ABD diplomatları Orta Doğu'ya geri dönüyor

DÜNYA

ABD yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti ile savaşın başlamasının ardından güvenlik gerekçesiyle personelini geri çektiği Orta Doğu'daki büyükelçiliklerinde aylar sonra yeniden normalleşme görüntüsü vermeye çalışıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran İslam Cumhuriyeti'ne hukuksuz şekilde başlattığı saldırıların üzerinden altı ay geçmesinin ardından bölgedeki bazı diplomatik misyonlarda personel ve aile üyelerinin dönüşüne izin vermeye başladı. Ancak Washington'ın bu adımı, İran İslam Cumhuriyeti politikasında herhangi bir değişikliğe işaret etmekten çok, savaşın ardından ortaya çıkan idari ve personel sorunlarını çözme çabası olarak değerlendiriliyor.

Katar, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD büyükelçilikleri, savaşın başlamasının ardından ülkeden ayrılan diplomatların aile üyelerinin geri dönmesine izin verildiğini açıkladı. Bahreyn ve Kuveyt'te ise uygulama yalnızca 18 yaşından büyük aile üyelerini kapsıyor.

İşgalci siyonist rejimin işgal ettiği topraklardaki ABD hükümeti çalışanlarının tüm aile üyeleri ile Lübnan'da görev yapan ve 21 yaşından büyük personelin aile üyelerine de daha önce dönüş izni verilmişti.

Söz konusu diplomatik misyonlar, İran İslam Cumhuriyeti'nin ABD ve işgalci siyonist rejimin saldırılarına misilleme olarak ABD çıkarlarını, büyükelçiliklerini ve askeri tesislerini hedef almaya başlamasının ardından mart ayında "zorunlu ayrılış" veya "izinli ayrılış" statüsüne geçirilmişti.

Bu uygulamalar, ABD'nin bölgede güvenlik konusunda yaşadığı kırılganlığı da gözler önüne sermişti. "Zorunlu ayrılış" statüsü, zorunlu olmayan personel ile ailelerinin ülkeden ayrılmasını gerektirirken, "izinli ayrılış" statüsü ise bu kişilere ülkeden ayrılma imkanı tanıyor.

Ancak Washington'ın güvenlik gerekçesiyle başlattığı bu geri çekilme süreci, altı aylık sürenin dolmasıyla bu kez başka bir soruna sebep oldu. Diplomatların ve ailelerinin uzun süre görev yerlerinden uzakta kalması, konut ve diğer yan hakların kaybedilmesi riskini beraberinde getirirken, ABD Dışişleri Bakanlığı bu kez kendi personel politikasının oluşturduğu açmazı çözmek zorunda kaldı.

Bakanlık, bunun üzerine "kısıtlı operasyonlar" adı verilen yeni bir statü oluşturdu. Yeni düzenleme kapsamında her büyükelçilik, personel sayısı, ailelerin bulunup bulunmaması ile maaş ve yan haklara ilişkin kararları ayrı ayrı belirleyecek.

Böylece Washington, bir yandan Orta Doğu'daki diplomatik varlığını yeniden kurmaya çalışırken diğer yandan savaş nedeniyle bozulan personel düzenini idari düzenlemelerle toparlamaya çalışıyor.

ABD yönetimi ise yaşanan gelişmelerin İran İslam Cumhuriyeti politikasında bir değişiklik anlamına gelmediğini savunuyor. Washington'ın İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik politikasının artık doğrudan askeri müdahaleden ziyade ekonomik baskı üzerine yoğunlaştığı belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, personelimizi ve ailelerini bu süreç boyunca desteklemeye kararlıyız açıklamasında bulunurken, bölgedeki diğer beş ülkede savaşın ilk günlerinde geri çekilen ABD diplomatlarının durumunda da benzer değişikliklerin yakında gündeme gelmesi bekleniyor.

İran İslam Cumhuriyeti savaşının altıncı ayında ortaya çıkan tablo, Washington'ın Orta Doğu'daki diplomatik varlığını sürdürürken güvenlik, personel ve siyasi hedefler arasında giderek daha karmaşık bir denge kurmak zorunda kaldığını gösteriyor.