Doğum Tarihi: 1968
Doğum Yeri: İstanbul
Türker Armaner kimdir?
1968'de Istanbul'da doğdu. Hacettepe, Boğaziçi, Bergen üniversitelerinde okudu. 2002 yılında siyaset felsefesi alanında yazdığı bir tez ile Paris 8 (Saint Denis) Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden doktora derecesi aldı. İlk öyküsü 1995'te Hayalet Gemi'de yayımlandı. İlk kitabı Kıyısız 1997'de, ikinci kitabı Taş Hücre 2000'de, son kitabı Dalgakıran ise 2003’te yayımlandı. Istanbul'da editörlük yaptı, makale, deneme ve çevirileri basıldı. 1996'dan bu yana çeşitli üniversitelerde siyaset felsefesi ve estetik ağırlıklı dersler vermektedir.
--reklam--
Türker Armaner Kitapları - Eserleri
- Taş Hücre
- Kıyısız
- Hüküm
- Tahta Saplı Bıçak
- Dalgakıran
- Tarih ve Temsil
--reklam--
Türker Armaner Alıntıları - Sözleri
- Keşke hayat hep başlangıçlardan ibaret olsaydı. (Hüküm)
- "Keşke hayat hep başlangıçlardan ibaret olsaydı." (Hüküm)
- Eksilen, yalnızdır hep; karşılığında aldığı ne olursa olsun. (Kıyısız)
- Yeryüzünde yalan hiç olmasaydı doğruyu söylemek de bir meziyet addedilmeyecekti. (Hüküm)
- Zayıf bir insanın zavallılığı, en çok kaçması gerektiğini düşündüğü şeye sığındığında ortaya çıkar. Kendisi üzerine hiç düşünmemiş biri de, ömür boyu buna kafa yorup yanlış sonuçlar çıkarandan daha iyi durumdadır. (Dalgakıran)
- Konuşmalar, bana işçilerin buralı olmadığını bildiriyor. Yerleşik yapılar için hep yerinden edilmiş kişiler çalışır. (Taş Hücre)
- Bazen limanlarını denizden sakınmak için dalgakıran yaparlar, oysa her güvenli mekan bir şiddeti örtmek için inşa edilir. İnsanlar esrarı hep kendi küçük beyinlerinde ararlar; bilmezler ki, deniz bir gözdür, açılır bir daha kapanmaz. (Dalgakıran)
- “Bu bir yolculuk değildi, yol zamana tabidir çünkü. Bilincin olmadığı durumda her öğe aynı yerdedir.” (Taş Hücre)
- “Bilincin dışında olan zamanın da dışındadır.” (Taş Hücre)
- Tutkularım da, şiddetle, kanla bastırıldı. Neyin karşılığı bu, bir soygun olmadığına göre? Şiddetin gerekçesi daha dayanılır kılar mı varlığını? Sonuçlarını?.. (Kıyısız)
- Denetlenemeyen korku insanı daha da güçsüz kılar. (Taş Hücre)
- İnzivaya çekilmek de değil bizimkisi, kendimizi silmek. Bir nihilizimdir gidiyor heryerde. (Kıyısız)
- Güvenin nedeni olmaz ki, insanın ancak güvensizlik duyması için gerekçesi olur. (Hüküm)
- “Her yüzleşme bir sessizliği doğurur.” (Taş Hücre)
- “Ama hayatı doğrusal olarak yaşama yanılgısından vazgeçmedin bir türlü. Kendinle benim aramda yer alan sayısız noktayı da düz bir çizgide ilerler gibi geçmek istiyorsun.” (Taş Hücre)
- "Uzun zamandır kimse söylediklermi duymuyor. Fark edilmiyorum. Yağmurda ıslanmıyorum, oysa bunu çok özledim." (Dalgakıran)
- Geleceğe dönük beklentisi olanlar, olmayan bir gelecek zamanın içinde yitip giderler. (Taş Hücre)
- Yalnızlık, herkesin korktuğu biri olmaktır. (Taş Hücre)
- Yaşarken düş görmenin de bir tür ölüm olduğunu okumuştu. Öldüğünde ise sadece başkalarının düşüydü. (Dalgakıran)
- EUPHROSİNA:Sarayda doğduğum için cezalandırıldım, adadaki manastırda öleceğim için mi suçlanacağım? Doğumum suç, yaşamam bir ceza, ölümüm bir günah! (Dalgakıran)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin