Doğum Tarihi: 15 Ocak 1956
Doğum Yeri:
Yunus Zeyrek kimdir?
Ankara Gazi Üniversitesinde öğretim görevlisi ve Bizim Ahıska dergisi (2004)editörü.
Hayatı: Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Yolağzı köyünde 15 Ocak 1956 tarihinde dünyaya geldi. İlkokula köyüne 8 km mesafedeki Günlüce’de başladı. İkinci sınıfın yarısında Ardahan Yatılı Bölge Okuluna nakletti. Ortaokulu Silvan Yatılı Bölge Okulunda, liseyi Erzurum Atatürk Lisesinde okudu. Bir süre Atatürk Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesine devam etti. Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesinden mezun oldu. 1979 yılında Kayseri-Pınarbaşı Lisesinde Edebiyat öğretmeni olarak göreve başladı. Millî Kültür, Divan, Doğuş ve Türk Edebiyatı gibi dergilerde şiirleri çıktı. Ahmet Refik’in 1918’de kaleme alıp yayınladığı Kafkas Yollarında Hatıralar ve Tahassüsler başlıklı seyahat notlarını yeni yazıya çevirdi; bu kitap 1981‘de Kültür Bakanlığı tarafından neşredildi. Gökçeada Öğretmen Lisesi, Çan İmam-Hatip Lisesi ve Tavşanlı Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde görev yaptı. Posoflu Âşık Zülâlî hakkında araştırmalar yaptı ve bu araştırması Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basıldı. 1988’de Türk kültür dersleri öğretmeni olarak Almanya’nın Münih şehrine gitti. Bu şehirde çıkan Türk gazetelerinde yazılar yazdı. Başta Münih olmak üzere birçok şehirde konferanslar verdi. 1994’te Türkiye’ye döndü. Şiirlerinden yaptığı seçmelerden meydana gelen kitabı 1998’de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basıldı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans eğitimini tamamlayarak bu üniversitenin Türk Dili Bölümünde göreve başladı. Birçok fakültelerde Türk Dili dersleri verdi; halen bu görevi devam etmektedir. Türk dili, halk edebiyatı ve tarih sahalarında araştırma ve incelemelerine devam etti. Bu alanlarda birçok kitabı basıldı. 2004 yılında Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu Başkanlığına seçildi (2004-2007). 1944’te yurtlarından sürgüne gönderilen Ahıska Türklerinin vatana dönüş mücadelesine katıldı. Strasburg’da Avrupa Konseyi Parlamentosunda ilgili birimlerle görüştü ve rapor verdi. Ahıska Türklerinin yaşamakta olduğu Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ukrayna ve ABD’de incelemeler yaptı. Bu konuyla ilgili birçok kitap ve makale yazdı, konferanslar verdi. 2011 yılı Ekim’inde Avrupa Konseyi Parlamentosunda Ahıska Türklerinin Hayatı konulu fotoğraf sergisi açtı. Bu sergi yurt içinde de birçok yerde açıldı. Tarihî Ermeni meselesiyle ilgili araştırmalarını ihtiva eden Bu Dosyayı Kaldırıyorum adlı kitabı basıldı; ayrıca bu konuda birçok yerde konferanslar verdi. 2004 yılından beri Ankara’da Bizim Ahıska dergisini çıkaran Zeyrek, 2013 yazında Tiflis arşiv ve kütüphanelerinde de araştırma ve incelemeler yaptı, malzeme topladı. Yunus Zeyrek, evli ve üç çocuk babasıdır.
--reklam--
Yunus Zeyrek Kitapları - Eserleri
- Bu Dosyayı Kaldırıyorum
- Kitab-ı Dedem Korkud
- Ahıska Bölgesi ve Ahıska Türkleri
- Ahıska Araştırmaları
- Posoflu Aşık Zülali
- Bu Yolda
- Hanaklı Mazlûmî
- Acaristan ve Acarlar
- Dünden Bugüne Ahıska Türklüğü
- Gürcistan Acaristan ve Türkiye
- Tarih-i Osman Paşa
--reklam--
Yunus Zeyrek Alıntıları - Sözleri
- Tut sözümü al nasihat söz tutan âbâd olur Kim kime kemlik ederse kendi nâmurad olur Hileyinen çalışanlar, mihnetinen cân verir Zulm ile âbâd olanlar adl ile berbâd olur Mazlûmî kendin â'la sanıp nâsa kem bakma sakın Tez yere yıkılır yıkan, kimseyi yıkma sakın Her kim eylersen eylik başına kakma sakın Elleri dardan kurtaran dü cihânda şâd olur (Hanaklı Mazlûmî)
- Taşı delen suyun kuvveti değil, devamlı akmasıdır. (Bu Dosyayı Kaldırıyorum)
- Ben Ahıska’yım, ellerin hasıyım, Orta Asya çöllerinde sürgünler sevdasıyım! Tütmeyen ocaklarda elleri koynunda, Binlerce ananın kara yasıyım. Özbek ülkesinde dökülen kan benim! Fergana vadisinde figân benim! Kardeş hanesinde ansızın hançerlenen Gözü yaşlı, gönlü yaralı mihmân benim. (Bu Yolda)
