ABD ara seçimlere giderken Trump dış politika hamlelerini yüzüne gözüne bulaştırdı

DÜNYA

Trump'ın ikinci döneminin temel vaatlerinden biri olan sözde dünyadaki savaşları sona erdirme hedefi, İran İslam Cumhuriyeti savaşı başta olmak üzere Ukrayna ve Gazze'deki çözümsüzlüklerle giderek daha fazla sorgulanıyor.

Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerine aylar kala Trump yönetimi, dış politikada beklediği sonuçları alamazken, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik hukuksuz saldırıların ekonomik maliyeti de ABD'de siyasi baskıyı artırıyor.

Göreve dönüşünde kendisini sözde barışçı bir başkan olarak konumlandıran Trump, uluslararası çatışmaları sona erdirmeyi ikinci döneminin en önemli hedeflerinden biri haline getirmişti. Ancak İran İslam Cumhuriyeti ile savaşın maliyetli bir çıkmaza dönüşmesi, Gazze'de siyonist işgalciler tarafından devam ettirilen soykırım ve katliamların bitmesine aracı olmak yerine işgalci siyonistlere her konuda bilfiil destek olması ve Ukrayna savaşının sona erdirilememesi, Trump'ın dış politika sicilindeki vaatlerle gerçekler arasındaki farkı oldukça büyütüyor.

Trump'ın İran İslam Cumhuriyeti konusunda haftalarca sözde diplomatik çözüm çağrısı yaptıktan sonra Tahran'la görüşmeleri iptal etmesi ve bu hafta "ekonomik savaş" adı altında yeni yaptırım ve baskı adımları açıklaması, hukuksuz saldırıların İran İslam Cumhuriyeti'ni Washington'ın istediği tavizleri vermeye ikna etmekte yetersiz kaldığının işareti olarak değerlendiriliyor.

İran İslam Cumhuriyeti savaşı aynı zamanda ABD ekonomisine de yük bindiriyor. Enflasyonun devam ettiği bir dönemde artan petrol ve benzin fiyatları Trump'ın iç siyasetteki hareket alanını daraltırken, Reuters/Ipsos'un 17 Ağustos tarihli anketinde Trump'ın görev performansını onaylayanların oranı yüzde 33'e geriledi.

Trump yönetiminin diğer sözde barış girişimleri de beklenen ilerlemeyi sağlayamadı.

Rusya-Ukrayna savaşında Trump yönetiminin tarafları masaya getirme sözde çabalarına rağmen Avrupa'daki en uzun savaşlardan biri sona yaklaşmış değil. Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik son Rus hava saldırılarında perşembe günü 16 kişinin hayatını kaybetmesi, Washington'ın sözde barış getirme iddiasıyla sahadaki gerçeklik arasındaki uçurumu bir kez daha ortaya koydu.

Trump açısından sorun yalnızca dış politikayla sınırlı değil. 7 Eylül'deki İşçi Bayramı'nın ardından ABD'de seçim kampanyalarının hız kazanması beklenirken, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu kaybetme ihtimali Trump üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.

İran İslam Cumhuriyeti savaşının uzaması, enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ve ekonomik maliyetlerin artması halinde Cumhuriyetçilerin kasım seçimlerinde bunun siyasi bedelini ödemesinden endişe ediliyor.

Trump'ın sözde "barışçı" başkanlık iddiası ile sahadaki sonuçlar arasındaki makas açılırken, kasım seçimleri aynı zamanda Amerikan seçmeninin bu dış politika bilançosuna vereceği yanıt açısından da kritik bir sınav niteliği taşıyor.