Çin, Ortadoğu’da etkisini genişletiyor: Xi’den Mısır’a stratejik ziyaret
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Mısır ziyareti, Pekin ile Kahire arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesinin yanı sıra Çin’in Ortadoğu’da giderek daha etkin bir aktör haline geldiğini ortaya koyuyor.
Şi’nin ziyareti, ABD’nin bölgede uzun yıllardır askeri müdahaleler ve güvenlik politikaları üzerinden sürdürdüğü etkinliğin aksine, Çin’in ekonomik işbirliği, altyapı yatırımları ve diplomatik girişimler üzerinden kalıcı ilişkiler kurma stratejisinin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Şi, salı akşamı Kahire Havalimanı’na ulaşırken Çin ve Mısır bayraklarıyla donatılan havalimanında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve askeri tören mangası tarafından karşılandı. Üç gün sürecek ziyarette iki liderin ekonomik, diplomatik ve bölgesel gelişmeleri ele alması bekleniyor. Şi ayrıca Gize’deki piramitlerin yakınında bulunan Büyük Mısır Müzesi’ni ziyaret edecek.
Ziyaret, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 70'inci yılına denk geliyor. Şi ve Sisi, salı günü Mısır'ın devlet gazetelerinde yayımlanan makalelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine vurgu yaptı.
Şi, Pekin ile Kahire'nin kalkınma temelinde pragmatik işbirliğinin kapsamını genişletmesi gerektiğini belirtirken, Sisi de Çin'in Mısır'daki yatırımlarını övdü ve Kahire'nin Tayvan'ın Çin topraklarının parçası olduğu yönündeki Pekin tezine desteğini yineledi.
10 milyar doları aşan yatırım
Mısır'ın Çin ile ilişkileri son yıllarda ekonomik açıdan da önemli ölçüde büyüdü. Çin, Mısır'a 10 milyar doların üzerinde yatırım yaparken başkent Kahire'nin doğusunda bir iş merkezi ve Nil Deltası'nda sanayi taşımacılığına yönelik elektrikli demiryolu hattı gibi büyük projelere katkı sağladı.
İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacminin yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Buna karşılık ABD ile Mısır arasındaki ticaret 2025'te 15,7 milyar dolar olarak kaydedildi.
Mısır, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında da önemli ortaklardan biri haline geldi. Kahire, 2023'te Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın yanı sıra gelişmekte olan ekonomilerin oluşturduğu BRICS grubuna katılmaya davet edildi.
Mısır'ın Çin ile ilişkilerini çeşitlendirme çabası, Kahire'nin geleneksel ortaklıklarını korurken aynı zamanda yeni ekonomik ve diplomatik seçenekler oluşturma arayışını yansıtıyor.
Çin'in diplomasi ağı genişliyor
Pekin'in Ortadoğu'daki etkisi yalnızca ekonomik yatırımlarla sınırlı değil. Çin, 2023'te İran İslam Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasına aracılık ederek bölgede önemli bir diplomatik girişime imza attı.
Söz konusu girişim, Çin'in Ortadoğu'da yalnızca ekonomik bir ortak değil, aynı zamanda bölgesel sorunlarda arabuluculuk yapabilen bir aktör olma hedefini güçlendirdi.
Süveyş Kanalı Çin için stratejik önem taşıyor
Hürmüz savaşı nedeniyle Boğaz üzerinden petrol sevkiyatında yaşanan aksaklıklar, Mısır'ın kontrolündeki Süveyş Kanalı'nın enerji ve ticaret açısından önemini daha da artırdı.
Bu durum, Çin'in Mısır'la ilişkilerini güçlendirmesi açısından yeni bir stratejik boyut oluşturuyor. Uzmanlar, Pekin'in Kahire'yi yalnızca ekonomik bir ortak olarak değil, Arap ve Afrika pazarlarına ulaşmak için önemli bir merkez olarak gördüğüne dikkat çekiyor.
Ağustos ayında Çin ve Mısır'ın Mısır'daki çeşitli hava üslerinde gerçekleştirdiği çok günlük hava tatbikatı da iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin geliştiğini gösterdi. Tatbikatta Çin'in J-16 savaş uçakları ile Mısır'ın Fransız yapımı Rafale uçakları ilk kez ortak bir muharip tatbikatta yer aldı.
Şi'nin Mısır ziyareti, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen toplantısının hemen ardından gerçekleşiyor. Rusya, Hindistan, Pakistan ve İran liderlerinin de katıldığı toplantı, ABD merkezli küresel etkinliğe alternatif oluşturma arayışlarının öne çıktığı platformlardan biri olarak değerlendiriliyor.
ABD'nin baskı politikalarına karşı Çin'den farklı yaklaşım
Ziyaret, Trump yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik ekonomik baskıyı artırdığı bir döneme de denk geliyor. ABD yaptırımlarla İran İslam Cumhuriyeti'nin uluslararası ekonomik bağlantılarını sınırlandırmaya çalışırken, Çin, İran İslam Cumhuriyeti'nin en önemli petrol alıcılarından biri olmayı sürdürüyor.
Çin, İran ile ticaretinin uluslararası hukuka uygun olduğunu belirtiyor.
Bölgede askeri müdahalelerin ve ekonomik yaptırımların oluşturduğu gerilimlerin arttığı bir dönemde Pekin ise kendisini kalkınma, ticaret, altyapı yatırımları ve diplomasi üzerinden ilişkiler kuran bir aktör olarak konumlandırıyor.
Şi'nin Kahire ziyareti bu açıdan yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda Çin'in Ortadoğu'da ABD'nin geleneksel nüfuz alanlarına karşı ekonomik ve diplomatik ağırlığını giderek artırdığının güçlü bir işareti olarak öne çıkıyor.