- Kıyamet bir nişânı devretti dehri Bu rûy-i zemini yakıptır zehri Büktü belimizi Moskof'un kahrı Görülmemiş işler çıktı meydana Her gün zulüm edip eyliyor zoru Moskof'u kahrede Cenâb-ı Bârî Kesiliptir fukaranın tutarı Çevirdi her birin bağrı biryâna (Hanaklı Mazlûmî)
- “Gelimli gidimli dünya Ahir son ucu ölümlü dünya.” (Kitab-ı Dedem Korkud)
- Düşmanı hariçte arama Düşmana sahip çıkan, düşman sayılır. (Bu Dosyayı Kaldırıyorum)
- Söz nasihat dinlemiyen zihnine noksan gider Hoş kelâm cevher, söz altun zümrüd ü mercan gider (Hanaklı Mazlûmî)
- Vasfını söyleyim bilmeyen bile Bu cümle âlemi yıktın Nikola Bu yazık milleti ettin kul köle Ne zaman ki tahta çıktın Nikola ... Kazan şehir Kırım hemi Dağıstan Teke, Türkman, Hive, Turan, Türkistan Güzel Adılbeycan, Çerkez, Gürcistan Zulmünle cânını sıktın Nikola ... Yanık Mazlûm söyler vasf-i hâlini Senin zulmün kırdı anın belini Bir Allah'a verdi arzuhâlini: "Dağılsın o tâcın tahtın Nikola." (Hanaklı Mazlûmî)
- "Dedim bir güzelin ettiklerini Gözlerimden kan yaş döktüklerini Verdim cananımın mektuplarını Okudular, bahtın kara dediler." (Posoflu Aşık Zülali)
- Ey Kafdağı, Kafkas dağı, Gülleri solgun yas dağı, Dağlar içinde dünyanın Taşı, toprağı has dağı. Neler geçti ak başından? Ayrıldın can kardaşından, Ağlayarak akan suyun, Birikti kaç gözyaşından.. (Bu Yolda)
- "Er odur ki: Ün salası; Kına girmeye palası. Oğul hey!... Bozkurt balası Büyütülmez dadı ile." (Kitab-ı Dedem Korkud)
- “Hani dediğim kahraman erenler Dünya benim diyenler Ecel aldı yer gizledi Fani dünya kime kaldı?” (Kitab-ı Dedem Korkud)
- En büyük acılar dudaklarımda tebessüm benim Ağlama üzülme gördünüz mü hiç çocuklar? Sonsuz bir ümit ve tükenmez bir sevgiyle Bu yurda sevdalanan âşığım, âşık. (Bu Yolda)
- "Ben Ahıska'yım, ellerin hasıyım Orta Asya çöllerinde sürgünler sevdâsıyım Tütmeyen ocaklarda elleri koynunda Binlerce ananın kara yasıyım. Özbek ülkesinde dökülen kan benim Fergana vadisinde figân benim Kardeş hânesinde ansızın hançerlenen Gözü yaşlı, gönlü yaralı mihmân benim." Vatanlarından sürgün, vatanlarına hasret giden Ahıska Türkleri'ne rahmet olsun.. #AhıskaSürgünü #14Kasım1944 (Bu Yolda)
- Oku hey kardaşım sıdkınan oku Okuyup da bulur bir kişi Hakk'ı (Hanaklı Mazlûmî)
- Her taraf kan, ateş, ev bark toz duman Bir zamanlar Kars, Erzurum, Erzincan Kan ağladı millet, yandı âsuman İşin yakma, yıkma, talan Ermeni. (Bu Yolda)
- Diyaneti olan eder elinen Eli erişmeyen varır malınan Müslümanlık hiç olur mu dilinen İncinmeyin nihayeti kalmadı ... Şeriâti tutmaz zagondan çıkar Mümin müminâtın imânın yıkar Ne nizâm ne kanun rüşvete bakar Hükümetin adaleti kalmadı (Hanaklı Mazlûmî)
- Atalarımız eski dost düşman olmaz demişler. Biz de öyle düşünüyorduk. Ta ki Ermeniler yakınımızdaki köyleri basmaya, yakmaya başlayana kadar... Birden bağırışmalar duyduk. Ermeniler geliyor! Köyleri yakıyorlar... Kaçmaktan başka çaremiz kalmamıştı. Önce bir kayalığa sığındık. Ermeni kurşunuyla sağ bacağından yaralanan ablam: '' Babacığım beni de kaçırın olmazsa alnıma bir kurşun sıkın, kendi elinizle öldürün! '' diye feryat ediyorudu. Ablamın dayanılmaz feryadı yüreklerimizi parçalıyor, kulaklarımızı yırtıyordu. Yol iz bilmeden, kurt girmiş koyun sürüsü gibi ürküyor, rastgele kaçışıyorduk... Ermenilerin işkenceleri her birinin istek ve keyfine göreydi. Bazıları zavallı Türkleri kulak kuyruk takarak katır kılığına sokar, sokaklarda gezdirir, Ermeni kalabalıkları arasında küfür ve kahkahalar arasında satardı! Bazıları da azılı köpekleri sefil Müslümanın üzerine saldırtır, parçalatır, katıla katıla gülerlerdi. (Bu Dosyayı Kaldırıyorum)
- Yâr sevdası serimdedir yakar cismim kalpten çıkmaz Zulümkâr merhamet edip dönüp bir hâlime bakmaz (Hanaklı Mazlûmî)
- “Nerede sızı olduğunu çeken bilir.” (Kitab-ı Dedem Korkud)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin