Doğum Tarihi: 17 Mart 1954
Doğum Yeri: Erzincan
Yaşar Seyman kimdir?
Sendikacı, yazar ve siyasetçi, kadın hakları savunucusu. 17 Mart 1954 tarihinde Erzincan / Tercan’da doğdu. Ankara Eğitim Enstitüsü’nü ve Bankacılık Enstitüsü’nü bitirdi. İş yaşamına Türkiye İş Bankası’nda başladı ve 1976–87 yılları arasında bu işyerinde çalıştı. Aynı yıllarda işyeri temsilciliğinden başlayarak sendikacılık yaptı. 1983 yılında Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) Ankara ve İç Anadolu Bölge Şube Başkanlığına seçildi ve uzun yıllar aynı görevi sürdürdü.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) genel kurullarına tek kadın delege olarak katıldı. Sendikal mücadelesini siyasete de taşıyan Seyman, 1998 yılında CHP Parti Meclisi üyesi, 1999 yılında CHP’nin ilk kadın Genel Başkan Yardımcısı oldu, bu görevini 2000 yılına kadar sürdürdü. 1989 yerel seçimlerinde SHP’den Ankara / Mamak Belediye Başkanı adayı olduysa da seçilemedi. Sendikacı-yazar olarak yaşamını Ankara’da sürdürdü.
Yaşar Seyman’ın ilk yazısı (“Ozan Ali Yüce ile Söyleşi”) “Hürriyet Gösteri” dergisinin Ekim 1982 sayısında yer almıştı. Daha sonraki yıllarda öykü ve yazıları “Gösteri”, “Sosyal Demokrat Dergi”, “Dünya”, “Milliyet”, “Cumhuriyet” dergi ve gazeteleri ile çeşitli kültür-sanat dergilerinde yayımladı. Yedi yıl “Bizim Gazete”de köşe yazarlığı yaptı. 14 Nisan 2004 tarihinden itibaren de “BirGün” gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. Ayrıca kimi TRT televizyon dizilerinde danışman olarak görev aldı.
“Hüznün Coşkusu Altındağ” kitabı ile 1986 Akademi Kitabevi araştırma - inceleme ödülünü aldı. Bir Ankara /Altındağ monografisi olan bu eser, tiyatroya uyarlanarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda (1993), 2005’ten itibaren müzikal olarak Ankara, Bursa, Antalya ve Van Devlet Tiyatrolarında sergilendi. Bu eserle tiyatro alanında, 1993 yılında Sanat Kurumunca Övgüye Değer Yazar Ödülü’nü ve 1995 Kültür Bakanlığı Özel Ödülü’nü aldı. Seyman, 1998 yılında “Sabah” gazetesince Cumhuriyet’in 75. Yıldönümü nedeniyle seçilen “Aydınlanmanın 75 Kadını”ndan biri oldu. 13 Nisan 2007 tarihinde Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin makale dalındaki ödülünü aldı. 23 Nisan 2007’de, Global Unıon (UNI) tarafından verilen Avrupa’nın Başarılı Kadın Sendikacısı Ödülü Atina’da kendisine verildi.
Örgütlü toplum ve örgütlü birey olmayı savunan Yaşar Seyman’ın, “Bir kelebek kadar ömrüm olsa, örgütlü yapılarda tüketirim” sözü onun hayat felsefesinin özeti olarak değerlendirilebilir. Yüzlerce panel, tartışma programı yönetti ve bu tür etkinlilere konuşmacı olarak yer aldı. Metin yazarlığını yapmış olduğu “Kadının Türküsü” müzikali, 3 Nisan 2004 tarihinde Almanya-Oberhausen’de Türkçe – Almanca olarak sunuldu. Yirmi beş ülkeden kadın sanatçının katıldığı oyunu on iki bin kişi izledi.
Yaşar Seyman; SODEV, BASİDAV, BASİSEN, TÜRK – İŞ, Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği ve PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Ayrıca, Avrupalı Sanatçılar Derneği (SANDER)’nin başkanıdır.
