Tam / Gerçek Adı: Sadık Vecihi Timuroğlu
Doğum Tarihi: 1927
Doğum Yeri: Sivas, Türkiye
Ölüm Tarihi: 2014
Ölüm Yeri: Kazan, Ankara, Türkiye
Vecihi Timuroğlu kimdir?
Sivas'ın Kangal ilçesinin Körpınar köyünde doğdu. Ailesi, Tunceli'nin Ovacık ilçesinden, Munzuroğulları aşiretindendir. Babası, 1922′de Tunceli'den ayrıldı. İlkokulu Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde okudu. Ortaokula Ankara Gazi Lisesi'nde başladı ve liseyi Erzurum Lisesi'nde bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Edebiyat Bölümü'nü 1950'de bitirdi. Ankara'da lise öğretmenliği ve müdürlüğü yaptı. Bakan Danışmanı oldu. Ankara Atatürk Lisesi müdürü görevindeyken emekliye ayrıldı.
İlk şiirini 1942'de Varlık dergisinde, ilk denemesini ise 1948'de Yücel dergisinde yayınlandı. 1973 yılında Evrim dergisini yayınladı. 1977'de Cemal Süreya, Ragıp Gelencik ve Ahmet Say ile aylık Türkiye Yazıları dergisini çıkarttı. Türkiye Yazıları, Adam Sanat, Dost, Sanat Rehberi, Türkçe, Yarın, Yeditepe, Yücel, Varlık, Damar gibi dergilerde şiir, deneme, inceleme, söyleşi gibi çeşitli türlerde yazılar yayımladı.
Şiir ve şiirin sorunları üzerine teorik çalışmalarından dolayı Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü sahibi olan Vecihi Timuroğlu, yazdığı İnsan Hakları Sözlüğü ile yabancı terimler için Türkçe karşılıklar üretmek, açıklamalar yapmak, ulusal kültürde özümlenmesini sağlamak ve böylece uluslararası insan hakları kültürünün içinde yer almayı öngörmeyi amaçlamıştır
--reklam--
Vecihi Timuroğlu Kitapları - Eserleri
- Ahmet Arif
- Söylev
- Bir Sürgünün Ezgileri
- İnançları Uğruna Öldürülenler
- Şeyh Bedreddin ve Varidat
- Bülbülleri Ne Yaptılar?
- Ahmed Arif'in Türk Şiirindeki Yeri Üzerine Bir Deneme
- Dersim Tarihi
- Yazılanından Başkalarının da Okuyacağı Mektuplar
- Atatürk Şiirleri
- Yazınımızdan Portreler
- Türk İslam Sentezi
- Cahit Külebi;Hırçın ve lirik
- Fırat'a Masallar
- İslam'ın 'Akl'a Bakışı Üzerine Bir Deneme
- Şiirin Büyücü Kızı
- İlhan Selçuk
- Dursun Akçam'ı Anmak
- İnsan Hakları Sözlüğü
- Estetik
--reklam--
Vecihi Timuroğlu Alıntıları - Sözleri
- Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür celladın, Fırsatcının, fesatçının, hayının, Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile,Umut ile, sevda ile, düş ile dayan Rüsva etme beni. (Ahmed Arif'in Türk Şiirindeki Yeri Üzerine Bir Deneme)
- Ve hep olmayacak şeyler kurarım. Gülünç, acemi, çocuksu (Ahmet Arif)
- Yoksul bahtı Zarar cekmişiz dünyayı (Bir Sürgünün Ezgileri)
- "Doldurdum sineme, ciğerlerime, Doldurdum derdi mihneti Pamuk tozunu, kömür tozunu; Memleketimin şarkıları kadar acı çektim." (Yazınımızdan Portreler)
- Ve hep olmayacak şeyler kurarım. Gülünç, acemi, çocuksu.. (Ahmet Arif)
- 'Nerede bir can ölse/Oralı olur yüreğim/olmalı zaten./Olmazsa insan olmaz yüreğim' (Ahmet Arif)
- "Mağlup mu desem, mahçup mu? Ama ikisi de değil, Ben garip, sen güzel, dünya mutlu. Öyle tuhafım bu akşamüstü. Sevgilim Canavar götürür gibi İki yanım İki süngü." (Ahmed Arif'in Türk Şiirindeki Yeri Üzerine Bir Deneme)
- Sokrates, her şeyi bilenlere çok kızar. O, bilir ki, bilgelik, öyle kolay kolay kazanılır bir olgu değildir. Bilgelik, gerçekte, bilgeliğin bir hiç olduğunu bilmektedir. (İnançları Uğruna Öldürülenler)
- Eğriye, eğri ile cevap verilmez. (İnançları Uğruna Öldürülenler)
- Zamana yatırılmış hüzün. (Bir Sürgünün Ezgileri)
- Şu telaşlarım bir bitse diyorum. Belki artık çok uzaklara giderim.. Çoktandır gitmek istediğim yollar var. (Ahmet Arif)
- Sokrates, öğrencilerinden Lysis ile, hapishanede, dostluk üzerine konuşur. Lysis'in elinde bir çalgı vardır. Sokrates, kendisine o çalgının nasıl çalındığını öğretmesini ister. Öğrencisi, Üstat, biraz sonra öleceksin, bir çalgı çalmanın zevkine nasıl varırsın? diye sorar. Sokrates'in yanıtı, gerçekten evrenseldir: Asıl zevk, çalkmakta değil, çalmayı öğrenmektedir. (İnançları Uğruna Öldürülenler)
- Ordu ,adı var kendi yok bir durumda. (Söylev)
- Önce yaşlılık olmalıydı. Çünkü insan ,deneyimlerini değerlendireceği bir dönemde yaşlanıp ölüyor.Ölüm birikimlerimizi alıp götürüyor... (Yazılanından Başkalarının da Okuyacağı Mektuplar)
- "Nazım Hikmet,Şeyh Bedrettin için; milli gurur diyor.." (Şeyh Bedreddin ve Varidat)
- "Çocuklar, çiçekleri umudumuzun." (Yazınımızdan Portreler)
- “ Kimse tanıdığın gibi kalmıyor, Bir gün bakıyorsun sıcacık, Bir gün bakıyorsun buz gibi.” Ahmed Arif (Ahmet Arif)
- Sokrates, insanın en büyük ürününün yasalar olduğunu ileri sürmüştür. Vardığı şu ilke, onun öldürümüne yol açan düşüncelerin başında gelir: İnsanların koydukları yasalar, Tanrıların yasalarından önemlidir. (İnançları Uğruna Öldürülenler)
- Alışkın değildik Batı'ya göçe Ve yabancıydık Turnaların kanat süzdüğü İpek ve Baharat Yollarına (Bir Sürgünün Ezgileri)
- Sevdamızdan başka yabancı yoktu odamızda (Bir Sürgünün Ezgileri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin