Doğum Tarihi: 1956
Doğum Yeri: Ankara
Zehra Yaşın Dökmen kimdir?
ZEHRA YAŞIN DÖKMEN, daha önce Kayseri’den Ankara’ya göçen bir ailenin üçüncü kızı olarak 1956 yılında Ankara’da doğdu. Burada Maltepe İlkokulu, Namık Kemal Ortaokulu, Cumhuriyet Lisesi sıralarından geçti. 1978’de mezun olduğu A. Ü. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde 1980 yılında asistan olarak göreve başladı. Aynı bölümde sosyal psikoloji alanında master ve doktora yaptı; 1998 yılından itibaren de doçent olarak görevini sürdürüyor. Toplumsal cinsiyet ve sosyal psikoloji konularında lisans ve lisansüstü dersler veriyor. Çalışmaları özellikle son yıllarda toplumsal cinsiyet ve kadın psikolojisi konuları üzerinde yoğunlaşmakla birlikte, kişi ve cinsiyet algısı, engellilere ilişkin tutumlar, engelli öğrencilerin sorunları, yakınlarına bakım verenlerin psikolojileri konularında da araştırmaları bulunuyor. Prof. Dr. Üstün Dökmen’le evli ve S. Selcan ile P. Tuğcan’ın annesi.
--reklam--
Zehra Yaşın Dökmen Kitapları - Eserleri
- Toplumsal Cinsiyet
--reklam--
Zehra Yaşın Dökmen Alıntıları - Sözleri
- "Buss (1998), kadın ile erkeğin farklı olduklarını belirleyen araştırma sonuçlarını temel alarak bunların evrim sürecindeki farklılaşmaya dayandığını ileri sürmüştür. Ancak, kadın ile erkeğin farklı olmalarının birinin diğerinden daha üstün ya da daha zayıf olması anlamına gelmediğini de belirtmiştir." (Toplumsal Cinsiyet)
- Genellikle kadın ve erkek birbirlerine göre karşı cinsi ifade ettikleri için de karşı cinsin sahip olduğu özelliklerin zıddı özelliklerle tanımlanırlar. (Toplumsal Cinsiyet)
- "Neden güldüğümüzü kimse bilmiyor, çünkü gülünecek hiçbir şey yok ortada. Gülmek dayanmak için. Yeniden o küçük, basık evlere dönüp hayata devam edebilmek için. Bütün bu anlatılanların ağırlığını hafifletmek için. Günden güne daha çok yok sayan erkek kurallarıyla başa çıkabilmek için. İnadına kadın olmayı sevebilmek için..." (Toplumsal Cinsiyet)
- Erkekler kadınlara göre ilk görüşte aşka, evlilik için aşkın gerekliliğine ve sevdiklerinin ve yaşadıkları romantik ilişkinin mükemmel olduğuna daha çok inanırlar. Bazı araştırmalarda da erkeklerin kadınlardan daha çabuk âşık oldukları ve sevgililerinden daha zor ayrıldıkları bulunmuştur. (Toplumsal Cinsiyet)
- Kadınların gerçekte sevgilileri için erkeklerden daha yoğun duygular yaşadıkları ve romantik ilişkileri konusunda daha canlı anılara sahip oldukları gösterilmiştir. (Toplumsal Cinsiyet)
- ‘‘Erkekler cinsel espriyi çok rahat yapabiliyorlar. Kadınlar buna gülebiliyor ama kadınlar yapmamalı. Biz bunu o zaman çok okunan bir dergide yapıyorduk. Orkid’den falan hep biz bahsettik. Kadının özel taraflarından yani..." (Toplumsal Cinsiyet)
- Düşmanca cinsiyetçilik, kadının erkeğe göre zayıf ve ona bağımlı olarak algılanması, düşük seviyede görülmesi ve ayrımcılığa tabi tutulmasıdır. Korumacı cinsiyetçilik ise kadının korunması, yüceltilmesi ve sevilmesi gibi olumlu tutumları içermekle birlikte kadının erkeğe göre düşük seviyede olduğunu gösteren bir önyargıdır. (Toplumsal Cinsiyet)
- Erkekler sadece para kazanmak için mevcut işlerini sevmeden sürdürmek zorunda kalırlar. Evde değil, daha çok işte bulunmaları, zamanlarının çoğunu işyerinde geçirmeleri, evlerine yabancılaşmalarına, çocuklarıyla yeterince meşgul olamamalarına ve sürekli özlem duymalarına neden olur. Çocuklarının büyümesine tadına vara vara tanıklık edemezler. Bütün bunlar, erkeklerde strese bağlı fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara ve kendilerini gerçekleştirememe duygusuna neden olur. (Toplumsal Cinsiyet)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin