Çocukların bağımlılığı üzerinden büyüyen teknoloji devlerine yaptırımlar çoğalıyor
ABD’nin New Mexico eyaletinde bir mahkemenin, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’yı çocukların ruh sağlığına zarar vermek ve platformlarındaki çocukların cinsel istismarına ilişkin riskleri yeterince önlememekle suçlayarak toplam 942 milyon dolarlık cezaya mahkum etmesi, sosyal medya şirketlerinin çocuklara yönelik politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
Karar, teknoloji devlerinin yıllardır "kullanıcı güvenliği" konusunda verdikleri sözlerle gerçek hayattaki uygulamalar arasındaki farkı da bir kez daha gündeme getirdi.
New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez, kararın ardından Meta’nın bugüne kadar kendi sorumluluğunu kabul etmek veya ortaya çıkan zararların giderilmesinde rol üstlenmek konusunda istekli davranmadığını söyledi.
Mahkeme, Meta’ya yalnızca para cezası vermekle kalmadı. Facebook ve Instagram’ın çocuklara yönelik bağımlılık oluşturucu özelliklerini azaltması, yaş doğrulama sistemlerini geliştirmesi ve çocukların cinsel istismarını önlemeye yönelik mekanizmalarını güçlendirmesi kararlaştırıldı.
18 yaşından küçük kullanıcıların korunmasına yönelik düzenlemeler kapsamında şirketin, platformlarında güvenlik araçlarını ve uygunsuz içeriklerle mücadele yöntemlerini daha görünür biçimde anlatan bilgilendirme ekranları oluşturması da istendi.
17 yaşından küçük kullanıcıların Meta platformlarında geçirebileceği sürenin sınırlandırılması ve çocuklarla sohbet eden yapay zeka destekli sistemlerin nasıl etkileşim kurduğunun daha sıkı denetlenmesi de kararın dikkat çeken maddeleri arasında yer aldı.
Milyarlarca dolarlık şirket, çocuk güvenliğinde neden bu kadar zorlanıyor?
New Mexico yönetiminin yaklaşımına göre mesele yalnızca tek bir eyaletteki dava değil. Asıl tartışma, milyarlarca dolar gelir elde eden sosyal medya şirketlerinin kullanıcıları platformda mümkün olduğunca uzun süre tutmaya dayalı iş modellerinin çocukların güvenliğiyle ne ölçüde bağdaşabildiği.
Mahkeme, gençlere yönelik tedavi hizmetleri için 420 milyon dolar ayrılmasını istedi. Kalan miktarın ise farkındalık, önleme, tarama hizmetleri ve diğer çalışmalar için önümüzdeki beş yıl içinde kullanılması planlanıyor.
Paranın nasıl dağıtılacağı New Mexico yasama organının kararına bırakılırken, Meta'nın karara itiraz etmesi halinde ödemenin ne zaman yapılacağı da belirsizliğini koruyor.
Meta ise alışıldık savunma çizgisini sürdürerek kararı temyiz edeceğini açıkladı. Şirket, platformlarında kullanıcı güvenliği için yoğun biçimde çalıştığını ve zararlı içeriklerle kötü niyetli kişileri tespit etmenin zorlukları konusunda şeffaf olduğunu savundu.
Şirket ayrıca gençleri internette koruma konusundaki siciline güvendiğini belirterek kendisine yöneltilen suçlamaların gerçekleri yanlış yansıttığını ileri sürdü.
Ancak mahkemenin kararı, Meta'nın "güvenli platform" söyleminin artık yalnızca şirket açıklamalarıyla savunulmasının yeterli olmayabileceğini gösterdi.
Meta’nın kârı devasa, ceza ise yatırımcıları pek sarsmadı
Meta, 2025 yılında yaklaşık 60 milyar dolar kâr açıklarken, toplam 942 milyon dolarlık mahkeme kararının yatırımcılar üzerinde sınırlı bir etkisi oldu.
Şirketin hisseleri cuma günü piyasa açılışında yaklaşık yüzde 0,5 gerilese de gün içinde kayıplarının büyük bölümünü geri aldı.
Bu tablo, sosyal medya şirketlerinin karşı karşıya olduğu temel çelişkilerden birini de ortaya koydu: Çocukların ruh sağlığı ve güvenliği açısından yüz milyonlarca dolarlık zarar tartışılırken, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri için bu rakam yatırımcıların uzun vadeli beklentilerini değiştirmeye yetmeyebiliyor.
New Mexico’daki karar, Meta açısından daha geniş bir hukuki mücadelenin yalnızca bir parçası.
ABD’de 29 eyalet, 2023 yılında açılan federal davada Meta’yı Facebook ve Instagram'da çocukları platformlara bağımlı hale getiren özellikleri bilinçli biçimde tasarlamak ve gençlerin ruh sağlığı krizine katkıda bulunmakla suçladı.
Meta ayrıca aralarında Tennessee'nin de bulunduğu sekiz eyalette açılan davalarla karşı karşıya.
Üstelik yalnızca Meta değil; TikTok, Snap ve Google'ın YouTube platformu da gençlerin maruz kaldığı zararlarla bağlantılı suçlamalar nedeniyle davaların hedefinde bulunuyor.
New Mexico yönetimi ise yaklaşık 50 yıl önce hazırlanmış bir tüketiciyi koruma yasasını kullanarak Meta'ya karşı dava açtı. Yasanın hesaplama yöntemiyle ortaya çıkan 375 milyon dolarlık ilk ceza, düzenlemenin hazırlandığı dönemde astronomik bir rakam olarak görülürken, bugünkü değerlerle yaklaşık 3 milyar dolara karşılık gelebileceği belirtiliyor.
Torrez'e göre eski yasaların, bugünün devasa teknoloji şirketlerini ve onların kullanıcı davranışlarını şekillendiren iş modellerini öngörmesi zaten mümkün değildi.
Başsavcı, sosyal medya şirketlerini uzun süredir koruyan federal düzenlemelerin de yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor.
Torrez, Meta'nın mahkeme kararına karşı mücadelesini yalnızca hukuk alanında yürütmeyeceğini, New Mexico'da, Washington'da ve diğer eyaletlerde yeni düzenlemelerin önüne geçmek için güçlü bir lobi faaliyetinin de devreye gireceğini söyledi.
Meta'nın avukatlar ve lobiciler ordusunun Santa Fe ve Washington'da yoğun biçimde çalışacağından şüphem yok diyen Torrez, New Mexico'daki kararın ülke çapında daha geniş bir tartışmanın başlangıcı olabileceğini belirtti.
Önümüzdeki dönemde mahkemelerin önündeki soru ise giderek daha net hale geliyor: Sosyal medya platformlarının çocukları korumak için attığı adımlar gerçekten yeterli mi, yoksa şirketlerin milyarlarca dolarlık gelir modelinin oluşturduğu teşvikler çocuk güvenliğiyle temelden çelişiyor mu?
New Mexico'daki karar, en azından mahkeme salonunda verilen yanıtın Meta açısından pek de rahatlatıcı olmadığını gösteriyor.