Amerikalı Yazar Robert Fulghum edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Robert Fulghum hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Robert Fulghum hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Robert Fulghum hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Tam / Gerçek Adı: Robert Lee Fulghum

Doğum Tarihi: 4 Haziran 1937

Doğum Yeri: Waco, Texas, Amerika Birleşik Devletleri

Robert Fulghum kimdir?

Robert Fulghum’a ne yaptığı sorulduğunda genellikle filozofum der, sonra da, en hoşlandığı şeyin basit konular üzerinde bol bol düşünmek, sonra bu düşündüklerini yazıyla, sözle, resimle... hangisi uygun düşerse onunla anlatmak olduğunu söyler. Hayatı boyunca yaptığı işler arasında kovboyluk, folklor şarkıcılığı, IBM satıcılığı, profesyonel ressamlık, kilise papazlığı, barmenlik; resim öğretmenliği ve babalık bulunmaktadır. Karısıyla birlikte Seattle’da, bir tekne evde oturmaktadır.

--reklam--

Robert Fulghum Kitapları - Eserleri

  • Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim
  • Üzerine Yattığımda Alev Alev Yanıyordu
  • Hoppalaa!
  • Maybe (Maybe Not)

--reklam--

Robert Fulghum Alıntıları - Sözleri

  • “ Bir şeyi sevmekle ona sahip olmak aynı şey değildir. ” (Hoppalaa!)
  • Ve kaç yaşında olursanız olun, değişmeyen bir gerçek var: Dışarı çıktığınızda el ele tutuşup yanınızdakinden ayrılmamak. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • Solomon Adaları yerlileri bir konuda haklı olabilir. Yaşayan varlıklara bağırmak, onların ruhlarını öldürebiliyor. Taşlar ve sopalar kemiklerimizi kırabilir ama söylenenler kalbimizi kırar. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • “ Hayat yumru yumrudur. Yulaf ezmesindeki yumruyla, boğazınızdaki yumru ve göğsünüzdeki yumru aynı şey değildir. İnsan bunların farkını öğrenmeli. (Hoppalaa!)
  • “Benim için hayat, onun aşkıydı.” (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • “Yemek kitaplarındaki tarifler başka şeydir, bizim her zaman yedigimiz yemekler başka şey. Yol haritasıyla, haritanın tarif ettiği yolun aynı şey olmayışı gibi.” (Hoppalaa!)
  • “Bu tarafa bakmak, görmek içindir. Görmek, vizyon bulmak içindir. Vizyon bulmak, anlamaktır. Anlamak, bilmektir. Bilmek, olmak demektir. Olmak, dolu dolu yaşamaktır. Dolu dolu yaşamak, önem kazanmaktır. Önem kazanmak, ışık olmaktır. Işık olmak, sevilmek demektir. Sevilmek, yanmaktır. Yanmak, varılmaktır. Sön ve yan...” (Hoppalaa!)
  • Hayat hâlâ çıkmaz bir sokak ve hâlâ inanmakta zorlanıyoruz. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • Pisliği ellerimizden olduğu kadar zihnimizden de uzak tutmak önemlidir. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • "Kendi davranışlarımı anlayamıyorum.," diye yakınmıştı. Asıl yapmak istediğim şeyleri yapamıyorum, onun yerine en nefret ettiğim şeyleti yaptığımı farkediyorum. (Üzerine Yattığımda Alev Alev Yanıyordu)
  • Erdem denilen şey dağın tepesindeki lisansüstü eğitiminde değil, yuvada oyun havuzundaki kum yığınının içinde. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • Prens, yedi küçük adamla bir süre birlikte yaşadığını bilseydi Pamuk Prenses’le ömrü boyunca mutlu yaşayabilir miydi? (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • Bir düşünün. Şu an ne biliyorsunuz? Bir parçası olduğumuz hayatta, diyelim ki otuz yaşına vardığımızda, beynimize hangi bilgilerin yerleşmiş olması gerekir? (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • “ İnsan dünyayı kazansa, ama bu arada kendi ruhunu kaybetse, ona ne yararı olur ? “ (Hoppalaa!)
  • Aslında gerçekten olman gereken hiçbir şey yok. Ve yapman gereken bir şey de yok. Gerçekten sahip olman gereken hiçbir şey yok. Ve bilmen gereken bir şey de yok. Gerçekten hiçbir şey olmak zorunda değilsin. Ama yine de.. Ateşin yandığını anlamanın sana yardımı olur, yağmur yağdığında toprağın ıslandığını anlamanın da.. Ne olursa olsun, her şeyin katlanılması gereken sonuçları vardır. Hiç kimse bunlardan bağışık değildir. (Üzerine Yattığımda Alev Alev Yanıyordu)
  • “ İnsanlar iyi niyetli, yumuşak yürekli ve güçlü değerlere sahip oldukça, her durumun üstesinden gelinebilinir. Ben buna inanıyorum...” (Hoppalaa!)
  • . Hepimiz biraz tuhafız. Ve hayat biraz tuhaf. Ve tuhaflıkları bizimkiyle uyumlu olan insanları bulduğumuzda, onlara katılır ve karşılıklı olarak tatmin edici bir tuhaflığa düşeriz. Ve biz buna aşka gerçek aşk diyoruz. ... (Hoppalaa!)
  • Galiba mucizeler, olağanüstü olaylar ve mutluluk, daima insan zihninin tavan arasında bir yerlerde duruyor ve harekete geçmeleri için çok büyük bir çaba gerekmiyor. (Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim)
  • Biz hikayeye hep ortasında girer, sonu gelmeden de çıkmak zorunda kalırız. Peri masallarına da, dünyanın tarihine de. Hikâye hep sürüp gider. (Hoppalaa!)
  • düşüp boynunu kırarsan yiyecek yemek bulamazsan evin yanarsa... bunlara dert denir onun dışındaki her şeyi tatsızlıktır hayat zaten tatsızdır hayat yumru yumrudur tatsızlıkları gerçek dertlerden ayırmasını öğren, daha uzun yaşarsın (Hoppalaa!)