Yazar Sibel Şahin edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Sibel Şahin hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Sibel Şahin hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Sibel Şahin hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi:

Doğum Yeri:

Sibel Şahin kimdir?

--reklam--

Sibel Şahin Kitapları - Eserleri

  • Giz
  • Galu’ya Mektuplar

--reklam--

Sibel Şahin Alıntıları - Sözleri

  • Canın, namusun ve malın güvenliği yoktu artık bu topraklarda. (Galu’ya Mektuplar)
  • Bizler... Yani özgür insanlar, esaret yaşamın dışındakiler. İçeride neler olup bittiğinden bihaber, hayatında ortasında kurulmuş panayırın renkli dünyasına dalıp gidenler... Beklemenin, umuda sarılmanın ne demek olduğunu bilmeyenler. Bir şeyleri yitirmekte olduğumuzun bilincinde, ama neyi, neden yitirdiğimizi bilmeyenler... Onlar... Hayattan tecrit edilenler... Ellerinden hayatları alınanlar... Mavi sonsuzluğa bakamayanlar... Hayata dönemeyenler... (Galu’ya Mektuplar)
  • "Hayatın öncesi ve şimdisiydi sorguladığı. Kendi iç dünyasında yaşadıkları, çözemedikleri, çözmeye çalıştıkça içinde kaybolduğu bir benlik arayışı yaşıyordu Adem. Öncesi, gökyüzünde uçmayı beceremeyen bir kuşun kendini boşluğa bırakışıydı. Şimdi ise, sekteye uğrayan özgürlüğüne rağmen kanat çırpmaya çalışan o kuşun, rüzgara yenilmeksizin yeniden maviliklere süzülüşüydü. Belki de o kuş yüreğinden uçurduğu, kavuşamadığı sevdalısıydı, sürgün yemiş ana babasıydı." (Galu’ya Mektuplar)
  • "Yaşlandıkça ayrılıklar daha da koyar insanın yüreğine, her ayrılık daha çok yaklaştırır vuslata." (Galu’ya Mektuplar)
  • "Bir akvaryumda yelpaze yüzgeçlerini kaybetmiş, sessizlikte batmamaya çalışan Japon balığı gibi çekingenim. Sürekli olarak kusma duygusu içindeyim. Beynim, odaya doğru süzülen ışığın boşluğunda kafatasımdan kopuyor... Beni delirtmeyi başaramayacaksınız!" (Galu’ya Mektuplar)
  • "Yalnızlığın zorluğunu anlayabiliyordu aslında, kendisi de uzak değildi bu duygulara." (Galu’ya Mektuplar)
  • ...merdivenlerden yavaş adımlarla çıkarken zayıf parmaklarıyla duvara dokundu. "Zaman onlara da uğramış." "Tıpkı bana uğradığı gibi," dedi. (Galu’ya Mektuplar)
  • Kuşaktan kuşağa yayılan gelecekte unutulacaktı. Unutulan çok şey yok muydu yaşamda? Unutmak yeni yaşamları sunmuyor mu bizlere? Hatırlanmak için ise, sıra bekleyen, ah bedelli, keşkeli zamanlar... sırası gelince hafızamızın sis bulutlarından çıkıp belleklerimizdeki yerlerine gelmiyor mu? Yeni yaşamlara dahil değil miydi unutmak? (Galu’ya Mektuplar)
  • "Asıl ölüm, düşüncelerin ve ideallerin öldüğü an başlar." (Galu’ya Mektuplar)
  • "İtilmesi, hırpalanması koymamıştı o resmin yırtılışı kadar." (Galu’ya Mektuplar)