MAUN SURESİ OKUNUŞU, Maun Suresi (Eraeytellezi) Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve Diyanet Meali
Maun Suresi, Kur'an-ı Kerim'in yüz yedinci suresidir. Tamamının ya da son dört ayetinin Medine döneminde nazil olduğu rivayet edilmiş olsa bile müfessirlerin çoğunluğu Mekke döneminde indiğini kabul etmiştir. Adını son ayetinde yer alan 'maun' kelimesinden alan, 7 ayetten oluşan Maun Suresi okunuşu ve anlamı en çok araştırılan dualardan birisidir. Eraeytellezi olarak da bilinmektedir. Maun Suresi Türkçe anlamı, Arapça yazılışı, meali, fazileti ve tefsiri hakkında en geniş bilgilere aşağıdan ulaşabilirsiniz. İşte, Maun Suresi anlamı ve okunuşu!
Maun Suresi, Mekke döneminde nazil olmuş ve 7 ayettir.
Bazı rivayetlere göre son dört ayetinin Medine'de indiği belirtilmektedir.
İniş sırasına göre on yedinci, mushaftaki sıralamaya göre ise yüz yedinci suredir.
Adını son ayetinde yer alan 'maun' kelimesinden almıştır.
Eraeytellezi olarak da bilinmektedir.
Maun, yardım ve zekât anlamını taşımaktadır.
Maun Suresi okunuşu ve anlamı da bu noktada sıkça araştırılan dualardan birisidir.
Maun Suresi Türkçe anlamı, Arapça yazılışı, meali, fazileti ve tefsiri için ayrıntıları inceleyiniz.
Maun Suresi Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
Era'eytellezî yükezzibü biddîn
Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm
Velâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn
Feveylün lilmüsallîn
Ellezîne hüman salâtihim sâhûn
Ellezîne hüm yürâûne
Ve yemne'ûnelmâ'ûn
Ma'un Suresi Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
Gördün mü o dine yalan diyeni?
İşte yetimi itip kakan odur!
Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Fakat veyl o namaz kılanlara ki,
Namazlarında yanılmaktadırlar.
Onlar ki, gösteriş yaparlar.
Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler).
Maun Suresi Konusu Nedir?
Müslüman âlemi için mühim bir yere sahip olan Maun Suresinde temel olarak Allah'ın (C.C) nimetlerinden bahsedilmiş, hesap gününü inkâr eden nankörler ile amellerini gösteriş için yapan riyakâr olarak insan tipi tasvir edilmiştir.
Maun Suresi Kaç Ayet?
Kur'an-ı Kerim'in 107'nci suresi olan Maun Suresi iniş sırasına göre ise 17'nci sıradadır.
Bu sure 7 ayetten oluşmaktadır ve 30'uncu yani son cüzde yer alır.
Kur'an'ın 602'nci sayfasındadır.
Maun Suresinin Diğer İsimleri
Maun Suresi adını son ayette yer alan ''Maun'' kelimesinden edinmiştir.
"Eraeyte, Eraeytellezî, Dîn, Tekzîb, Yetîm" isimleri ile de anılır.
Maun Suresi Tefsiri
Sûre, içeriğinin önemine muhatapların dikkatini çekmek maksadıyla, "Dini yalanlayanı gördün mü?" şeklindeki soru ifadesiyle başlamaktadır. Müfessirler buradaki "din" kelimesinin "Kur'an, uhrevî yargı, Allah'ın hükmü, İslâm" gibi anlamlara geldiği görüşündedir (İbnü'l-Cevzî, IX, 244; Fahreddin er-Râzî, XXXII, 112).
Bu âyetin, Mekke müşriklerinden olan ve kıyameti inkâr eden Âs b. Vâil hakkında nâzil olduğu rivayet edilmektedir. Daha sonra, dini asılsız saymanın insanın ahlâkında meydana getirdiği olumsuz etkilere yetimlere karşı şefkatsiz davranıp onları hor görme örneğiyle vurgu yapılır. Kur'ân-ı Kerîm'in başka âyetlerinde de yetimlerin mallarının ve haklarının korunup gözetilmesine dikkat çekilmektedir (meselâ bk. en-Nisâ 4/6, 10; el-İsrâ 17/34; el-Fecr 89/17; ed-Duhâ 93/6, 9).
Ardından gelen âyette kınayıcı bir üslûpla yoksulların yiyeceklerini kendileri sağlamadıkları gibi başkalarını da buna özendirmekten uzak duranlara işaret edilir. Âyette "yoksulları doyurmak" yerine "yoksulun yiyeceği" denilmek suretiyle varlıklı olanların malında yoksulların haklarının bulunduğu belirtilmektedir. Nitekim bu husus, "Onların mallarında isteyenin ve yoksulun hakkı vardır" meâlindeki âyette de ifade edilmektedir (ez-Zâriyât 51/19).
Sûrenin son dört âyetinde ibadetlerine riya karıştıranlar, iyiliğe engel olanlar veya yoksullardan ihtiyaç duydukları şeyleri esirgeyenler kınanmıştır. İbn Abbas'tan nakledilen bir rivayete göre 5. âyette, yalnız kaldıklarında namazı terkedip başkalarıyla birlikte iken namaz kılan münafıklar kastedilmiştir (Taberî, XXX, 201; Kurtubî, XX, 212).
Bu âyette namazı ciddiye almayan, eğlence kabilinden namaz kılan kimselere dikkat çekildiği şeklinde de yorumlar mevcuttur (Taberî, XXX, 201-202).
Bazı müellifler, Mekke döneminde münafıkların bulunmadığını ve müşrik Araplar'ın da kendilerine özgü bir tür namaz kıldıklarını ifade ederek sûrenin ilk bölümünde olduğu gibi bu âyetlerde de Mekke müşriklerinin kastedildiğini söylemişlerdir.