sen bu yılanlardan, yazık değil mi?" "Niye yazık olsun? Ben onlara bir şey yapmıyorum ki." "Ya zarar verilerse birine?" "Zarar vermezler. Biliyorum. Ben bunlardan hiç korkmam." "Senin korktuğun bir şey var mı?" "Var tabii, olmaz mı?" ''Nedir peki?" "Ben insanlardan korkanm. Çok korkarım." ''Neden?" "İnsanların ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor." (Acı Gösteri)
  • Kendime dedim ki: Yenilme kendine. (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • "Kaç kardeştik bilmiyorum. En küçükleri bendim ve henüz saymayı bilmiyordum. Öğrendiğimde ise hepimiz dağılmıştık." (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • "Hangi toprakta olduğumuzun ne önemi var? Bizim de şairlerimiz var nehirlerden ve dağlardan söz eden. Ama görüyorsun işte, ben derdimi anlatamadım hiçbir zaman. Hiçbir zaman." (Kan, Kireç ve Lizbon)
  • "Zaman sarkıyor. Zaman uzun bir sarkaç." (Kan, Kireç ve Lizbon)
  • Yüreği sıkışıyordu. Kendi isteği dışında bir yaşamı olmuştu. Evet, bu yaşamı o istememişti. Bu yaşamı kabul etmek zorunda kalmıştı. Yapacak başka bir şeyi yoktu. Yaşamak için. (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Çığlıkların en keskin ucunda çakılı buluyorum kendimi. Kafamda doyumuna ulaşılamamış hazlar zinciri. Çırpınsam kanım suya kesilecek. Çırpınsam dişlerim dökülecek. Çırpınmıyorum. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Her şey için zamanımız o kadar az ki. Yalnızlığı yaşamak için bile yeterince yalnız değiliz. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Aldığı simidi kâğıtsız almak istemiyor bir kadın. Oysa kıçını elleriyle yıkayabiliyor aynı insan. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • İçten yarayı herkes göremez. (Kayıp Martı)
  • “Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.” (s.41) -Ferit Edgü & Tezer Özlü, Her Şeyin Sonundayım (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Konuktuk ikimiz de birbirimize. Gitmeleri en çok da sen süslerdin. (Kayıp Martı)