Bazı kentlerde gösteriler barışçıl geçerken, Strasbourg, Lyon ve Rennes'te eylemler şiddet olaylarına dönüştü.

Polis, bugün ülke genelinde liselerin girişlerini kapatan protestoculara müdahale etmek için göz yaşartıcı gaz kullandı.

Marsilya ve Nantes'taki gösterilerde öğrenciler, "Devlet milli eğitimi öldürdü" yazılı pankartlar taşırken, eylemler büyük ölçüde barışçıl geçti. Toulouse'da ise veliler, kent merkezindeki yürüyüşün önünde kol kola girerek ilerledi.

Strasbourg, Lyon ve Rennes'te ise gösteriler sırasında sokaklarda ateşler yakıldı ve polise çeşitli cisimler atıldı. Güvenlik güçleri göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı.

Strasbourg'daki gösteriye katılan yeni lise mezunu Hugo Vetzel, toplumdaki eşitsizliğe dikkati çekerek, "Elitlerle bizim aramızda çok büyük bir uçurum var." ifadelerini kullandı.

Protestolar ülke geneline yayıldı

Eylül ayında Paris'in yoksul banliyölerinde başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Gösteriler, ekonomik açıdan zor bir dönemden geçen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti üzerinde yeni bir baskı oluşturdu.

Lise Öğrencileri Birliği, Fransa'daki liselerin yarısından fazlasının protestolar nedeniyle girişe kapatıldığını veya gün boyunca eğitime ara vereceğini açıkladı. Bazı yerel eğitim makamları derslerin çevrim içi yapılması yönünde karar aldı.

Paris'teki prestijli Henri IV Lisesi önündeki gösteriye katılan yeni mezun Roberta, eğitim sistemine daha fazla kaynak ayrılması ve okulların yenilenmesi gerektiğini belirtti.

Roberta, okullarda su sızıntılarından fare istilalarına kadar çok sayıda sorun bulunduğunu söyledi.

Gösterilerde 6 bin 100 kişi gözaltına alındı

Fransa hükümeti protestolara çevik kuvvet ekipleriyle müdahale ederken, insan hakları örgütleri, öğrenciler ve veli grupları güvenlik güçlerinin özellikle reşit olmayan göstericilere karşı orantısız güç kullandığını savundu.

Hükümet ise protestoların dışarıdan gelen gruplar tarafından istismar edildiğini ve eylemlerin kentlerde şiddet olaylarına dönüştüğünü öne sürüyor.

İçişleri Bakanlığı, protestoların başladığı Eylül ayından bu yana 6 bin 100 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltına alınanların büyük bölümünün reşit olmadığı belirtildi.

Adalet Bakanlığı da aralarında bin 483 çocuğun bulunduğu bin 800'den fazla kişi hakkında adli süreç başlatıldığını bildirdi ancak bu kişilerin hangi suçlamalarla karşı karşıya olduğu konusunda ayrıntı vermedi.

Başbakanlık kaynaklarına göre çatışmalarda en az 715 polis ve 215 genç yaralandı.

15 yaşındaki gösterici elini kaybetti

Fransa'nın kuzeyinde pazartesi günü lise öğrencileriyle çevik kuvvet polisi arasında çıkan çatışmalarda 15 yaşındaki bir göstericinin elini kaybettiği bildirildi.

Bölgesel La Voix du Nord gazetesinin haberine göre genç, polis tarafından dağıtma amacıyla kullanılan bir bombayı yerden aldığı sırada meydana gelen patlama sonucu elini ve ön kolunun bir bölümünü kaybetti.

Argenteuil kentinde eyleme katılan lise öğretmeni Omar Slaouti, hükümetin protestocuları "iyi ve kötü göstericiler" şeklinde ayırmaya çalıştığını savundu.

Slaouti, "Eğer çöp kutuları yakılmasaydı hükümet geri adım atmaz ve söz konusu sorunların farkına varmazdı." değerlendirmesinde bulundu.

Hükümet öğrencilerin taleplerini ele alacak

Macron'un görev süresinin sona ermesinden yaklaşık altı ay önce başlayan protestolar, gelecek ilkbaharda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi tartışmaların da merkezine yerleşti.

Hükümet ve cumhurbaşkanlığı yarışının önde gelen isimlerinden aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi, protestoları sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisine mensup milletvekilleri ve belediye başkanlarının kışkırttığını ileri sürdü. LFI ise suçlamaları reddetti.

Başbakan Sebastien Lecornu, öğrencilerin öne çıkan taleplerinin ele alınması talimatını verdi.

Bu talepler arasında görevde olmayan öğretmenlerin yerine hızla yeni öğretmenlerin atanması, sabah 08.00'den akşam 18.00'e kadar süren okul gününün yeniden değerlendirilmesi ve öğle aralarının uzatılması bulunuyor.

Hükümet ayrıca yaşlanan okul binalarının onarılması için gerekli çalışmaların da değerlendirilmesini planlıyor. Lecornu, bakanlardan ilk önerilerini ekim sonuna kadar sunmalarını istedi.

Paris'teki Helene Boucher Lisesi önündeki gösteriye katılan veli Emilie Lhomme ise hükümetin açıklamalarının yeterli olmadığını belirterek, "Bunların hepsi kulağa hoş geliyor ancak bunlar çocuklarımızın günlük hayatını değiştirmeyecek." dedi.

Eğitim reformu için kaynak bulmak zor

Hükümetin eğitim reformlarını hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu ek kaynağı bulması ise kolay görünmüyor.

Fransa, büyüyen bütçe açığını azaltması yönündeki baskıyla karşı karşıya bulunurken, ülkenin artan borçları, zayıf ekonomik büyümesi ve kamu harcamalarını kısmakta isteksiz davranması yatırımcıların endişelerini artırıyor.

Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi geçen hafta kısa süreliğine yüzde 5'in üzerine çıkarak 24 yılın en yüksek seviyesini gördü.

Fransa'nın artan borçlanma maliyetleri daha geniş çapta avro bölgesine de yansırken, avronun değer kaybetmesi politika yapıcılar açısından yeni bir alarm işareti olarak değerlendiriliyor.

Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure ise bugün yaptığı açıklamada, Avrupa Merkez Bankasının müdahalesine gerek olmadığını söyledi.

Öte yandan gelecek ilkbaharda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yarışın önde gelen adayı olan aşırı sağcı ve avro karşıtı Marine Le Pen, kamu harcamalarında büyük kesintiler öngören planını açıkladı.

Le Pen'in planının, Fransa'daki borç piyasası krizinin derinleştiği bir dönemde mali disiplin konusundaki güvenilirliğini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.