--reklam--
Yaşar Seyman Kitapları - Eserleri
- Zine
- Benazir
- Tarihin Deltasına Yolculuk
- Yangın Yeriydi Yurdum
- Umut Gün Işığında
- Göçmen Kalem
- Fırat'a Mektuplar
- Altındağ
- Fındık Çicek Açınca
--reklam--
Yaşar Seyman Alıntıları - Sözleri
- "Kadınlarla erkekler yan yana olmadığı sürece hiçbir mücadele başarıli olamaz. Dünyada iki güç vardır; biri kılıç, diğeri kalem. İkisinden daha kuvvetli olan üçüncü güç ise kadınların gücüdür." M.Ali Cinnah (Benazir)
- Kadınları sevelim. Mücadelelerinde yalnız bırakmayalım. Kadınların mücadelesi hepimizin! (Zine)
- "Sizlere sevgiden söz etmek istiyorum. Kimse inanmıyor sevgiye oysa. Konuşabilmek için sevgimi nereye saklayacağım." Yannis Ritsos (Zine)
- İnsanın amacı ve mücadele inadı olursa her şeye dayanıyor. (Benazir)
- Generallerin darbe yaptığı tüm ülkelerde önce ülke yararına yapılacak reformlardan, halk yararına düzenlemelerden, erinçli bir ortamdan söz ederler. Bu demeçler çok kısa sürer. İntikam rüzgarları esmeye, sevgisizlik yaşamı kurutmaya, kan akmaya başlar. Darbenin darağaçları kurulur. Önce liderler asılır... Aynı zamanda yüzlerce insan işkencelerde can verir, sakat kalır. Yaralanan sadece bedenler değildir. Firarlar, tutuklanmalar, sürgunler, gözaltılar... Kısa sürede cezaevleri dolar. Sağır ve dilsizler bile slogan atmaktan tutuklanır. (Benazir)
- "Kurtuluş hep birlikte olacaktır. Hep birlikte kurtulacağız; hep birlikte mücadele edeceğiz. Hep birlikte kazanacağız." (Zine)
- “SORU tanrıya şöyle soruyordu gözü tok yoksulun biri: “yoksulum bu derdimden hiç mi hiç yakınamam sana ama bağışla n’olur, meleklerine izin veren sen misin kişiliksiz alçaklara devleti ve zenginliği dağıtmak için?” Muhammed İkbal Çeviri: Kenan Hanok (Benazir)
- "Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan Karabasanlar gibi çizer kadınların yüzünü" Nazım Hikmet (Benazir)
- El-Murteza'ya vardığımızda annem, orada bizi bekleyen babama, "pinkie bugün ilk kez çarşaf giydi" dedi. Babam biraz düşündü ve sonra, "Çarşaf giymek zorunda değil" dedi. "Hz.Peygamber en iyi peçenin, gözlerin arkasındakı peçe olduğunu söylemiş. Bırak onu kıyafetiyle değil, aklıyla ve karakteriyle yargılasınlar" böylece ben gri yaşamdan kurtulan ilk Bhutto kadını oldum. (Benazir)
- "Bazen insan öyle özlenir ki, özlenen bilse, yokluğundan utanır." ( Aziz Nesin ) (Zine)
- "İnsanlar geçiyor sokaklardan Kendi ölüleri omuzlarında" Cahit Irgat (Zine)
- "... Ümitten korkuyorlar Robson, ümitten Korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam Türkülerimizden korkuyorlar." Nazım Hikmet (Zine)
- Adres yanıltmasın sizi Kendinden bile taşınır insan" Murathan Mungan (Zine)
- "Öldürdüler onu döverek, bağırmadı bir kez olsun... Ben utanmalara doymadım, utanması gerekenler utanmadı!" (Zine)
- "Kurşun yarası yoktu." Otuz bes yaşında ülkesinin(Müslüman bir ülkenin) ilk kadın başbakanı olan, sayısız suikastlere uğrayan Benazir Bhutto, ölümünden iki ay önce bitirdiği Doğu'nun Kizı kitabında "Babamın öldüğü yaştayım" diyor ve sürgünden ülkesine döndüğü ikinci gün, 54 yaşında öldürülüyor. (Benazir)
- Afganistan'da özellikle Taliban döneminde kadınlar kafese konmuş, burkalar arkasında dünyaya bakıyor ve çalışma yaşamından çıkarılıyor. Taliban zihniyeti kadınları, kızları burkaya koymakla yetinmeyip, okumalarına engel olarak, çocuk gelinler dönemi başlatıyor. (Benazir)
- Saraylar saltanatlar çöker kan susar bir gün zulüm biter. Menekşeler de açılır üstümüzde Leylaklar da güler. Bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler. Adnan Yücel (Zine)
- Benazir'in, gönüllü olarak sürgune gittiği Londra'dan dönmesi Pakistan'ı allak bullak eder, göstericiler saatlerce bekledikleri sıcağın, kavuran güneşin altında "Benazir, Benazir" diye sokaklara dökülür, devlet güçlerinin ateş açması sonunda otuza yakın kişi can verir. (Benazir)
- Siyasi ailelerin çocuklarinın bazıları siyasi olaylarla ilgili oluyor, bazılari bu dünyanın dışında olmasına karşın ülkenin koşulları nedeniyle siyasetin içine çekiliyorlar. (Benazir)
- Bir gün trenle Karaçi'den Larnaka'ya giderken, annem çantasından çıkardığı ince kara örtüyü omuzlarıma sardı ve "Artık çocuk değilsin" dedi. Böylece ben de çocukluktan çıkmış ve yetişkin olmuştum ama birden hayal kırıklığına uğradım. Gökyüzünün, çayırların, çiçeklerin rengi birden değişmiş, solmuş, griye dönüşmüştü. Gözlerimin önündeki peçe yüzünden her şeyi bulanık görüyordum. Trenden indiğimde, başımdan ayaklarımın ucuna kadar inen çarsaf yüzünden rahat yürüyemedim. Esen rüzgarı kesen peçe, ter içinde kalmama neden oldu. (Benazir)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin