Sırp Araştırmacı ve Yazar Zoran Zivkoviç edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Zoran Zivkoviç hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Zoran Zivkoviç hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Zoran Zivkoviç hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Tam / Gerçek Adı: Zoran Živković

Doğum Tarihi: 5 Ekim 1948

Doğum Yeri: Belgrad, Sırbistan

Zoran Zivkoviç kimdir?

1973 yılında Belgrad Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde edebiyat kuramlı genel edebiyat bölümünden mezun oldu. Yine aynı okulda 1979 yılında yüksek lisansını ve 1982 yılında da doktorasını tamamladı. 2003'te, "Başka Zaman Kütüphaneleri" adlı yapıtıyla Dünya Fantezi Ödülü'nü aldı.

Živković, Başka Zaman Kütüphaneleri (The Library, 2002; Çeviri: Cumhur Orancı, İstiklal Kitabevi, 2006) Armağan Zamanlar (Time Gifts; 1997; Çeviri: Banu Irmak, İstiklal Kitabevi, 2006), dışında, Contemprories of Future (1983; Geleceğin Çağdaşları), First Contact (1985; İlk Temas), Starry Screen (1984; Pırıltılı Ekran), Encyclopedia of Science Fiction (1990, Bilimkurgu Ansiklopedisi), The Fourth Circle (1993; Dördüncü Halka), Essays on Science Fiction (1995; Bilimkurgu Üstüne Denemeler), The Writer (1998; Yazar), The Book (1999; Kitap), İmkansız Karşılaşmalar (Impossible Encounters, 2000: Çeviri: Serpil Çağlayan, İstiklal Kitabevi, 2007) Seven Touches of Music (2001; Müziğin Yedi Dokunuşu), Steps Through the Mist (2003; Sislerin İçindeki Adımlar), Hidden Camera (2003; Gizli Kamera), Compartments (2004; Kompartımanlar), Four Stories Till The End (2004; En Sonuna Kadar Dört Öykü), Twelve Collections And The Teashop (2005; On İki Koleksiyon ve Çayhane) adlı kitapların yazarıdır.

--reklam--

Zoran Zivkoviç Kitapları - Eserleri

  • Başka Zaman Kütüphaneleri
  • Gizli Kamera
  • İmkansız Karşılaşmalar
  • Armağan Zamanlar

--reklam--

Zoran Zivkoviç Alıntıları - Sözleri

  • Aslında iki temel durum var değil mi? Yaşam ve ölüm. Hayatta değilsen ölüsün demektir. Ya da tam tersi. Henüz doğmamış olanlar da en az vefat edenler kadar ölüdür. (Gizli Kamera)
  • Kitapların işgalinden nasibini almaya­cak tek köşe evin tavanlarıdır. Yeni kitaplar eve gelmeyi sürdürürler ve siz tek bir eski kitabı bile atma fikrine tahammül edemezsiniz. Bir de bu arada, yavaş yavaş ve hiç çaktırmadan yeni ciltler kendilerinden öncekileri itelerler. Aynı buzullar gibi.. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Bundan daha muhteşem bir şeyi umut etme cesaretini bile göstermiş miydi acaba? (Armağan Zamanlar)
  • İş sona erdiğinde duyulacak hazzın büyüklüğü de deneyim sırasında çekilen acıların büyüklüğüne bağlıdır. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Her şeyi böyle suistimal edersek, basitleştirip ucuzlaştırırsak, sonumuzun ne olacağını hiç bilmiyorum doğrusu. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Fakat tek başına çaba, başarıyı hiçbir şekilde garanti etmez. (Armağan Zamanlar)
  • Fırtına kopmadan önce kelebeğin kanatlarını çırpmasına engel olmak gerekirdi. (Armağan Zamanlar)
  • İnanç yolunda kör sadakat oluşturmak için korku gibisi yoktur. (Armağan Zamanlar)
  • İnanç yolunda kör sadakat oluşturmak için korku gibisi yoktur. (Armağan Zamanlar)
  • İzahatı olmayan şeyleri, özellikle de işin içine bilgisayar girdiğinde kabullenmeye başlamak ne kadar da tuhaf bir şeydi. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • -Kitap okumamanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim. -Değil. Ancak yine de eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu.. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Kâfirlerin idamının halk önünde gerçekleştirilmesinin tek nedeni, bu duygusuz halk yığınına, dini öğretilerle ters düşmeye cesaret edenleri neyin beklediğini en etkili şekilde göstermekti. (Armağan Zamanlar)
  • "Kitap okumamanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim." "Değil. Ancak eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu." (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Her çağın kendi cehennemi vardır. (Başka Zaman Kütüphaneleri)
  • Günümüz televizyon programlarının pervasizliktan kaynaklanan kötü bir şöhreti var. izleyici sayılarını arttırmak için cesetlerin üzerinde bile tepinirler. Seyircilerin en ilkel dürtülerini tatmin eden bir olay bulamazlarsa kendilerini verimsiz kabul ederler. (Gizli Kamera)
  • Uyku ona çok nadir dinçlik ya da unutma sağlıyordu. (Armağan Zamanlar)
  • Kimse seni aramıyorsa, bu­lunduğun her yer aynıdır. (Armağan Zamanlar)
  • Hediye atın dişine bakılmaz. (Armağan Zamanlar)
  • İnsan, katı nezaket kurallarının kölesi olmamalıydı. (İmkansız Karşılaşmalar)
  • Bazen en aşina olduğunuz şey bile, size tanıması en zor şey haline gelebilir. (Gizli Kamera)