ABD'den Karayipler'de bir saldırı daha: 4 kişi öldürüldü, yine delil yok
ABD ordusu, uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye Karayip Denizi'nde düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüldü.
Trump yönetiminin Latin Amerika'da aylardır sürdürdüğü ve sözde narkoteröristler olarak nitelediği kişileri hedef alan saldırılarda öldürülenlerin sayısı ise en az 227'ye yükseldi.
ABD yönetiminin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele iddiasıyla yaptığı saldırılarda dikkat çeken unsur, saldırıların ardından sunulan kanıtların yokluğu oldu. ABD Güney Komutanlığı, son saldırıda da teknenin uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına ilişkin herhangi bir kanıt paylaşmadı.
Komutanlık, teknenin bilinen kaçakçılık güzergahlarından birinde bulunduğunu ve bu nedenle hedef alındığını savundu. Ancak kamuoyuna sunulan açıklamalarda, teknede uyuşturucu bulunduğunu veya öldürülen kişilerin kaçakçı olduğunu doğrulayacak somut bir delile yer verilmedi.
ABD ordusunun paylaştığı görüntülerde, hareket halindeki bir tekne olduğu değerlendirilen görüntünün ardından bir patlama görülüyor. Böylece Washington'ın operasyonlarında giderek daha tanıdık hale gelen tablo bir kez daha ortaya çıkıyor. Önce saldırı, ardından suçlama; fakat suçlamayı destekleyecek somut kanıt yine ortada yok.
Son saldırıyla birlikte Trump yönetiminin yaklaşık bir yıldır Doğu Pasifik ve Karayipler'de düzenlediği tekne saldırılarının sayısı 68'e, bu saldırılarda öldürdüklerinin sayısı ise en az 227'ye ulaştı.
Karayipler'deki saldırı, ABD ordusunun Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlediği ve uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan 2 kişinin öldürüldüğü saldırıdan yalnızca 2 gün sonra gerçekleşti. ABD'nin kaçakçılara yönelik operasyonları, 2 aydan uzun bir aranın ardından yeniden hız kazanmış durumda.
Trump yönetimi bununla da yetinmeyerek operasyonları Latin Amerika ülkelerinin topraklarına taşımaya hazırlanıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu ay Panama ziyaretinde Kolombiya, Guatemala ve Honduras'ın suç gruplarına karşı ABD ile ortak askeri operasyonlara izin vermeyi kabul ettiğini ileri sürdü. Guatemala ise böyle bir anlaşmaya varıldığını reddetti.
Ekvador da mart ayında ABD ile benzer operasyonlar başlatmıştı.
Trump ise Latin Amerika'daki sözde uyuşturucu kartelleriyle sözde silahlı çatışma içinde olduklarını iddia ederek saldırıları, ABD'ye sözde uyuşturucu akışını ve aşırı doz kaynaklı ölümleri durdurmak için gerekli bir tırmanış olarak gerekçelendiriyor.
Ancak Trump yönetiminin sözde kaçakçıları öldürdük iddialarına ilişkin sunduğu kanıtların son derece sınırlı kalması, saldırıların uyuşturucuyla mücadeleden ziyade Washington'ın baskı ve sömürü politikasının bölgede sergilemesinin yeni bir aracı olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
ABD yönetimi, hedef aldığı kişilerin gerçekten uyuşturucu kaçakçısı olduğuna dair kamuoyunu ikna edecek deliller sunmadan ölümcül saldırılarını sürdürüyor. Böylece Washington'ın Latin Amerika politikasında, kanıtın yerini saldırının, hukuki sürecin yerini ise "şüphe"nin aldığı bir dönem yaşanıyor.