Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Serpil Çakır kimdir?
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyaset Bilimi anabilim dalında öğretim üyesidir. Aynı fakültede siyaset bilimi doktora derecesini almıştır. "Cumhuriyetin Öncü Kadınları", "Londra'daki Türklerin Göçmenlik Hâlleri", "Türkiye'de Parlamenter Kadınlar", "İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Kurum Tarihi" gibi sözlü tarih projelerini yönetmiştir. Kadın hareketi tarihi, sözlü tarih, feminist yöntem, feminist teori, toplumsal cinsiyet ve politika üzerine çeşitli yayınları bulunmaktadır. Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset, Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Politika, Sosyal Bilimlerde Yöntem, Kadın Araştırmalarında Yöntem, Karşılaştırmalı Siyasal Sistemler, Devlet, Toplum, İktisat: Tarihsel Sosyoloji derslerini vermektedir.
--reklam--
Serpil Çakır Kitapları - Eserleri
- Osmanlı Kadın Hareketi
- Erkek Kulübünde Siyaset
- Farklı Feminizmler Açısından Kadın Araştırmalarında Yöntem
--reklam--
Serpil Çakır Alıntıları - Sözleri
- Çünkü 'kadınların' dedi 'şeyi düşük, verimi düşük işte' dedi. Evleniyorlar, çocuk doğuruyorlar' dedi. Ondan sonra da ' ben istemiyorum kadın asistan' dedi. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Kadın bir araç değil, kendi başına bir amaç olmalı. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- ...yoktan var olmaya çalışıyorsunuz. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Çünkü kadın olmak çok meşakkatli bir iş. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Üniversite kapılarının kadınlara kapalı olduğu dönemlerde, ziyaretçi kadın öğrenciler, erkek öğrencilerden tahta perdeyle ayrılmış bir yerde oturmak zorundaydı ve başlarında bir refakatçi bulunuyordu. Bu durum; genç erkeklerin, kadınların varlığı yüzünden akıllarının başlarından gitmesini önleyen koruyucu bir önlem olarak açıklanmıştı. (Osmanlı Kadın Hareketi)
- Tarih, Avrupalı erkek elitlerin, "diğerleri"ni boyunduruk altına almasını kaydeden bir bilim oldu. Sömürgeleştirilmiş yerli halklar, kadınlar ve işçileri tarihin çok nadir olarak öznesi olabildiler. (Osmanlı Kadın Hareketi)
- Dünyada her erkeğe bir kadın düşmüş olsa, 'feminizm' bugünkü aldığı şekli almazmış(!) Harbden sonra şimdiki 2/1 veya 3/1 nisbeti takriben 4/1, 5/1 derecesini bulacak imiş ve işte bu nisbet neticesi kadın meselesinin şeklini göstermiş. Her kadının bir kocası olabilse imiş, kadınlar hayatlarını kazanmak için erkeklerin gördükleri işleri yapmağa, erkeklere en müşkül mesaide bir rakip olmaya elbet kalkışamazlarmış(!). Kadınlar, hayatta kendilerini yaşatacak bir erkek bulamadıkları içindir ki, kendi başlarının - açıkça tabirle boğazlarının- çaresine bakıyorlarmış ve bakmak istiyorlarmış. (Osmanlı Kadın Hareketi)
- Safiye Hüseyin Elbi İlk Türk hemşiredir. Türkiye'de Modern Hemşireliğin öncüsü olan Safiye Hüseyin Elbi, şefkat ve meslek aşkıyla dopdolu bir kadındı. Hilal-i Ahmer’in en önemli temsilcilerinden Dr. Besim Ömer ile çalıştı ve onun liderliğinde başlayan hemşirelik ve ebelik eğitimine katılan Elbi, Balkan ve Çanakkale Savaşları’nda gönüllü hastabakıcılık yaptı. İstanbullu hanımların fahri olarak hemşirelik yapmalarına öncü oldu. Çanakkale Savaşı’nda gönüllü olarak Reşit paşa Hastane Gemisi’nde başhastabakıcı olarak görev yaptı. Hilal-i Ahmer Cemiyeti Hanımlar Merkezinin kurucuları arasında olan Safiye Hüseyin, Kızılay sabat Evi’nde çalıştı. Çanakkale Savaşı’ndaki hizmetlerinden dolayı kendisine harp madalyası verildi. Hemşirelik mesleğine tutkuyla bağlı Safiye Hüseyin Elbi, Florence Nightingale madalyası ve Kızılay Onur belgesi almış, Hilal-i Ahmer’in binlerce kahramanından biridir… (Osmanlı Kadın Hareketi)
- Kadınların gündelik yaşamlarında karşılarına çıkan sorunlar, kişilere özel ya da belli durumlara özgü sorunlar değildir. Kadınlar nihayet, ezilmelerinin bir sistem meselesi olduğunu anlamıştır. (Osmanlı Kadın Hareketi)
- "Bizde kadınlık, siyah bir kefen içindedir. Bizim kadınlarımız, bir Fransız edibinin dediği gibi 'şekl-i gayb-i mevcud' dan [şekli kaybolmuş varlık] ibarettir. Bizde kadınlar dünyanın bütün kadınları, bütün insanları gibi yaşayıb ölmezler; sürüklendikleri hayat-ı zahfane [sürünülerek geçirilen hayat] içinde ölü gibi yaşamaya mahkumdurlar. Ben aksi ve yeknesak çarşaflarımızla kendimizi Şark'a aid bir tablonun kenarına sıkıştırılmış bir 'siluete' teşbih [benzetme] ediyorum. Simsiyah bir gölge... İşte biz kadının kısaca tarifi bundan ibarettir. " (Osmanlı Kadın Hareketi)
- Cehaletimize dokunan, en büyük düşmanımız oluyor. (Osmanlı Kadın Hareketi)
- ...'ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz' özdeyişi hayatın her alanında geçerlidir. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Çünkü erkekler bizi izliyorlar. Evet, bunu hissediyorum. Erkekler her yaptığımızı izliyorlar. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Bizi yalnız kaynak temin eden unsurlar olarak görmeyin. Kaynak temin ederiz, tamam, amenna. Ama onun dışında söz hakkı da isteriz. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- ... Ayrı ayrı yollarda semeresiz yürüyüp, beyhude yorulmamızdandır. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Benliğini daha ziyade idrak eden bir kadın ekseriyeti hazırlandığı vakit, elbet bu münevver kitle kendi mukadderatını idare edecek olanlara kendi itimadını ihriyariyle vermeyi ve hatta kendisiyle ilgili olan meselelerin müdafaasında kendisini bizzat temsil etmeyi hak bilecektir. (Erkek Kulübünde Siyaset)
- Niçin gerçek yerine, onu kazandırtan, seçtiren hikayeyi anlatıyor? (Erkek Kulübünde Siyaset)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin