Alman Yazar Uwe Timm edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Uwe Timm hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Uwe Timm hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Uwe Timm hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 30 Mart 1940

Doğum Yeri: Hamburg , Almanya

Uwe Timm kimdir?

Uwe Timm 1940’da Hamburg’da doğdu. Kürkçülük eğitimi aldı; babasının ölümünden sonra 3 yıl kürkçülük işini yürüttü, daha sonra liseyi bitirdi ve Münih’de ve Paris’te felsefe ve germanistik okudu. Daha sonra da sosyoloji ve iktisat.

Altmışlı yılların sonundaki dönüşümü yaşadı ve öğrenci olarak aktif biçimde olaylara karıştı ve öğrenci isyanına ilk romanı “Heisser Sommer” ile (1974) edebi bir anıt dikti. Kendi kültürü yanında yazar yabancı kültürlerle de ilgilendi: Araştırma ve keşif yolculukları onu diğerleri yanında Namibia, Peru ve Doğu Adalarına götürdü.

Uwe Timm çocuk ve gençlik kitapları da yazdı. “Yarış Domuzu Uzunburun Rudi” (1989) en tanınmış kitabıdır ve Alman Gençlik Edebiyatı Ödülünü almıştır ve filme çekilmiştir. Uwe Timm sayısız roman ve öyküleri için çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

--reklam--

Uwe Timm Kitapları - Eserleri

  • Kardeşimin Gölgesinde
  • Sıcak Yaz
  • Morenga
  • Kırmızı
  • Kuş Çayırı
  • Yarıgölge
  • Olağanüstü Seyahat
  • Die Entdeckung der Currywurst
  • Korsan Karatavuk
  • Yarış Domuzu Uzunburun Rudi

--reklam--

Uwe Timm Alıntıları - Sözleri

  • Daha iyi bir dünya isteyenler, mevcut dünyadan memnun olmayanlardır. (Sıcak Yaz)
  • Sıkıcılık, aşkın bütün kayıklarının karaya oturduğu düz sahildir. Ve bir daha asla yüzdürülemezler, orası kesin. (Kuş Çayırı)
  • Ülkenin iktidar sahiplerinin iktidarlarını garanti altına almak için bilincimize bir mayın tarlası gibi döşedikleri tabuları yıkalım (Sıcak Yaz)
  • Sivilleri vurmayı reddeden az sayıda asker vardı. Bunun üzerine vurulmadılar, rütbeleri indirilmedi, savaş mahkemesi önüne de çıkarılmadılar. Browning’in kitabında ortaya koyduğu gibi, birkaçı hayır dedi, ama bunlar “sıradan adamlar” değildi zaten. (Kardeşimin Gölgesinde)
  • Şiddet “normaldi.” Her yerde dayak atılıyordu, öfkeden, kanaatten, pedagojik nedenle, okulda, evde, sokakta. (Kardeşimin Gölgesinde)
  • Senin ise yüzün ak,alnın açık şimdi Ferahlatmak için gönlünü, Yatıştırmak için ruhunu Dinlersin bir şiiri,samimi ve neşeli. (Kuş Çayırı)
  • Merhameti öldürüp tüketen şey ne? (Morenga)
  • Dudaklar, tırnaklar, cinsel organlar kırmızı veya kırmızımsı tonlarıyla içeriye işaret eder, bedenin özellikle de görünür bölgeleri kırmızıya boyanarak öne çıkarılır, tırnaklar ojeyle, dudaklar rujla - içe doğru bir davet. Yeni doğduğumuzda ayırt edebildiğimiz ilk renktir kırmızı ve ölürken göreceğimiz son renk. Güzel kırmızı. (Kırmızı)
  • Ölüm çelişik bir durumdur. Tam da yokluğun varlığını somutlar. Kavranamaz olan, bizi çarpan budur; hâlâ oradadır, bildiğimiz, sevdiğimiz insan, ölen kişi, aynı zamanda da artık yoktur. (Kırmızı)
  • Filozoflar dünyayı farklı biçimlerde yorumladılar sadece ;önemli olan, dünyayı değiştirmektir. (Sıcak Yaz)
  • Gül, gül olduğu için güldür, bunun nedenini sormaz. (Kırmızı)
  • Bu boktan kentleri yıkmak. Sokakları delmek. Makineleri değiştirmek. Birlikte yaşamak. İnsanı izole eden beton kafeslerden çıkmak.İhtiyacı olanı alıvermek. İmkansızı düşünmek. (Sıcak Yaz)
  • Sonuçta onun güzelliği aşka yol açmıştır ve erkek, eğer çare bulunmazsa, suçsuz yere acı çeker. (Kuş Çayırı)
  • Bu oğlana bakıldı, her ateşlendiğinde başında beklendi, büyümesinde ne çok sevgi, özen, emek vardı, sonra öylece yollanıyor; sakatlanıp ölüyor. (Kardeşimin Gölgesinde)
  • Sadakat gibi onurlu bir kavramı tanımazlar... (Morenga)
  • Kısaca, ne merkezileştirilmiş devletin ezip parçalayan gücü ne de karşılıklı nefreti ve acımasız savaşmayı öğreten, bilimin onayını almış, işgüzar filozoflar ve sosyologlar tarafından taşınan doktrinler, insanlar arasındaki dayanışma duygusunu yok edebildi, çünkü insanların bilincinde ve kalbinde derin kökler salan bu dayanışma ruhu, şimdiye kadarki evrimimizin bütünü tarafından yetiştirilip büyütüldü. (Morenga)
  • Herkes acılar içindedir, iç içe geçmiş derin acılar. Ancak bir adım geri çekilince, ciddileşmenin komikliği ortaya akar; elbette hiçbirimiz gülemiyorduk. (Kuş Çayırı)
  • İnanmak iyidir. Aşkın zehri bu. (Kuş Çayırı)
  • Bütün yönetici karıları sarışındır, değilseler de saçlarını sarıya boyatırlar. Buzul çağı sona ererken, başarılı mamut avcıları da ganimet olarak sarışın kadınları alırlardı, anladın mı? (Kırmızı)
  • Evin anahtarına sahip olan bir kadına cinsel yakınlık duymak mümkün değildir. (Kırmızı)