Tam / Gerçek Adı: Prof. Dr. Serpil Sancar
Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Serpil Sancar Üşür kimdir?
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde siyaset bilimi doktorası yaptı. Halen bu fakültede siyaset bilimi ve kadın çalışmaları alanlarında profesör olarak dersler veriyor. 1990'lı yıllardan itibaren siyaset kuramı ve sosyal bilimlerde metodoloji alanları yanı sıra kadın çalışmaları alanında da akademik çalışmalarını sürdürdü. Ankara Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi'nin, Kadın Çalışmaları yüksek lisans ve doktora programlarının kuruculuğunu yaptı. Halen Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yeni kurulmuş olan Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları bilim dalının başkanlığını da yürütüyor. Siyaset Sosyolojisi, Küresel Siyasal Hareketler, Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti, Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset, Toplumsal Araştırmalarda Araştırma Yöntemleri verdiği derslerden bazıları. Son dönem yayınları arasında Birkaç Arpa Boyu... 21. Yüzyıla Girerken Türkiye'de Feminist Eleştirinin Birikimi / Prof. Dr. Nermin Abadan Unat'a Armağan (derleme, Koç Üniversitesi Yayınları, 2011), Erkeklik: İmkânsız İktidar! Ailede, Piyasada ve Sokakta Erkekler (Metis Yayınları, 2. baskı 2011), İdeolojinin Serüveni: Yanlış Bilinç ve Hegemonyadan Söyleme (İmge Yayınevi, 2. baskı 2011) sayılabilir. Halen Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinde karşılaştırmalı kadın hareketleri üzerine çalışan Serpil Sancar bir süredir George Washington Üniversitesi'nde bu konudaki araştırmasını yürütüyor.
--reklam--
Serpil Sancar Üşür Kitapları - Eserleri
- Erkeklik: İmkansız İktidar
- Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti
- Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi
- İran Devrimi - Din, Anti-Emperyalizm ve Sol
- İdeolojinin Serüveni
--reklam--
Serpil Sancar Üşür Alıntıları - Sözleri
- Bazergan'ın 1979 Eylül'ünde yaptığı bir açıklama şöyleydi: «Siz batılılar bizim solumuzu anlamıyorsunuz. Bizim sözde solcularımız, devrimin en tehlikeli düşmanlarıdır. Bunlar Şah'a karşı mücadelede hiçbir şey yapmadılar. Şimdiyse işçilere greve gitmeye, saf vatandaşları gösteri yapmaya, taşradaki gruplan ayaklanmaya kışkırtıyorlar. Bunlar SAVAK ajanlarıdır.» Solcularla liberaller arasındaki karşılıklı hoşnutsuzluk doğal olarak dincilerin işine yaradı. (İran Devrimi - Din, Anti-Emperyalizm ve Sol)
- “Kadının başlıca işi evidir..." (Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti)
- Modern Türk kadını kendi kişisel özgürlüklerinin peşinde koşan bir ‘bencil’ değil, ailesi, ulusu için var olan bir ‘kolektif özne’ydi. (Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti)
- Bu arada birçok kişi de içki veya esrar içmek, fahişelik yapmak veya zina gibi nedenlerle devrim mahkemeleri tarafından öldürülmüştü. (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- Örtünmenin önemini/ önemsizliğini eğitim ve sosyalleştirme politikaları ile yaygınlaştırılacağına, kadınların çarşaf ve örtülerini makasla keserek veya yırtarak örtünmeyle mücadele etmek Rıza Şah'ın diktatörce modernleşme politikasının önemli bir kanıtı olarak İran tarihine geçmiştir. Yasaklama politikası, devlet memurlarının aylıklarının çarşaf yerine Batılı şapkalardan giyinip gelecek olan karılarına ödeneceği, aksi takdirde aylık ödenmeyeceğini duyurmaya kadar vardırılmıştır. (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- araştırmaların da gösterdiği şey, bir erkek için işsizliğin "kadınsılaşmak"la eş bir aşağılama ve suçlamayı da beraberinde getiren bir tehlike oluşudur. Bir erkeğin yetişkinliğinin ve "gerçek bir erkek" olarak görülmesinin en önemli ölçütü düzenli bir iş sahibi olmasıdır. Bir başka deyişle, erkeğin sosyal değeri ekonomik gücüyle ölçülür. (Erkeklik: İmkansız İktidar)
- Aile şerefi ve onuru adına ahlaki değerleri belirlenen, başta cinselliği olmak üzere yaşamı denetlenen ve sınırlanan cins erkek değil, sadece kadındır. (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- Birçok başka etmen de bu arada göz önüne alınmalıdır. İlk olarak, İslam insan etkinliklerinin tümünü her yönüyle düzenleyebilecek yasalara sahip olduğu iddiasındadır. İslamda cami ile devlet arasında bir ayırım yoktur. Laiklik kavramı dışlanmıştır ve her tür düşünce, kutsal metinlerden destek alınarak meşrulaştırılmak zorundadır. Siyaset kuramı açısından bu yaklaşım, Kuran'daki «el İslam dinun ve devletun» (İslam hem din, hem de devlettir) ayetinde ifadesini bulur. Toplumsal etkinliklerde, İslam gündelik yaşam ve insan ilişkileri konularında da davranış biçimlerini esaslara bağlamıştır. Musevilikte ve Hindu dininde olduğu gibi ancak Hıristiyanlıkta böyle değildir) . temiz ve temiz olmayan kavramları vardır ve her gün ibadet yapılması şart koşulmuştur. Sonuç olarak, İslamın te-. mel öğretilerinde ve Müslüman toplumların tarih bilincinde bir İslam toplumuna ya da İslam siyasetine davet. herhangi bir benzeri Hıristiyan talebinden çok daha köklüdür... (İran Devrimi - Din, Anti-Emperyalizm ve Sol)
- Kadın çalışırsa para kazanmanın anlamını öğrenir. (Erkeklik: İmkansız İktidar)
- Aslında kadınların ezilmişliği nasıl yaşadığını anlamak kadar, erkeklerin eril iktidar konumlarını nasıl sürdürdüklerini ve tahakkümü nasıl inşa ettiklerini anlamak da önemli olmalıdır. (Erkeklik: İmkansız İktidar)
- İslam'ın kadına yönelik önermelerini ve politikalarını kavrayabilmek için İslami metinlerin, özellikle Kuran'ın ne dediği, ne demediği düzeyinde oluşturulacak bir tartışma zemini yetersiz ve hatta yanlıştır. Çünkü Kuran, İslam düşüncesinin normatif kurallarının belirlendiği bir metindir; fakat bu kuralların neden ve niçin öyle olduklarını açıklamamaktadır. (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- "...artık yanıtı aranan soru kapitalizmin üretim pratiklerinin yarattığı toplumsal çarpıklıklar değil, kapitalizmin parlamenter demokratik bir siyasal sistem içinde yönetilen sınıfların onayını nasıl kazandığıdır." (İdeolojinin Serüveni)
- Sertel evliliği ”bir erkeğin parasını karısına, bir kadının vücudunu bir erkeğe hasretmesinden ibaret bir şirket” olarak tanımlıyor. (Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti)
- Sosyo-ekonomik gelişmenin ve dinsel-kültürel etkenlerin olumsuz etkisine rağmen, savaşlar ve devrimler gibi önemli toplumsal çalkantı dönemlerinde kadınların siyasal ve toplumsal katılım düzeylerinin niteliksel bir sıçrama yaptığı bilinen bir gerçektir. (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- Anayasal ve parlementer hükümetlerin varlığına rağmen islam ülkelerinde ki siyasal rejimler, baskıcı, yozlaşmış ve ancak Batılı hükümetlerin, çok-uluslu şirketlerin desteğiyle yaşayabilen yapılar olarak var olmaktadırlar . (Din, Siyaset ve Kadın İran Devrimi)
- Tudeh yanlıları, monarşiye karşı ve cumhuriyetin kurulması için gösteri yaptıklarında polisin saldırısıyla karşılaştılar. Nihayet, 1953 Ağustos'unda, Musaddık, Şah'ın kendisini görevden almasını yasalara aykırı bularak reddedince, hükümet bir darbeyle düşürüldü. Bir tek hamlede, milliyetçi hükümet, Tudeh Partisi ve sendika hareketi; Şah ve onun suç ortağı olan ikiz kızkardeşi Eşref Pehlevi, Tahran'ın kadın simsarları, fahişeleri ve katilleri, iki paralık bir general* ile CIA'nin birleşik güçleri tarafından yenilgiye uğratıldı ve ezildi. Hiç değilse iki önemli ayetullah da, Kaşani ve Behbehani, hayırdualarını eksik et- mediler. (İran Devrimi - Din, Anti-Emperyalizm ve Sol)
- Ulema, Rıza Han'ın Şah olması ve Pehlevi hanedanını kurmasında da yardımcı oldu. Sonuç olarak ulemanın bu tutumu hem tüccarların hem toprak aristokrasisinin istekleriyle uyum içindeydi, ulemanın sıkı bağları bulunan iki sınıf bunlardı. Böylece hükümetin biçimiyle ilgili cumhuriyet veya kraliyet kurulması tartışması çıktığı zaman ulema oybirliğiyle kraliyeti destekledi. Rıza Han'ın cumhuriyet önerisinin Kaçar hanedanına son verme amacı mı güttüğü yoksa cidden cumhuriyet mi istediği tartışmamızın dışındadır. Önemli olan ulema içinde cumhuriyete karşı güçlü muhalefetin bulunuşudur. Dolayısıyla Kum ziyaretinden sonra Rıza Han aşağıdaki demeci yayın- ladı: "... kişisel amacım ve yöntemim başından beri İslamın yüceliğini ve İran'ın bağımsızlığını korumak ve savunmak ve ülkenin ve ulusun çıkarlarını gözetmek olduğu için... Veda etmek üzere Kum'a gittiğimde önde gelen ulemayla görüştüm, ulu kişilerle mevcut koşullar hakkında görüş alışverişinde bulundum. Sonunda halka cumhuriyet düşüncesinden vazgeçmesi öğüdünde bulunmayı zorunlu gördük..." (İran Devrimi - Din, Anti-Emperyalizm ve Sol)
- Yöneten sınıfın düşünceleri her dönemde yöneten düşüncelerdir, yani toplumun maddi güçlerini yöneten sınıf aynı zamanda entelektüel güçlerini de yönetir. Maddi üretim güçlerini kendi elinde tutan sınıf aynı zamanda zihinsel (mental) üretimi de denetler, yani, bu sayede, genel olarak söylemek gerekirse, zihinsel üretim araçlarından yoksun olanların düşünceleri de tabi hale gelir. (İdeolojinin Serüveni)
- Kadınlar haberlere “modernlik dozu” katan bir araçtan fazla bir varlığa çok sahip değil. (Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti)
- Erkekliğin kendisinin de, tıpkı kadınlık gibi, cinsiyet rejimi ilişkileri içinde şekillenen, yani "cinsiyetlendirilmiş" toplumsal ilişkilerin bir ürünü olduğu ve bizzat ve her an yeniden yeniden oluşmakta olduğu yavaş yavaş kabul gören bir önerme haline gelmiştir. (Erkeklik: İmkansız İktidar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin